HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

İstanbul'da bir dünya müzikali!..

Mickey, Minnie, Donald ve Goofy'nin tavan arasında saklı sihirli bir hikâye kitabı bulurlar. Merakla sayfaları çevirir ve Pamuk Prenses'i gerçek aşkını ararken, Sindirella'yı büyük baloya hazırlanırken, Güzel ve Çirkin'deki Bella'yı ise en beklenmedik yerde mutluluğu ararken bulurlar.
Ondan sonrası, rüya.. 7'den 70'e tüm çocukların, tabii en başta da benim rüyam..
Bakmayın öyle Mickey diye yazdığıma.. Biz onu Miki Fare diye öğrendik, beş yaşında çocukken ve hayatımda ilk kez sinemaya giderken.. O zamanlar sinemalarda filmlerin öncesinde bitmez tükenmez reklamlar değil, belki de hâlâ yürürlükte olan yasalar gereği zorunlu gösterilen kısa filmler vardı.. "Dünya haberleri" vardı mesela.. O zaman televizyon yok..
Dünya Haberlerini beklerdik, duyduğumuz, bildiğimiz olayların görüntüleri için.. Bir hafta 15 gün geçse de.. Biz çocukların en beklediği görüntüler, futbol üzerineydi tabii.. 1956'da Macaristan'ı 3-1 yendiğimizde maçtaydım ama öyle efsane bir galibiyetti, öyle güzel oynamıştık ki, doyamamıştık. Ertesi gün Beyoğlu'nda sinema sinema dolaştım, maçın özet filmini on defa, 20 defa görmek için..
Yasal zorluk, kısa metraj film yapanlara ve belgeselcilere de teşvik olurdu. Yaptıkları işi gösterecek sinema bulmakta zorlanmazlardı.
Ama biz çocukların en sevdiği film öncesi, Mikilerdi.. Miki Fare ve arkadaşlarının maceraları.. Çizgi filmle öyle tanışmıştık.. Miki hepimizin gönlünü çalmıştı..
"Miki var mı" diye sorardık, sinemaya girerken.. Sonra devir değişti, yavaş yavaş.. Sinemalar film öncesi kısa metrajları kaldırmaya başladılar.. Bir yanda ekonomik sebebler.. Reklamlar.. Öte yanda televizyon..
Walt Disney de işi büyüttü. Önce uzun metraj çizgi filmlerle büyük işler yaptı ve büyük paralar kazandı. Sonra çizgi filmi geçti, çocukların ve ailelerin izleyeceği konulu filmlere girişti. Miki çocukların dünyasından çıkar oldu..
Bugünün çocukları içinde Miki Fare ve arkadaşlarını bilen, seyreden var mı bilemem.. Benim kuşağımda nerdeyse "İzlemeyen" yokken..
"7'den 70'e" deyişim ondan..
Dünyayı dolaşan "Miki'nin Masal Dünyası" adlı müzikal şov, dev bir uluslararası gurubun yapımı..
Muhteşem bir dekor, o efsane masalların harika kostümleri.. Müthiş bir müzik ve harika danslar.. Rüya havasını yaratan ışıklar..
Şovu, Türk Telekom sponsorluğunda Türkiye'ye getiren İstanbul Çocuk Tiyatrosu ve de yıllardır işin peşindeki Kemal Gürkaynak, tüm çocukların Miki'nin Masal Dünyası'nı rahatlıkla izlemesi için çılgınca bir işe daha giriştiler..
Müzikal, alt yazıyla falan değil, daha evvel Disney filmlerini, örneğin Pocahintas'ı tüm şarkılarıyla Türkçeleştiren İmaj'ın katkılarıyla, Türkçe oynanacak..
Nasıl?..
Play back sistemiyle.. Müzikalin Türkçe kaydı hazırlandı. Sanatçılar, ilk temsil öncesi 3 gün boyunca, Türk dili uzmanlarıyla prova yaparak, ses ve dudak uyumunu sağlayacaklar..
Mickey'nin Masal Dünyası, Haliç Kongre Merkezi'nde 20 ocak, 14 şubat arasında 48 kez temsil edilecek.
Gürkaynak, okullara taşıma dahil kolaylıklar sağlanacağını, toplu gelecek öğrencilere indirimler yapılacağını anlattı.
Mickey'nin Masal Dünyası'nı kaçırmayın büyükler.. Çocuklarınızla birlikte gidin, harika iki saat geçirin..
www.ict-turkey.com

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN