HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Bir gazetecilik anıtı.. Savaş Ay!..

"Gazetecilik öldü. Çünkü muhabirlik öldü.. Gazeteler ajanslara bağlanmış.. Bültenden ne gelirse o.. Bu yüzden bütün gazeteler birbirinin ayni.. Bu yüzden birini okuyunca hepsini okumuş oluyorsunuz. Bu yüzden bu ülkede gazete satmıyor" diyorum..
"Özel haber çıkaran yok.. Çıkardığı haberi mükemmel bir anlatımla Haber Hikâyesi gibi yazan yok.. Bu yüzden eli kalem tutan 'Yazar' olma derdinde.. Çünkü patronlar artık muhabire para vermiyor. Paralar yazara gidiyor" diyorum..
"Fark yaratmak, kâğıtla, baskıyla olmaz.. Fark 'Haber'le olur" diyorum.. "Fark haber yazmak, haberi okutmakla olur" diyorum..
Kimsenin umurunda değil..
Çünkü haber pahalı.. Haber zor.. Oysa yazarla gazete satmak çok daha ekonomik..
Ve muhabirlik ölüyor.. Haber yazarlığı ölüyor..
Ve işte bu ortam içinde bir adam, hem de sağlığı hiç de iyi olmayan bir adam dimdik duruyor ve tek başına savaş veriyor.. Muhabirlik savaşı.. Gazetecilik savaşı..
Adı gibi..
Adı Savaş.. Savaş Ay!..
Masanın başında, poposunun üstünde değil.. Haber nerdeyse orda..
Son üç günde üç haberini okudum.. Üçüne de bayıldım..
Siz ikisini okudunuz.. En güzeli, en müthişi bizde çıkmadı. Takvim'de çıktı.. Niye, bilmem.. Savaş o haberi bize vermedi mi?.. Yoksa bizimkiler mi değerlendiremedi..
Yeri yerinden oynatırdı..
Mardin'deki katliam planlarını, çocukların yanında yapmışlar. Çocuklar her şeyden haberdar..
Takvim'deki haber tüyler ürpertici..
Hepsi akraba çocuklar oynarlarken biri diyor ki, ötekine.. "Babamlar düğünde Arife Halamgilleri öldürecekler."
"Yani anamgilleri mi" diye soruyor öteki.. Uzun uzun konuşuyorlar. Sonra küçük çocuk annesi Arife'ye anlatıyor durumu.. Annesi de babasına.. Babası "Bu köyün başına ne geldiyse karı dedikodusundan geldi. Zaten yeni barıştık. Çoluk çocuk lafıyla nifak sokmayın aile arasına" diyor..
Ve üç gün sonra katliam.. Arife ana da ölüyor, kocası da..
Hem de nasıl tam sayfa kapak olacak bir haber.. Takvim hakkını vermiş..
Mardin Valisi Hasan Duruer'le konuşmuş Savaş.. Hani "Çözüm kızları ayrı okutmaktan geçer" dediği için idam ettiğimiz vali.. "Boğaz'ı seyrederek konuşuyorlar" demiş, tepki gösterenler için..
Yerden göğe haklı.. Mardin'i, Güneydoğu'yu, oranın yaşam tarzını bilmeden etmeden kıyamet kopartılır mı?.
"Vay vali haremlik, selamlık yapmak istiyor" peşin hükmüyle karşı çık.. Hayır!..
Vali, en azından bir düşünceyi başlatıyor.. Oturur, tartışırsın. Çünkü dedikleri boş laf değil.. Tartışılmalı.. Sonra ne karar verirsen ver.. Ama önce dinle, gör, düşün, sonra karar ver..
Savaş'ın valiyle yaptığı konuşmayı Pazar günü iç sayfada okudum.. Manşet olmalıydı, bence.. Harika konuşmuş Savaş.. Öyle güzel sorularla, öyle güzel bir haber yapmış ki.. ..
Ve nihayet dün..
Bu ülkede sigortacılığın niçin ilerlemediğinin haberi bu..
Yıllardır yazdıklarımın yeni bir kanıtı..
Amerika'da mesela sigorta şirketleri, en erken ve en büyük ödemeleri yapmak için çırpınır ve bunu öyle duyururlar ki, vatandaş sigortaya koşar..
Bizde sigortacı kafası, ödememek ya da en azından mümkün olduğunca geciktirmek üzerine çalışır. Aklınca başarı odur.. Bu yüzden insanlarımız sigortaya itibar etmez..
Düşen THY uçağının pilotunun ölen vârislerine Hayat Sigortasını ödememiş şirket. Neden?.. Sözleşmelerde minnacık yazılar vardır. Okunmaz.. Okunması istenmez çünkü.. O yazılardan birinde diyormuş ki.. "Uçakta yolcu olarak bulunmuyorsa, ödenmez.."
Vay anasını Sayın seyirciler.. Ey pilotlar.. Uçağa binerken bir de bilet alın ki, sigortanız işlesin..
Şimdi bu ülkede kim gider de sigorta yaptırır, prim öder?..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN