ÖMER TAŞPINAR

Fotofinişe doğru ABD seçimleri

WASHINGTON

Seçime bir hafta kalan şu kritik dönemde Amerika'da gündem, Mitt Romney'nin yükselişinin haftaya salı gününe kadar devam edip etmeyeceği. 6 Kasım'da ABD ve dünya aylardır süren bu yarışın sonuna gelmiş olacak. Cumhuriyetçilerin morali yüksek ve ümitleri artmış durumda. Bundan sadece bir ay önce eylülde, herkes Obama'nın kazanacak olmasına kesin gözüyle bakıyordu. Ama ekimde Romney ivme kazandı. Bunda Obama'nın yaptığı hataların payı büyük. Romney karşısında beklenmedik derecede kötü performans sergilediği birinci tartışma sonrasında, Obama geçtiğimiz haftalarda yapılan son iki tartışmada hatasını bir nebze olsun telafi etti. Özellikle geçen pazartesi yapılan dış politika ağırlıklı son düelloda kendinden emin ve agresif olmaktan çekinmeyen bir Obama vardı Romney'nin karşısında. Buna rağmen yarış şimdi başa baş gidiyor. Mesela Florida gibi anahtar bir eyalette Romney önde. Öyle gözüküyor ki, seçimin sonucunu belirleyecek eyalet Ohio olacak.
Romney'nin şansını artıran temel konu tabii ki ekonomi. Amerika siyasi tarihinde yüzde 8 işsizlik oranıyla seçim kazanmış başkan yok. Geçen ay, üç senedir ilk kez, yüzde 8'in altına düşen işsizlik rakamı Demokratlar'ın moralini biraz olsun yükseltiyor. Bugün gelinen şartlarda gerçekçi olmak ve Romney'nin kazanma ihtimalini ciddiye almak gerekiyor. Her ne kadar ben gene de Obama'nın Ohio eyaletini kazanıp seçimleri fotofinişle kazanacağına inanıyor olsam da, Romney kazandığı takdirde ne değişir sormak gerekiyor.
Türkiye ve dünya açısında asıl soru ABD'nin Romney ile nasıl bir dış politika izleyeceği. Bu soruya cevap vermek için Romney'nin ne dediğinden çok dış politika alanındaki danışmanlarına bakmak gerekiyor. Danışmanlara bakınca neokonlar ve realistler arasında bölünmüş bir tablo çıkıyor karşımıza. George W. Bush yönetiminde görev almış bir kesim neokon şahinler Romney'nin ekibinde de yerlerini almış durumdalar. Bunların başında John Bolton ve Eliot Abrams gibi isimler geliyor. İran konusunda Obama'yı fazla yumuşak bulurken, Obama'nın İsrail ve Filistin politikasını yerden yere vuruyorlar. Irak'ı pek ağızlarına almıyorlar ama Afganistan'dan çıkma konusunda Obama'nın yapay bir takvim yarattığını söylüyorlar. Terörle mücadele konusuna gelince: Usame Bin Ladin Obama döneminde öldürüldüğü için Obama'yı eleştirecek halleri pek yok neokonların.
Realist ekibin başındaysa Robert Zoellick, Richard Haas ve Condoleeza Rice gibi isimler var. Neokon ve realistlerin ortak noktaları Çin ve Rusya konusunda daha sert politika taraftarı olmaları. Başka ortak bir nokta, artan borç oranına rağmen Pentagon'un bütçesini korumak istemeleri. Suriye ise Romney ekibi içinde neokonlar ve realistler arasında en ciddi fikir ayrılığı yaratan mesele. Richard Haas gibi realistler Suriye'den uzak durulması gerektiğini savunurken, Eliot Abrams gibi neokonlar Libya'vari bir NATO müdahalesi gerektiğini söylüyorlar. Sonuç olarak Romney kazanırsa dış politika konusunda oldukça kafası karışık bir Beyaz Saray çıkacak karşımıza.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN