Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Türkiye'de sansür kalkmış!..

Eğer Yahşi Batı için "Yedi yaşından büyüklere" kararı vermişse, Kültür Bakanlığı sansür kurulu, bu ülkemizde sansürün fiilen kalktığını, o kurulun boşuna toplanıp vakit kaybettiğini, bizim vergilerimizden boşuna para aldığının işaretidir.
İçinde buraya yazsam ağır cezalar ödeyeceğim a.'lı, s..'li, t....'lı sözcükler gırla gidiyor. Argonun bini bir para.. Çırıl çıplak kadınlar, erkekler ortalarda dolanıyor..
Ve film 7+ diye sınıflandırılıyor.. Pes.. Eleştirmenler günlerden beri her şeyi tartışıyor, bunun altını çizen "Bu nasıl 7+" diyen yok.. Faşist ilan edilmekten mi korkuyorlar?.. Yoksa Cem Yılmaz'a kıyak olsun diye sesleri mi çıkmıyor?..
Allahtan son günlerde köşe yazarları, filmi görüp isyana başladılar.
Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, sekiz yaşında bir akraba çocuğunu alsın, filme gitsin.. Bakalım 10 dakika ara verildiğinde çocuğun yüzüne rahatça bakabilecek mi?.
Benim bir kız arkadaşım 11 yaşındaki oğlu ile sinemadaydı.. Çıkarken şakayla karışık haşladım.. "Çocuğu bu filme getirmeye utanmadın mı" diye..
Filmin kendisi mi?..
Bir defa Cem Yılmaz'ı, o seyircisini öldüren stand upçı Cem Yılmaz'ı arıyorsanız geçin..
En son BKM'de izlerken, altımı ıslatıyordum.. Mecaz değil, resmen.. Şekerim yeni başlamış. Vücut daha uyum sağlamamış.. Yarım saatte bir tuvalete koşmam gerekiyor, nerdeyse.. Cem'i izlerken sıkıştırma başladı.. Cem devam ediyor.. Salon kahkahadan kırılıyor. Ben gevşersem kaçırırım diye sıkıntı içinde ölüyorum. Cem nihayet "Ara" işareti verdi ve dedi ki "Şimdi ben gider gitmez, siz fırlar tuvalete koşarsanız.. Ve başladı "Çiş" üzerine espri bombardımanına.. Salon ölecek.. Gülmekten altlarına edecekler.. Ben sahiden edeceğim.. Cem "Ara" dedi, vermiyor, üstelik de altına etme üzerine esprileri birbiri ardına patlatıyor. Yani beni bilse de, işkence etse bu kadar olur.. Hayatımda o kadar sıkıntılı, ama o kadar yoğun güldüğümü hatırlamıyorum.. Bitince kulise koştum, tabii tuvaletten sonra.. Cem'e bir giriştim "Öldürdün beni" diyerek..
Yahşi Batı'da o Cem yok.. Küfür de değil, müstehcen sözcükler dışında salondan kahkahalar yükseldiğini duymadım.. Tebessüm bol vardı ama.. Kovboy filmleri ve çizgi romanları bu ülkenin artık geleneğine yerleştiği için, oralara göndermelerdeki mizahı herkes fark etti tabii.. Ama o kadar..
"Uzun" diyenlere hak verdim.. Filmin öyle 2 saati taşıyacak öyküsü yok.. 10 dakika yeter.. Ötesi görsel ve işitsel mizah malzemeleri dizisi.. Onlar da dedim ya, aman aman değil..
Filmde oyunculuk da aman aman değil.. Bir yığın önemli oyuncu var, altı çizilecek bir kompozisyon yok.. Taa, gece kulüplerinde kabare yaptığı ilk günlerden tanıdığım Demet Evgar bile bu defa, en kötü performansında mesela..
Peki iki saat boyu sıkıldım mı, o zaman?.. Yani daha kısa olsa daha mutlu olurdum, ama şaşacaksınız film gitti.. Niye gitti?.. Alkışlar, filmi çeken Ömer Faruk Sorak'a.. Allem etmiş, rahatlıkla sakız gibi uzayacak, hafakanlar bastıracak bir senaryodan gene de ritmi, temposu yerlerde sürünmeyen bir film çıkarmayı başarmış, Sorak..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA