LEVENT TÜZEMEN LEVENT TÜZEMEN

Ünal Aysal'ın reçetesi

Galatasaray'da seçime üç aydan biraz fazla var. Son dönemdeki seçimlerde ismi hep gündeme gelen Ünal Aysal ile geçtiğimiz hafta İstanbul'da bir röportaj yapmıştım. Aysal'ın anlattıkları içinde seçilecek yönetime bazı önerileri vardı. Bunları ayrı yazmayı tercih ettim. İşte Aysal'ın reçetesi:
"Kafamdaki yol haritasını cesaretle ve gecikmeden uygulayabilecek dirayette bir başkanın Galatasaray'a tarihi bir hizmet sunacağına inanıyorum. Başkan Sayın Adnan Polat'ın söz verdiği gibi kongreye kadar Futbol AŞ ile Sportif AŞ'nin birleştirilmiş olduğunu varsayıyorum. Bu gerçekleşmemişse başka bir reçete gerekir.

ŞİRKET GİBİ YÖNETİLMELİ
Yeni Futbol AŞ'nin yönetiminde mevcut kadroların yerine futbol yöneticisi değil, ağırlıklı olarak büyük şirket yönetiminde deneyimli bir genel müdür, bir mali işler müdürü ve futbolun ticari boyutunu iyi bilen deneyimli bir yönetici atanır. Onların hazırladığı iş programı ve bütçe bazında talep edilen gereksinmeleri kulüp karşılar. Karşılaşamıyorsa, kısmen kredi, kısmen sermaye artırımı yoluyla şirketin bünyesine katılacak bir-iki büyük yatırımcıya sermaye açılır. Zira bugünkü borcun yönetimi artık çok ciddi bilgi ve tecrübe isteyen boyutlara erişmiştir.

YATIRIMCI ÖZENDİRİLMELİ
Kulüp gelecek beş yılın gelirlerinin büyük bir kısmını şu anda harcamış görünmekte ve bakiyesini harcamak üzere.
Taze sermaye dışında, ek gelir kaynaklarının yaratılması ve futbol dışı projelerin devreye girmesi lazım. Bugünkü şartlarda kulüp dışındaki yatırımcıyı özendirmek ve ikna etmek için de çok deneyimli, güven veren, şirket yöneticilerine ihtiyaç var. Bu profesyonel yönetici profili yanında artık yeni başkanın da iş ve finans dünyasını iyi bilen, prestijli ve Galatasaray camiası kadar sermaye piyasalarına da güven verecek bir akil adam profiline sahip olması gerekir. Bunu yakalamak ve seçmek genel kurulun başarısı olur.
Galatasaray büyük bir kurum. İçinde spor dışında çok düzenli işleyen, ciddi kurumsal yapısı olan organizmalar mevcut. İlk, orta, lise, üniversitesi olan büyük bir Eğitim Vakfı var örneğin. Kulübün erozyona uğrayan güvenilirliliğini, ikna edilebilir ise bu vakfın himayesinde yeniden ve zaman içinde onarmak, kazanmak mümkün.
Vakıf, Futbol AŞ'den bir miktar hisse almaya ikna edilebilirse Galatasaray camiasının içinden, dışından diğer yatırımcı sermaye cesaretlenir. O zaman Futbol AŞ kurumsal ve güvenilir bir yapıya daha çabuk kavuşur.
Böyle bir yapılanma, kulübün elindeki diğer varlıkları ve gayrımenkulleri riskten kurtarmaya yarayacak. Bu artık bir tercih değil, yönetimlerin gecikmiş bir görevidir.
Taraftara ve kongre üyelerine düşen görev ise, 21. asrın büyük bir kulübü olabilmek için bunun gereklerini yerine getirebilecek cesur ve yetenekli yöneticileri yüreklendirmektir.
Kulüp, içine kim sermaye koyarsa koysun, Galatasaraylılarındır ve onlara hizmet edecektir. Bunun alternatifi ise geçmişin büyük kulübü olarak tarihe karışmaktır."

İKİ YIL NADAS, SONRA HASAT
Bu sözler üzerine aklıma "Bu reçete uygulanırken sportif başarı ne olacak?" sorusu geldi. Aysal buna "Bu tip temel değişikliklerde sportif başarıların önceliği belli bir süre kurumsal yapılaşmanın gerisinde kalır. Sonraki yılların başarısın garantilemenin bedeli budur. Bazen iyi bir iletişimle bu tip reformlar genç sporcular için bir ümit, enerji, heyecan kaynağı olacağından sürpriz başarıları da beraberinde getirebilir.
Başkanlık süresi için dört yılı önermemin sebebi de bu. İki yıl deyim yerindeyse nadas; son iki yıl da hasat. Ama hasat iki yılla sınırlı kalmaz. Olympiakos'un 13 yılda 12 şampiyonlukla rekorunu bile geçer Galatasaray" yanıtını verdi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları