HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Hayat, Hıncal Uluç'u tatmin etmiş mi?..

Tolga Sezer'den bir mail geldi. Kız arkadaşıyla Yaşamdan Dakikaları izlerken konuşmaya başlamışlar.. 25 yaşındaki genç kız, "Hıncal ağbi dolu dolu bir hayat yaşadığı için ve de Türkiye'de geldiği nokta sebebiyle kendisini tatmin olmuş hisseder" demiş.. 27 yaşındaki Tolga "İnsan neler yaşamış ve başarmış olursa olsun yapacak başka işleri hep vardır. Hıncal ağbi de tatminsizlik yaşıyordur" diye karşı çıkmış. Bana sormaya karar vermişler..
"Şu anda kendinizi tatmin olmuş bir Türkiye entelektüeli gibi mi hissediyorsunuz?.."
Önce usul itirazlarım var.. Ben kendimi hiç ama hiç entelektüel hissetmedim. Ben entelektüel değilim.. İkincisi ben kendimi hiç Türkiyeli hissetmedim. Etnik alt kimliğim Ubıh çerkezi, ama ben Türküm.
Gelelim esasa..
Yanıt bakış açısına bağlı.. İkiniz de haklı olabilirsiniz..
Geçenlerde yazdım.. "Yarın ölürsem, içimde kalmış bir ukde ile gitmem" diye..
Yapmak istediklerimin hepsini yaptım.. Dünyayı dolaştım.. Görmek istediklerimin hepsini gördüm..
Kendime iyi ve rahat bir yaşam kurdum. Bugün istediğim her şeyi yapabilecek maddi gücüm var. Tam hayalini kurduğum bir evde yaşıyorum. Her sabah neşeyle, keyifle, coşkuyla gittiğim bir işim var.
Ortaköy'de halkın içinde otururken etrafımı saran, sarılan, öpen, resim çektiren insanlar, sizlerden gelen mektuplar, mesajlar ne kadar sevilen bir popüler insan olduğumu gösteriyor. Atlattığım tüm badireler bir yana sağlığım yerinde. Hem fiziksel, hem ruhsal..
Sürdüremedim ama aşkların en güzellerini, en dolu dolu olanlarını yaşadım. Sevmenin ve sevilmenin doruklarında buluşmayı başardım. Bitti ama bende unutulmaz anılar bıraktı. Tadı hala damağımda..
"Ah şunu da yapsaydım.. Ah şunu da yaşasaydım" dediğim bir şey yok..
Amma velakin..
Yaşam muhteşem bir şey.. Her gün taze bir başlangıç.. Her gün yenilikler var.. Sürprizler var.. Her yeni gün yapılası, görülesi, yaşanası yeni şeyler koyuyor önünüze.. Bitmiyor.
Hepsinden önemlisi..
Evimde harika kediler var.. "Bir kedim bile yok" diyenlerden değilim..
Ne varki bu kediler kapıyı açamıyorlar..
Evimin kapısının zilini çalmayı unutalı yıllar oldu..
Teker teker, kendi içinde harika, milyonların gıpta ettiği bir gün yaşadıktan sonra gecenin bir yarısı anahtarla açmak zorunda olduğun kapıdan boş bir eve girmek, boş bir yatağa uzanmak var ya.. Hani şairin,
"Bilerek mi yanına almadın giderken başının yastıkta bıraktığı çukuru"
dediği yastığa bakarak uykuya dalmak..
Tek tek çok güzel yaşanmış günleri bir araya getirip, sürekli yapacak, mutlu akıp giden bir yaşama çevirecek şey eksik oldukça "Tamam" demek mümkün mü, Tolga?.
Ama inancım kesin.. O zili bir gün çalacağım. Umudumu hiç yitirmedim..
Umut etmek, hayattan beklentisi olmak demektir. Bekleyen biri için "Tatmin olmuştur" denebilir mi?.. Mümkün mü?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.