HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Bir geceye sığanlar..

MÜZİK için gitmiştim Bodrum'a.. Kimlere kimlere rastladım.. Anılara boğuldum..
Benim Sevgili Voleybolcum ordaydı.. Hani "Ne hasta beklerdi sabahı ve ne genç ölüyü mezar, onu beklediğim kadar" ya, o işte.. İsviçre'den yaz için Seferihisar'a, konser için de Bodrum'a gelmiş.. 40 sene evvel sarılamazdım ya, acısını çıkarır gibi sarmaş dolaş olduk, öpüştük..
Bir İsviçreli daha ordaydı.. Benim Bursalı dostum Gülbin'in minnacık kızı
Efsane İsviçre'de hukuk bitirmiş, master yapmış, Cenevre Üniversitesine asistan olmuş.. Bursa'ya o zamanın yeni sanatçısı Sibel Bilgiç'i dinlemeye giderdik Ertekin'le, Gülbin'lerde kalırdık.. "Ertekin benim odamda ütü yapardı, onu hatırlıyorum hep" dedi, şimdinin harika genç kızı.. ..
Ve bir İsviçreli daha ordaydı.. Daha doğrusu iki.. Bizi, yani Yaşamdan Dakikaları Zürih'te ağırlayan Başkonsolosumuz Mehmet Emre ve eşi.. Hadi o günleri de yad ettik..
Oturdum yerime ki, tam yanımda Yıldız Hanım.. Büyük Yıldız.. Yıldız Kenter.. Onu ne zaman görsem, kulağımda 55 yıl önceki çığlığı.. "Ben Finten'i isterim.."
Konservatuardan yeni mezun Yıldız'ın ilk oynadığı, Antakya'dan Ankara'ya yeni gelmiş ortaokul öğrencisi Hıncal'ın ilk seyrettiği oyunlardandı Finten..
Hemen arkamda Uluslararası ressamımız Burhan Doğançay.. Bir atölye de Turgut Reis'te kurmuş.. "İlle gel. Hem gör, hem kal" dedi..
Gülsin Onay, Hande Dalkılıç.. Yani bir piyano festivali yapsak kadro hazır.. Halit Ağabey.. Kıvanç.. Eşi Bülbin'le.. Onunla on bin anımız var..
Nebil ordaydı tabii.. Bodrum'da ev almış, tatile gelmiş, haberimiz yok..
Fazıl Fur Elise'yi çalarken, Ahmet'i (Kışlalı) andım.. Hafta sonları onun evinde parti yapardık. Fur Elise'den düzenlenmiş "Passion Flower/Tout L'amour" onun en sevdiği şarkıydı.. En sevdiği kızla dans ederken Passion Flower'ı koyardı pikaba hep..
Konser sonrası Fazıl'ın davetlisi olduk, Yat Kulübü'ne..
Bir baktım, bizim Mimar Erhan İşözen.. Heykeltıraş eşi Oylum ordalar..
Selçuk Yöntem, eşiyle orda.. Mutluluk'un muhteşem oyuncusu, dünya tatlısı Özgü Namal orda.. Kısmete bak.. Özgü'ye son rastladığımda yanımda gene Fazıl'la Nebil vardı.. Tel Aviv'de..
Nasıl sıcak, nasıl bitsin istemediğimiz bir gece oldu, anlatılmaz..
Sabah kahvaltısını Ünal Yüzbaşıyla yaptık.. Yarbaylıktan emekli olalı yıllar yıllar oldu. Sınıf arkadaşları şimdi Orgeneral.. Ama ben onu Yüzbaşıyken tanıdım.. Hep Ünal Yüzbaşıdır benim için.. Modern Folk'un meneceriydim ben.. Ünal Yüzbaşı da, askeri gecelerin organizatörü.. Diyelim bir konuk Genelkurmay Başkanı için gece ziyafet.. Hadi gider çalardık, Kızılay Folk Üçlüsü olarak.. Ünal Yüzbaşı öyle dosttu ki, hatrına bedava çalardık hep.. Tüm sanatçıların dostuydu Ünal.. Ve de tüm sporcuların.. Ne yardımları olmuştur, askerlik işlerinde..
O günleri de andık yeniden.. Topu topu bir gün bile olmayan bir Bodrum seferine bir yaşam sığdırdık nerdeyse..
BİZE ULAŞIN