HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Bu film keyifle izlenir!..

İkisini de zevkle ve merakla okurum. Atilla Dorsay ve Ömür Gedik.. Ömür daha popüler, Atilla daha eleştirel yazar aslında.. Bu defa fikirleri ters, ama şaşırtıcı ters..
Melekler ve Şeytanları (Angels and Demons) beğenen Atilla, sevmeyen Ömür..
Bana sorarsanız Atilla haklı..
Bu film, hele de sezon sonunda kaçırılmaması gerekenlerden. Başından sonuna keyifle, merakla izleniyor.. Sonunda sürprizden sürprize geçerken iyice de heyecanlanıyor.. Başta Tom Hanks, çok da iyi oynanıyor ki, Ömür, Hanks'i de beğenmemiş nedense..
Melekler ve Şeytanlar, Dan Brown'ın 2000 yılında yazdığı, pek de ses çıkarmayan ilk romanı, 2003'teki Da Vinci Şifresi ortalığı birbirine katınca, filmi de büyük gişe yapınca, ilk roman yeniden basıldı, bu defa müthiş sattı. Ardından da filme çekildi.
Yani, Melekler ve Şeytanlar, Da Vinci Şifresi'nin devamı değil, başı..
Ben romanı da okudum. Ufak tefek değişiklikler var, sadece biri önemli.. Romanda Prof. Langdon sorunu çözmek için geldiği Vatikan'da, Karşı Maddeyi çalmak için öldürülen bilim adamı Vetra'nın kızı ile tanışır. Beraber çalışırlar, bu arada aşk da yaşarlar. Filmde aşk yok..
Mantıken tersi olmalıydı değil mi?. Romanda olmasa bile, gişe için aşk eklenmeliydi.
Ömür bu yüzden mi sevmedi filmi acaba?.
Yapımcılar, ki aralarında romanın yazarı Dan Brown da var.. Din ve esrarın gişeye yeteceğini düşünmüş olmalılar.
Haklılar.. Yetmiş.. Ben 138 dakikalık (2 saat 18 dakika) hayli uzun filmi, üstelik romanı okuduğum için, sondaki sürprizler dahil her şeyi bilmeme rağmen, başından sonuna ilgiyle, keyifle seyrettim.
Filmin finalinde, papa vekili kardinalin, bilim adamına söylediklerini, hele de din felsefesi, tasavvuf üzerine çalışanların düşünmeliler..
"Din kusurludur, çünkü insan kusurludur.."
BİZE ULAŞIN