HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Hollywood filmi gibi ama Türk!..

SANIRSINIZ ki, Amerikalılar gelmiş İstanbul'da film çekmişler, aynen öyle.. Başından sonuna tam bir Hollywood filmi izledik.. Konusuna kadar.. Daha geçen haftalarda seyretmedik mi, Adalet Peşinde /Law Abiding Citizen'i.. Hani, Gerard Butler bir yanda önünde tecavüz edilen ve öldürülen karısı ve kızının intikamını almakla yola çıkıp, sonunda tek başına Amerikan Adalet sistemini değiştirmeye kalkıyordu, savcı Jamie Foxx'a karşı..
Bu da öyle.. Kendisi askerde ve PKK savaşındayken, kız kardeşi tecavüze uğrayan Nejat İşler, intikam hırsı ile bir ölüm makinesine dönüşüyor.. Silahı Rambo bıçağı tesadüf değil.. Vietnam'da kafayı dağıtıp Amerika'ya dönüşte memleketi adam etmeye kafayı bozan Rambo'ya da gönderme olduğunu herkes anlasın için..
Şimdi hapisten çıkmış ne kadar çocuk tecavüzcüsü varsa listede birer birer öldürülüyor. Yetmiyor.. Seri katil, intikamla yetinmiyor, sistemin de peşine düşüyor.. Ünlü Rahşan Affını hazırlayan Adalet Bakanı Müsteşarını da listeye alıyor ki, ibret olsun, bir daha kimse canilere af çıkarmayı düşünmesin..
Seri katilin peşinde de polisler var tabii.. İstanbul Emniyet Müdürü, Cinayet Masası Şefi, Yardımcısı ve şube görevlisi..
Seri katilin polisle alay eder gibi sıraladığı cinayetlerin videolarını emniyete göndermesi, her cesedi gene özel bir mekan ve özel bir sunumla polise vermesi hep Hollywoodvari.. Uğur Yücel'in son cinayeti önlemek için çılgınca araba kullandığı sahne de tam Amerikan işi.. Açılmakta olan köprünün bir ucundan öbürüne uçan arabayı kaç Hollywood filminde izlediniz hatırlayın..
Uğur Yücel "Amerikalılar yaparsa, ben de yaparım" demiş ve yapmış da.. Ejder Kapanı'nı başından sonra sıkılmadan izledim. Hiçbir sahnesinde de "Olmamış" demedim.. Olmuş.. Bal gibi olmuş..
İki müthiş oyunculuk da cabası.. Beynelmilel gibi bir harika film çeken yönetmen Sırrı Süreyya Önder, "Bu cinayeti çözemezsek, medya bizi bitirir, hatta hükümet gider" diyen Emniyet Müdürü rolünde olağanüstü.. Mizahı nasıl abartmadan veriyor, inanmazsınız..
Ve Kenan İmirzalıoğlu.. "Jön yok" diyen Hülya Avşar hayatında hiç Kenan izlememiş belli.. Son Osmanlı'da bayılmıştım. Bu defa adını koydum. Tesadüf falan değil. Kenan birinci sınıf bir jön.. Birinci sınıf da karakter. Bu ikisini birleştiren çok azdır sinema dünyasında..
Uğur, bildiğimiz Uğur.. Yönetmen olarak en iyi yanı, oyuncu Uğur'u kayırmamış. Kenan- Uğur dengesini çok iyi kurmuş..
Kadın oyuncular zayıf.. Ceyda Düvenci'nin zayıf kalması senaryodan.. Rol sanki "Filmde kadın da olsun" diye yazılmış. Filmde niye var, belli değil. Niye yok oluyor, o da belli değil..
Berrak Tüzünataç, Cinayet Masası'nda görevli polis ve de Kenan'ın sevgilisi rolünde çok donuk kaldı.. Çok daha çekici ve çarpıcı olmasını beklerdim. Bir tek Kenan'la sille tokat cilveleştiği sahne kaldı aklımda.. Yataktaki sert sevişme sahneleri dahil, gerisinde sanki "İş olsun" diye oynuyordu..
Özet.. Ejder Kapanı Amerikan filmi olsa "Boş verin, böylesini çok gördünüz" derdim.. Türk filmi olunca "Görün.. Görün de, 'İstersek biz de yaparmışız' deyin" diyerek, şiddetle tavsiye ediyorum..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN