HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

'Ben neden öldüm anne?..'

Yani bir gazete manşeti bu kadar mı anlamlı, bu kadar mı çarpıcı, bu kadar mı vurucu, bu kadar mı şiirsel, bu kadar mı acı ve de mesleki açıdan bu kadar mı güzel olur?..
17 yaşında hayatının sadece baharında, yanlış zamanda yanlış yerde olmak, evine gitmek için belediye otobüsüne binmek dışında tek bir günahı olmayan Serap'ın 29 gün dayanılmaz acılar içinde sürdürdüğü yaşam savaşını kaybedişini bütün gazeteler manşete taşıdı.. Ama Vatan'ınki meslek okullarında okutulacak kadar muhteşemdi..
"Ben neden öldüm anne?.."
Yazıyı okumak için 12'nci sayfayı çevirince gördüm ki, başlık İclal Aydın'ın yazısına ait. Gazete İclal'in başlığını birinci sayfanın tepesine taşımış.. Çok iyi etmiş..
Hadi Serap'ın annesinin yerine koyun kendinizi de yanıt verin.. Hepiniz.. Herkes..
Serap neden öldü?..
Önce katillerine soralım..
Alçaklar.. Dağda savaşan PKK'cı sizin yanınızda "İnsan" kalır.. Onlar ölümü göze almış, dağa çıkmış, kendinden kat kat güçlü bir orduya karşı savaşıyorlar.. Siz, İstanbul'da ne sizinle, ne başkalarıyla hiçbir sorunu olmayan sivil insanların bindiği bir belediye otobüsüne saldırıyorsunuz.. Erkekçe değil, kahpece.. Yüzleriniz bağlı, ellerinizde Molotof kokteylleri.. Göze aldığınız en ufak risk yok. Polis yakalarsa, demokrat basın arkanızda nasılsa.. Ölçüsüz güç kullanan kahpe polise saldırıp, sizi savunarak.. İşiniz bitince sıcak evinize dönüyor, aramıza karışıp bizden biri gibi yaşıyorsunuz..
Bu mudur?.. Erkeklik bu mudur, insanlık bu mudur?..
Serap'la birlikte 7 şehidi de toprağa verdik.. Şehitlere devlet töreni yapıldı.. Serap'a?..
İsterdim ki, DTP'nin tüm Meclis gurubu o cenazede olsun.. Bu alçaklığın, bu kahpeliğin en çok onları üzdüğünü göstersinler..
İsterdim ki, hükümet, muhalefet liderleri, Meclis Başkanı, Yüksek Mahkeme Başkanları, sivil toplum örgütleri o cenazede temsil edilsinler.. O cenaze yüz binlerle kalksın..
Kahpece öldürülen Serap'ın ölüsü hiç değilse, bu ülkede hakkı, hukuku, adaleti, insanlığı, kardeşliği, sevgiyi ve barışı isteyenleri bir araya getirsin..
Hayır..
Hiçbiri yoktu..
Çünkü hiçbirinin böyle bir niyeti yoktu..
Şehit cenazelerine mecburen gidiyorlar demek.. Tepkilerden korktukları için..
Kameralar gelecek ya.. Gösteri için..
Asker savaşıyor. Gerekirse ölecek, Vatan'ı için..
Orda varız da hiç uğruna kahpece öldürülen Serap'ta niye yokuz?..
Niye o ölünün arkasında "Millet" olarak saf tutmadık?..
Nerde televizyonlar?.. Canlı yayınlar?.
"Anne ben neden öldüm?.."
Kimse sana sahip çıkmadı da ondan Serap..
Sen bir garip Serap'sın çünkü..
Garip olduğun için el birliğiyle öldürdük seni..
O karanlık durağı, mahallelinin kırk başvurusuna kadar aydınlatmayan belediyeden başlayarak..
Yanık tedavisi özel hastane, özel oda gerektirir. Çünkü açık yaradır. Deri derin yanmışsa tazelenmez. Yani yanık hastası, vücudunun yarısından fazla açık yarasıyla mikrop kapmaya çok yatkındır. Steril koşullarda deri nakliyle kurtarılır..
Bu işi yapan Türkiye'de çok az hastane var. Biri GATA.. Gülhane Askeri Tıp Akademisi..
Serap, kenar mahallenin kızı değil de, kocaman kocaman soyadlı biri olsaydı, anında GATA'ya kaldırılır, bugün hayatta, yarın okulunda olurdu.
Bu ülkede gerçekten "Hukuk"un, gerçekten adaletin peşinde olan barolar, işini bilen avukatlar olsa "Ben neden öldüm anne" sorusunun muhatapları, akıllara seza tazminat davaları ile yargılanır, mahkum da olurlardı..
Serap öldü. Dün bir, bugün iki unuttuk, bile. Yani, ölümü de bir işe yaramadı..
Serap, o masum, o taze güzellik, kahpe tetikçilerce gerçekleştirilen ortak bir cinayetin ve akıllara seza bir umursamazlığın kurbanı oldu..
Serap "İnsansızlık"tan öldü!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.