HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Tecelli'den Abuzittin'e Mektuplar

Abuzittincim,
Bu asker sivil çekişmesi valla bezdirdi. İnan, tv haberlerine artık bakmıyorum. Gazetelere de şöyle bi göz ucuyla.. İçime daral geliyor bilader şurada daha kaç gün yaşayacaz ? Daral geldikçe de kendimi orman yollarına vuruyorum. Bak, dikkatini çekerim ormana değil, orman yollarına. Bu nasıl oluyo dersen şeyle oluyor.
Orman Genel Müdürlüğü son yıllarda orman yangınlarına karşı geniş önlemler aldı. Yangın kesici orman şeritleri çoğaltılıp genişletildi , orman yolları, ekiplerinin çabuk müdahale edebilmesi için daha bakımlı hale geldi, uçak ve helikopter filoları takviye edildi..
Zaten iki sene önceki Bördübet yangınında , olayların tam göbeğinde, orman ekiplerinin alevlerin önünü kesmek için nasıl mücadele ettiğine şahit olmuştuk. Bu önlemler alınmamış olsaydı (Daha da vardır da bunlar benim görebildiğim) buralarda orman morman kalmamıştı.
Gelelim orman yollarına.. Toprak ve dar yollar zaman zaman da kayalıkların arasından geçiyorsa, taşlar yuvarlanmış olabilir. Önce arabana acıyan biriysen bu yolları tavsiye etmem. İkincisi, altı yere çok yakın olmamalı. Hani şehirlerde 4 çarpı 4'lerle hava atan, otomobilini insanların üstüne üstüne sürenler var ya, esasında bu yollar tam o arabalara göre. Ama bilemiyorum o fiyakalı sürücüler, tozlar arasında, dar virajlarda, yan camdan baktın mıydı 400-500 metreyi bulan uçurumların kenarlarında, araba kullanmaktan keyif alırlar mı?
Marmaris'ten Datça'ya doğru yola çıktığında 14 veya 15'inci kilometrede Değirmanyanı var. İşte buradaki Muğla Orman Müdürlüğü'ne ait deponun yanından, yukarılara doğru orman yolu kıvrıla kıvrıla gidiyor. Buraya hiç girmemiştim. 400 metreden fazla tırmanıyorsun. Ama muhteşem bi manzara Abuzittincim.
Haritaya baktığında Ege'nin içine doğru uzanmış Datça Yarımadası'nı gözünün önüne getir. İşte 441 metrelik Horozbaşı Tepesi' ne vardığında sanki bi ayağın Ege, öteki Akdeniz üzerinde duruyormuş gibi bi hisse kapılıyorsun. Yarımada önünde uzayıp gidiyor. Doğa fotoğrafı çekmeye meraklı olanlar, hemen hemen her virajda beş yıldızlı bi enstantane yakalayabilirler. Yol tepeden aşağıya inmeye devam ediyor bu defa da Gökova' nın güzellikleri ayaklarının altında.. Görsel zenginliği anlatmaya kelimeler yetmez.
Özet olarak 45 kilometrelik muhteşem bi güzergah.
İşte Abuzittincim birbirleriyle vıdı vıdı eden Ankara'dakileri, bi otobüse doldurup, virajlardan tatlı tatlı döndürerek Horoz Tepesine çıkartacaksın. Eminim bu doğa güzelliği karşısında nefesleri tutulacaktır. Üzerinden uçak veya helikopterle geçerken bu vahşi güzellik algılanamaz. Ondan otobüsle getireceksin ve de diyeceksin ki..
"Beyler, şu güzelliğin dehşetine bakın..(Güzelliğin dehşeti olur mu..olur! ) Kıymayın bu ülkeye.. Cennette bile, herhalde, bundan güzel manzara olamaz! Elele mi vereceksiniz kafakafaya mı, şu muazzam ülkede insanların barış, kardeşlik, birlik içinde yaşamalarını sağlayın. Tanrının verdiği bu büyük nimetten hep birlikte yararlanalım.."
Valla o an etkili olabilir Abuzittincim. Ama Ankara'ya döndüklerinde n'olur, onu bilmem. Münasip yerlerinden öperim.
Kardeşin Güneş.
tecellister@gmail.com
BİZE ULAŞIN