HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Herkesin mutluluğu kendine..

Mutlu olmak, insan haklarının en vazgeçilmez, en kutsallarındandır. Her insan mutlu olmak hakkı ile doğar ve yaşar..
Yasalar içinde kalmak ve başkasının mutluluğunu engellememek kaydı ile her insan kendi mutlu olma yolunu seçebilir.
Yani Mutluluk denen şeyin iki sınırı vardır. Yasalar ve başkalarının mutluluğu..
Bunlara itirazı olanın çıkacağını sanmıyorum..
İşte şimdi, dilerim artık son defa Halis Ağa-Nazlıcan evliliği ile başlayan tartışmaya geliyorum.. Ve de beni ısrarla yanlış anlayanlara ve iki ayrı konuyu aşk ve mutluluğu birbiri ile karıştırmaya meraklı olanlara dönüyorum..
Halis Ağa, Nazlıcan'a âşık değilmiş.. Kendisi söylemiş zaten.. "Bana bakacak birini arıyorum" diye..
Peki..
Nazlıcan'ın kendisinden 54 yaş büyük birine âşık olması da mümkün değilmiş.. (Ne biliyorsunuz..) Ama ona da, peki..
Bu ikisinin birbirlerine âşık olmamaları, evlenmelerine ve mutlu olmalarına engel mi?..
Mesele işte burada..
Ben Ayşe Arman'a "Klasik ahlakçı sürüye katılırken, Halis Ağa ile Nazlıcan'a mutlu olup olmadıklarını sordun mu" dedim.. Bu ülkede mutluluk deyince en özgür kadın olarak bilinen Ayşe'ye..
Aşk, mutluluğun şartlarından biri değildir.. Hatta aşk, çoğu zaman mutsuzluk sebebi de olur.. Aşkına cevap vermez mutsuz olursun. Âşık olursun, cevap verir. Bu defa toplumsal, ailesel, geleneksel, ekonomik, daha bin sebep kavuşmanızı engeller mutsuz olursun..
Aşk, evlilik şartlarından biri de değildir..
İnsanlar âşık olduklarından çok daha fazla, mutlu olmak için evlenirler..
Şimdi başa dönüyorum.. Herkesin mutluluk sebebi farklı olunca, evlilik sebebi de farklı olur..
Aşk sebeplerden biri olabilir, o kadar. Şart değildir.
Kadın lüks içinde, debdebe içinde yaşamakla mutlu olacağına inanıyorsa, ona bunu sağlayan erkeğe "Evet" der ve mutlu olur. Onu mutlu eden erkek değil, erkeğin sağladığı imkânlardır..
"Olmaz böyle şey" mi diyorsunuz..
Size ne?.. Yahu size ne?.. Kadın kendisini neyin mutlu edeceğini biliyor ve o seçimi yapıyor.. Erkek de onu almaktan mutlu.. Şimdi size ne, bundan?..
Ben üniversite yıllarında, babaları gece sokağa çıkmalarına izin vermediği için evlenen kız arkadaşlarımı biliyorum.. Gece sokağa çıkma özgürlüğünü kazanmak için insan evlenir mi?..
Evlenir.. Size ne?..
Nazlıcan'ın hangi koşullarda yaşadığını, Halis Ağa'nın ona hangi imkânlar sağladığını biliyor musunuz?..
Bu imkânlar, hayatı yokluk içinde geçmiş, istediği imrendiği hiçbir şeye sahip olamamış bir genç kızı mutlu etmeye yetiyorsa, tekrar soruyorum..
Size ne?..
Benim bütün sorum bu kadar basitti.. "Halis Ağa ile Nazlıcan'ı yerin dibine sokmadan önce onlara sordunuz mu, 'Mutlu musunuz' diye.."
Sor- du- nuz- mu?.
Halis Ağa mutluysa..
Nazlıcan mutluysa..
Size ne, hanımlar beyler?..
Size ne?..
BİZE ULAŞIN