HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Hüzünde hazzı hissetmek..

"Melali anlamayan nesle aşina değiliz" dediğim yazımda, hüzündeki hazdan söz etmiştim..
Hüzünden haz duymak..
Bu düşüncemi mazoşist bulanlar var.. Değil..
Eğer hayatınızda hüzün yoksa, boş yaşamışsınız demektir.. Onu anlatıyorum..
Konumuz, aşktı, sevgiydi, sevmek, sevilmekti..
Terk edilmişsiniz..
Çok ama çok sevip, çok ama çok şeyler verip terk edilmişseniz, hele de sizi terk eden ciğeri beş para etmez birilerine gitmişse, kızmaz mısınız?.. Öfkelenmez misiniz?..
Doğal duygular bunlar.. Kim itiraz edebilir ki..
Hüzünlenirsiniz yani..
Peki haz!..
O öfkeniz geçtikten, sular biraz durulduktan sonra, oturup soğukkanlı düşünebilirseniz, o sizi çok kızdıran, öfkelendiren, hüzünlendiren kişiye teşekkür etmeniz gerektiğini hissedersiniz..
Size yaşattığı mutlu anlar için..
Hayatınıza hiç girmeseydi, bugün hüzünlenmeyecektiniz.. Ama o mutlu anları, anıları da yaşamamış olacaktınız..
İnsan, çok ama çok değerli, çok anlamlı, çok güzel bir şeyi kaybettiği zaman üzülür.. Hele yerine yenisini koyması mümkün değilse.. Kaybı zerre umursamıyorsanız, bu zaten ona sahip olmanın size hiçbir şey katmadığını gösterir..
Ne kadar çok kızmış, ne kadar çok öfkelenmiş, ne kadar çok hüzünlenmişseniz terkedildiğinizde, aşkta, sevgide, sevilmede o kadar doruğa ulaşmışsınız demektir, o üzün yıllarda.. Ulaştıran kim?..
O!..
O zaman kızın tamam.. Ama içten içten teşekkür de edin, size yaşattıkları için..
Hep derim ya.. Ben hayatımda kimseyi terk etmedim..
Beni terk ettiler..
Terk edip giden sevgililerimi, dostlarımı düşünüyorum bazen.. Anılar çok güzelse hele, öyle zorluyor, öyle sık çıkıyor ki insanın karşısına..
Şairin dediği gibi bazen bir kelimeye bin anlam yükleniyor..
Düşünüyorum..
Artık öfkeyle değil, "Teşekkürle" düşünüyorum.. "Bana yaşattıkları için teşekkürle.."
Hüzünleniyorum düşünürken tabii.. Keşke sürseydi.. Keşke şimdi yan yana, el ele olsaydık..
Ama olamadık bugün.. O gün olduk ya.. O günü, o anı yaşadık ya.. Ne mutlu bana.. Onu düşünmenin hüznü, için için hazza dönüşüyor işte.. "Ne mutlu bana" diyorum..
"Ne mutlu bana, dolu dolu yaşamışım.. Dolu dolu sevmiş, sevilmişim en ölmeziyle sevgilerin ki, hala içimde hissetmek, bana hüzün dolu bir haz veriyor!.."
Bana bu hazları ve hüzünleri yaşatan tüm sevgililerime teşekkürler..
Sezen'in dediği gibi..
"Gece bitmez, gündüz bitmez
Bu yalnızlık hiç bitmez
Ne kavgam bitti, ne sevdam
Ömür geçer, gönül geçmez
Her ayrılık bir vurgun, değmeyin yaşlarıma
Benden selam söyleyin bütün aşklarıma.."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN