ÖMER TAŞPINAR ÖMER TAŞPINAR

Türkiye-İran balayı Batı'da kaygı yaratıyor

WASHINGTON

İran ve ABD arasında yaklaşık bir aydır devam eden diplomatik görüşmeler sonuç vermezse, Türkiye Tahran'la kurmuş olduğu ciddi siyasi ve ekonomik ilişkiler nedeniyle zor durumda kalacak gibi görünüyor. Bu durum potansiyel olarak İsrail'le yaşanan krizden çok daha önemli. Zira İsrail ve Netanyahu konusunda Batı'nın da ciddi kuşkuları var. Türkiye'nin Netanyahu hükümetiyle yaşadığı sorunları bir derece olsun anlıyorlar. Ama işler İran'a gelince ABD ve AB aynı anlayışı göstermeyecektir. Hele bir de Rusya Batı ile aynı kampta olursa, Türkiye Batılı platformlarda ve daha da önemlisi Birleşmiş Milletler'de kendini yalnız bulabilir. Hatırlanacağı üzere geçen ay İran'da gizli bir uranyum zenginleştirme tesisinin varlığının tespit edilmesi ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya'nın sert ültimatomlarına sebep olmuştu. Aslında İran'a karşı Amerika ve AB üçlüsünün beraber hareket ediyor olmalarında şaşıracak bir şey yok. Ne de olsa ABD ve AB İran konusunda 2005'ten bu yana ortak tavır sergiliyor.
Bu nedenle Türkiye açısından asıl yakından takip edilmesi gereken ülke Rusya. Eğer Rusya, İran konusunda Batı cephesi ile beraber hareket ederse o zaman Türkiye ya tek başına, ya da Çin'le aynı kampta kalıyor duruma gelecektir
. Ve şu anki göstergeler Rusya'nın Washington ile aynı doğrultuda olduğunu göstermekte. Washington ve Moskova arasındaki İran işbirliği aslında Obama'nın sanılandan çok daha realist bir dış politika izlediğinin en açık kanıtı. Ne de olsa İran, ABD açısından doğal olarak Rusya'dan çok daha ciddi bir tehdit. Bu nedenle Obama Rusya ile İran konusunda anlaşmak istiyordu ve Doğu Avrupa'daki füzelerden vazgeçerek bu kapıyı açtı. Rusya'dan İran konusunda siyasi destek sözü aldı. Washington böylece İran'la nükleer dosya konusunda masaya çok daha güçlü oturdu.

İran zaman kazanmaya çalışıyor

Amerika'nın beklediği şekilde geçen ay başlayan görüşmelerde Rusya, İran üzerinde ciddi bir baskı kurdu. Rusya'dan gelen bu baskı, İran'ın daha önce kabul etmediği bir proje olan "İran'da çıkacak uranyumun, Rusya'da zenginleştirilip ondan sonra tekrar İran'a yollanmasına" Tahran'ın bu sefer daha sıcak bakmasını sağladı. Ama henüz ortada kesinleşmiş bir anlaşma yok. İran her zaman olduğu gibi işleri yavaştan alarak zaman kazanmaya çalışıyor. Ancak şurası kesin: eğer İran'ın Rusya'ya vereceği uranyum dozu ve miktarı üzerine devam eden diplomatik görüşmeler sonuç vermezse, Batı bloku Tahran'a karşı ciddi ekonomik yaptırım uygulamaya karar verecek. Rusya da normal şartlar altında bu ekonomik yaptırımlara destek verecek. Bu destek Amerika açısından çok önemli. Zira yaptırımları uygulama kararı Rusya'nın daimi üyesi olduğu BM Güvenlik Konseyi'nde alınacak.
İşler BM aşamasına geldiğinde de bütün gözler bu dönem Güvenlik Konseyi üyesi olan Türkiye üzerinde olacak. BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden ABD, İngiltere ve Fransa beraber hareket edecekler. Geriye iki daimi üye kalıyor: Rusya ve Çin. Rusya eğer İran'a ekonomik yaptırımlar konusunda Washington'a destek verirse geriye çekimser kalacak bir tek Çin kalıyor. Eğer Türkiye İran'a yaptırımlar konusunda Batı yerine Çin'le aynı kampta olursa, asıl o zaman Türkiye konusunda "eksen kayması" tartışması sağlam bir taban bulacaktır. Bu nedenle AK Parti şu anda İran konusunda attığı adımlara çok dikkat etmelidir. İran'la ilişkiler artık bir balans ayarı gerektiriyor. Umarız Ankara pozisyonunu 7 Aralık Beyaz Saray ziyareti öncesinde gözden geçirir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.