HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

İkinci Nurettin Sözen vakası mı?..

Antalya, yerel seçimlerde çok büyük bir sürpriz yaptı ve kazanması nerdeyse garanti görülen Menderes Türel'i indirdi.. Türel, başarılı bir siyasal lider, öz ve has bir Antalya çocuğuydu. Kentinin sorunlarını da, çözümlerini de biliyordu. Arkasına iktidar partisinin ve bizzat başbakanın desteğini aldığı için de, hızlı adımlarla yürüyordu.
Antalya'daki gelişmeleri gidip geldikçe yakından izliyordum. Seçim öncesi hatırlarsınız, "Antalya'da olsam oyumu Türel'e verirdim" diye yazdım.
Ama Antalyalılar vermediler. CHP Lideri Deniz Baykal'ın kenti, bir yerel seçimden çok Baykal- Erdoğan referandumuna dönen oylamada, hemşerisini tercih etti ve CHP adayı Prof. Dr. Mustafa Akaydın'ı seçti.
Oylamada, Başbakan Erdoğan'a duyulan tepki ve Antalya Akdeniz Üniversitesinin çok başarılı ve çok sevilen rektörü iken, Cumhurbaşkanlığı katında haksızlığa uğrayıp tasfiye edilen Hocaya duyulan sempati de önemli rol oynadı.
O günden beri Antalya'yı yakından izliyorum.. Çünkü bu seçimin sonuçları, sadece Antalya değil, ülke çapında önemli..
Türel'in kaybetmesini, Dalan'a benzetiyorum. Bedrettin Dalan, benim 52 yıllık gazetecilik yaşamımda gördüğüm en başarılı belediye başkanı.. Bir dönem daha görevde kalabilseydi, bugün çok daha rahat, çok daha gelişmiş, çok daha "Kolay ve keyifli yaşanır" bir İstanbul'da olacaktık.
Ne var ki, Turgut Özal, Dalan'ın efsaneleşmesinden hoşlanmadı ve yolunu kesti. Dalan'ı resmen partisi ANAP engelledi ve CHP bundan yararlanıp seçimi kazandı. Nurettin Sözen başkan oldu..
Oldu da ne oldu?..
İstanbul'da CHP bir daha seçim kazanamaz hale geldi.. Sözen akla hayale gelmez hatalar yaparak, Türkiye'nin en büyük kentini CHP muhaliflerinin oy deposu haline getirdi.
Şimdi bakın.. Beşiktaş.. Kadıköy.. Şişli.. Bakırköy.. İstanbul deyince akla en evvel gelen ilçeler bunlar değil mi?. Buralarda CHP hep açık ara kazanmıyor mu?.. Ama kent genelinde ayni CHP hep açık ara kaybediyor, şansı bile olmuyor.. Sebep, varoşlar.. Peki bu varoşların oluşmasına yol açan, teşvik eden kim?..
Nurettin Sözen.. Ya da CHP kafası..
Gecekondu mafyasının işgal edip parsellediği ve tapusuz sattığı kamu arazileri üzerine kurulmaya başlayan salaş mahalleleri Sözen destekledi. Oralara yol, elektrik, su, otobüs götürdü.. Göçüp gelen ve tek katlı ev inşa edenler ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci katları inşa ederek memlekette kalan akraba ve taallukatı da davet ettiler.. Hızlanan göç gecekondu mafyasını coşturdu, yeni kamu arazilerini parsellediler. Sözen, Sarıyer'deki o dünya güzeli Uyum Sitesi villalarını alayı vala ile yıktıran Sözen, ayni Sarıyer dahil İstanbul'un bir gecekondu çemberine alınması için elinden geleni yaptı.. Ve bu gecekondulara yerleşenler, tövbe billah CHP'ye oy vermediler..
Bir parantez açayım burada.. "CHP kafası" dedim, Sözen'in yanında.. Bu kafada değişme olmadığını ve son seçimde İstanbul'un nasıl büyük bir tehlike atlattığını gördük.. CHP İstanbul il başkanı ve iddialara göre parlayan yıldızı Gürsel Tekin, gecekondu affı istedi.. Yani maazallah kazansalar, yapacaklarına bakın.. Gecekonduların affı demek, Anadolu'dan en az 10 milyon yeni göçmene çağrı yapmak "Gelin, mafyadan yer alın, evinizi yapın. Bakın nasılsa af çıkıyor sonunda" demektir. Tekin bunu bilmez mi?. Neyse.. Dedim ya Allah korumuş kentimizi..
Sözen bununla kalmadı. Efsane Dalan'ı silebilmek için onun başlayıp da bitiremediği her işi durdurdu. Başlayan yollar bitmedi. Haliç eskisi gibi leş kokmaya başladı. İmar durdu, gelişme durdu, şehircilik durdu.
Sözen CHP'yi batırınca, ilk yerel seçimde CHP kaybetti, kente yeni bir başkan geldi.. Recep Tayyip Erdoğan!.. Akıllı, zeki ve gece kondu insanının sorunlarını ve ruhunu çok iyi bilen Erdoğan, hele Sözen'le iyice dibe vurmuş İstanbul'da kısa zamanda parladı. Öyle parladı ki.. Sonunu biliyorsunuz!..
Şimdi Antalya'ya dönelim..
Kentte yönetim CHP'ye geldiğinden beri olup bitenler hoş değil..
Başkanlığın devir töreninde Menderes Türel'e, futbol çeteleri gibi küfürle saldırılar.. Evine bir belediye tebligatını, Ergenekon baskını gibi yapmalar gibi kişisel aşağılamalar ve Hocaya hiç yakışmayan hatalar bir yana..
Akaydın, görünüşte ikinci Sözen olma yolunda.. Türel'in işlerini durdurmayı marifet sanıyor. Oysa onlar Türel'in değil, Antalya'nın işleri..
Tramvay işlemiyor. Yüzüncü Yıl Spor kompleksinin inşaatı durdurulmuş. İlk sonuç, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonasının Antalya ayağı başka kente taşınabilir. Altın Portakal Festivali ne olacak, nasıl olacak bilen yok.. Antalya Piyano Festivalinden hiç ses sada yok..
Tahmin etmesi çok kolay.. Hükümet de, kendisine oy vermeyen Antalya'ya ders verme peşinde.. Kent Ankara'dan artık eski maddi, manevi desteği görmeyecek. Yani Hoca'nın işi zaten zor.. Muhalifler saldırı için fırsat, tökezleme bekliyorlar, bıçaklarını bilemiş..
Biz de bekliyoruz!.. Endişeyle..
BİZE ULAŞIN