HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Tecelli'den Abuzittin'e mektuplar

Sevgili Abuzittin, Suç Güneş'te değil. Postada gecikme de değil. Gene yersizlikten mektubun salıya kaldı. Gözlerinden öperim. Hıncal.

***
Abuzittincim,
Gene bi karambol. Nereye gidiyoruz, kimler götürüyor, niye götürüyor.. Elbette, bunu da atlatırız ama nereye kadar bilader. Bu kadar güzel bi ülke nasıl bu kadar karamsar bulutlarla kaplanabilir valla aklım almıyor. Bu Türkiye herkese yeter kardeşim, nedir bu kin, nefret, dövüş, kakış.
Bi ay daha olmadı. Fethiye'de Babadağ'ın eteklerinden Ölü Deniz'e doğru iniyorum. Fethiye Koyu önümde uzanıp gidiyor. Güneş ışınları da öylesine vurmuş ki, turkuaza bürünmüş. Arada da maviden laciverte kaçan tonlar var. Kıyılar, nazlı nazlı vuran dalgaların beyaz köpükleriyle şekilleniyor. Enfes bi manzara. Hani Seyşel Adalarının veya Maldivlerin, masmavi denizin ortasında palmiye adalı reklam fotoğrafları vardır ya. Fethiye Körfezi bunları katlar çünkü sıfırdan 2000 metreye tırmanan bi de Babadağ var, tepesi karlı, eteklerinde denize girenler.
Bunları niye yazıyorum kardeşim. Türkiye'de bütün bu olup bitenlerin en büyük sebebi işsizlik, yani parasızlık değil mi? Neden insanlarımıza iş, aş bulmak için turizmi kullanmıyoruz?
Çok saçma bi fikir mi? Acaba, havalarda mı geziyorum dersin?
Bak Abuzittincim kardeşim, turizm bu ülkeye yılda 20 milyar dolardan fazla girdi sağlamıyor mu? Peki neden bi İspanya, bi İtalya veya bi Fransa kadar 40-50 milyar kazanmayalım? Neden turizmde bi devlet politikamız yok, neden turizmciler bir araya gelip ortak politikalar üretemiyorlar. Bu çok zor mu?
O gün Fethiye Koyu'nda 10 tane turist saydım. Akdeniz'in Avrupa çanağında ise deniz kıyısındaki kafelerin çoğu turistlerle doluydu. Neden Ölü Deniz gibi muhteşem doğa parçasında 10 tane turist olsun bilader? Bu sezonu uzatmanın, insanları çekmenin bi yolu yok mudur? Paraşüt sporu göstermelik değil gerçekten uluslararası hale getirilemez mi?
Babadağ'da müthiş güzel tırmanış yolları var, buralarda yürüyüşler düzenlenemez mi?
Yahu, hepsini bırak Kelebekler Vadisi'nin, (illa kelebek görmeye gerek yok) yaz kış turist çekmesi gerekmez mi?.. Bomboş!
Abuzittincim yazarken sinirden laptopun tuşlarını kıracam. Bin kilometreyi aşkın koca Muğla'nın sahilleri, Eyfel kulesinin topladığı turisti toplayamıyorsa, bu memleketi idare eden herkesin, turizm işletmecileri dahil utanması lazım. Ben yeni yatırımlardan vazgeçtim, olan imkânları doğru dürüst kullanalım. Urfa'da da, çoğu genç, bi sürü işsiz var değil mi ?. Urfa'da, Göbeklitepe de var . Ve burası, son kazılarda meydana çıktı ki, insanlık tarihinde uygarlığın başladığı yer. Yani bilindiği gibi, Filistin veya Mezopotamya değil. Onlardan 5500 yıl önce insanlar, Göbeklitepe'de tarıma başlamışlar. Git Göbeklitepe'ye bi otobüs dolusu turist görürsen bileklerimi (o biraz fazla oldu) sakalımı keserim. Göbeklitepe'yi taşı Yunanistan'a, şu yağmurlu günlerde şemsiyesini açmış yüzlerce turist sıraya girmemişse ben de neyim!
Böyle bi hazine kullanılmaz mı? Yap çevre düzenini, ışıklandır, kafeler, lokantalar hatta oteller. Al sana iş, al sana aş.. Böyle yüzden fazla gerzeklik örneği sayabilirim.. Valla biraz daha sıksan ansiklopedisini dahi yazarsın.. Hayır... Taşlar, panzerler, sopalar, kalaşnikoflar, tabancalar, gaz bombaları, ben dedim ki, sen dedin ki.. Bu gidişle eldeki turistin de köküne kibrit suyu dökeriz zaten.
Öff, öffff.. Kusura bakma, münasipyerlerinden öpmeyeceğim Abuzittincim.
Güneş.
Tecellister@gmail.com

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.