HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Ayazağa hâlâ karanlık!..

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, hafta sonu bir yemeğe davet etti. Ayazağa Kültür Merkezi'ni bitirme işini yüklenen alışveriş merkezi şirketi yöneticilerini medya ile tanıştırmak ve yapılacak işleri anlatmak için. Aylar önce söz vermiştim, Adana'ya gitmek zorundaydım.. Yemeğe katılamadım. Dönüşte gazetelerde pek bir iz bulamadım. Radikal dışında medyanın da umurunda değil demek, Kültür Merkezi olmayan 2010 Avrupa Kültür Merkezi İstanbul!.. 1990'dan beri bitirilemeyen, sonunda da yıkılıp dümdüz edilme kararı verilen Ayazağa Kültür Merkezi kimsenin umurunda değil..
"Yuh" demek geliyor içimden ama, duygularımı söylemeye yetmez. Ötesi de savcıları peşime düşürür.
Bakın dostlar.. İşler karanlık.. Hâlâ karanlık..
Bakana "Biz bitiririz" sözü verip bu çok kıymetli araziyi alan alış veriş merkezinin bitmek üzere olan konser salonu inşaatını dümdüz ederek, bambaşka şeyler yapacağını duymuş ve yazmıştım.
Bakan Ertuğrul Günay aradı. "Duydukların abartılı" dedi.. "Bazı değişiklikler var ama esas değişmedi. Bu değişiklikler için de proje uygulama mimarı Doğan Tekeli'nin onayı alındı" dedi. Bazı şeyler anlattı.
"Yazılı yollayın, lütfen" dedim. Geldi.. Yazılı ifadeler sözlü olanlardan biraz değişikti. Gelen yanıtı aynen Doğan Tekeli hocaya ilettim. Ondan gelen yanıt çok acıydı.
"Hiçbir onayım yoktur. Bu alış verişçiler bana bir kez geldiler, sonra kayboldular.. Bizim yaptığımız her şeyi yıkıyorlar. Ne yapıyorlar bilmiyorum" dedi..
Ben de bilmiyorum..
Bakana demişler ki.. "Bu inşaatta projeye aykırı işler yapıldı. O yüzden durduruldu.. Bu sebeple yıkmak zorundayız."
Doğan Hoca diyor ki.. "Külliyen yalan. Durdurma işini yapan zamanın Kültür Bakanı İstemihan Talay. Emri veren de Şakir Bey'e kızan Başbakan Bülent Ecevit.."
Açılan bir uluslararası yarışma sonunda dünya çapında bir mimari şirketinin hazırladığı proje ve gene dünya çapında üç akustik uzmanının planladığı konser salonu, milyonlarca dolar harcanmışken ve bitimi için çok az işi kalmışken yıkılıyor..
Efendim "Köhneleşmiş bu tür konser salonları.." Alış veriş şirketi sahiplerinin bakana söyledikleri bu..
Tabii.. Milletin ayakta ve belediye otobüsünde gibi birbiri üstünde rock konseri izleyeceği bir alan çok daha sık dolar ve çok daha fazla para kazanır.. Senfoni salonu ne ola ki.. Yık gitsin..
Aklıma Dot'un yeni sezon oyununun adı geldi..
"Shopping and f...ing!.." Olay tam da bu sanki.. Senfoni salonu, harcanan bunca emek ve paraya rağmen dinamitlenecek, yerine para kazandıran bir alış veriş merkezi kurulacak.. Kültür diye de, ayakta konser izlenecek bir hangar konacak içine..
Bakanı kandırıp, bir rantiye inşa ediyorlar.
Sevgili Dostum Günay "Hayır" diyorsa, önerim şu..
Yemekte falan değil, ciddi bir masanın etrafında bu alışveriş merkezi şirketi yöneticileri ve Doğan Tekeli hoca toplanalım. Belgeler ortaya konsun..
Hatta bu toplantıya, o araziyi "Kültür" e bağışlayan Birinci Ordu Komutanlığı'nın temsilcileri de katılsın.
Alışverişçiler bu toplantıda Doğan Hocayı ve onun önünde Kültür Bakanı Günay'ı ikna ederlerse, ne ala..
Edemezlerse..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.