Harika bir yazı yazmış, Cadde'de, Cem Mumcu "Korna" diye..
İstanbul'un en büyük belalarından biri.. Küresel ısınmadan, çevre kirlenmesinden daha büyük bir bela, Gürültü Kirlenmesi..
Ve yasal olarak suç olmasına rağmen, aldıranı, izleyeni yok..
İstanbul Emniyet Müdürü, mesela, 2009 yılında bu il hudutları içinde kesilen "Korna" cezalarını açıklar mı?.. Ya da asıl sorumlu Belediye Başkanı..
Korna çalmak, kabak çekirdeği yemek gibi eğlencelik adeta trafiğimizde ve kimsenin, ama kimsenin umurunda değil..
Eviniz eğer bir kavşağa yakınsa, yandınız..
Yaz gecelerinde, Boğaz kenarında eğlenen insanların keyfinin içine etmek için ellerinde desibel aleti dolaşan kent görevlileri, mesela Rumeli Caddesi- Vali Konağı kavşağında ölçüm yapmayı denediler mi?.. Orada yaşayanlar, 24 saat gürültü içindeler.. Ve kavşak trafik polisi, Nişantaşı belediye zabıtası dolu.. Ama suç işlemek serbest..
Ben korna sesine deli oluyorum, Cem Mumcu gibi.. Ercan'ın korna çalması yasak.. "Söktürdüm farzet" dedim. Daha ne diyeyim.. Ama fayda yok. Ercan canı sıkıldı mı asılıyor kornaya..
Kendi şoförüme söz geçiremiyorum.. Niye?..
Suçunun cezasız kalacağını biliyor.. Korkusu yok..
Görev yapmayan görevliler, devleti bitirdiler..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.