HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Bal'a âşık oldum, ben!..

Sinema kalabalık değildi.. 10-15 kişi ya vardık, ya yoktuk.. Film bitti. Son jenerik de bitti.. Işıklar yandı.. Baktım hemen herkes koltuğunda.. Kimse kıpırdamamış. Kıpırdayamamış.. Sihirli bir hava var salonda sanki.. Kimisi benim gibi, filmin bittiğine üzgün.. Yaşadığı hazzı koltuğuna gömülerek biraz daha uzatmaya çalışıyor.. Kimi bitmiş, kıpırdayamıyor.. Gözleri hâlâ yaşlı olanlar var.. Bir dost "Bayıldım.. Bayıldım" dedi, boynuma sarılırken..
"Ben, bayıldığıma bayıldım" dedim..
Bal'ı sevmek, Bal'dan hoşlanmak, Bal'dan duygulanmak muhteşem bir şey çünkü..
Yok canım, sinemadan, kültürden, sanattan söz etmiyorum..
"Vay be.. Bu filmi sevdim.. Ben ne anlarmışım be" havalarında falan değilim.. Hiç de olmadım..
Bu filmi yazarken adeta kendilerine pay çıkaran "Müthiş bir film ama pek size göre değil" diyen eleştirmenlerin hiçbirine katılmıyorum..
Bal bir insan filmi.. İnsan için yapılmış insan filmi.. Sıradan insan için.. Sizin için.. Hepiniz için..
Bal'ı başından sonuna duyarak, içinizde, kalbinizin derinliklerinde hissederek seyrediyor, içindeki müthiş tadı, lezzeti alıyor, adeta bir ilahi ayinin parçası gibi içinde yaşıyorsanız, insansınız demektir.. Sadece insan.. Başka şey olmanız gerekmez, merak etmeyin..
Bakın ben peşin hükümlerim yüzünden Bal'a korkarak gittim.. "Gitmeye mecburum" diye gittim. Bir gazeteci, bir Yaşamdan Dakikalar konuşmacısı olarak, Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülü almış bir filmi bilmem, lafı açıldığında konuşmam gerekiyordu. Ondan gittim.. Önce de sinema aradım. Kanyon'da yoktu.. City's'de yoktu.. 11 sinemada varmış, İstanbul'da topu topu.. Türk sineması Berlin'de hep Altın Ayı alır ya..
G.Mall'da buldum sonunda.. ve muhteşem bir film seyrettim..
Muh- te- şem!..
Bakın bunu ben söylüyorum.. Hıncal Uluç.. Siz de bütün ön yargılarınızı kenara atın, diye söylüyorum..
Bal bir festival filmi değil.. Bal bir yönetmenin kendi kendini tatmin için çektiği, adını kimsenin bilmediği festivallerden medet uman bir film değil..
Bal, Berlin'de aldığı Altın Ayı'yı son karesine kadar hak eden olağanüstü bir güzellik..
Bal bir efsane.. Bir destan.. Bir gurur..
Evet, gurur.. "Bu filmi, benim memleketimde, benim insanlarım çekti, biliyor musunuz" demek istedim kendimi hemen mesela Almanya sokaklarına atıp..
Bu film bir mucize..
Semih Kaplanoğlu "Mucize"yi denemiş ve başarmış..
Müziksiz müzik yaratmış mesela.. Filmde müzik yok.. Olmayınca doğanın tüm seslerini duyuyorsunuz.. Yaprakların hışırtılarını, kuşların sesini, arıların vızıltısını.. Eşeğin adımlarını.. Ve bu doğal sesler nasıl bir musiki yaratmış, inanmazsınız.. Gidip dinlemeniz gerek..
Filmde tempo yok.. Durağan.. Alabildiğine ağır.. Mesela açılış sahnesi.. Ormanın en dibinde görünüyor adam eşeği ile.. Ağır ağır yürüyerek ağaçların arasından size doğru geliyor.. 76 adım.. Tek kelime etmeden 76 adım.. Hepsini izliyorsunuz.. Adam görüntüden çıkıyor. Eşeği tek başına yürüyor bu defa.. 11 adım da o atıyor.. Onun da yarısı çıkıyor görüntüden.. Sonra adam geri dönüyor.. Hâlâ tek kelime yok.. Göklere yükselen devasa ağaca bir ip fırlatıyor.. Yok canım intihar etmek değil niyeti.. Dimdik ağaca o ipin yardımı ile tırmanmak ve çok tepelerde duran kovana uzanmak.. Bal'a uzanmak..
Dakikalar, dakikalar bunu seyrediyorsunuz. Hep ağır hareketlerle çok uzun bir sahne bu.. Tempo denen şeyin öldüğü sahne.. Değil.. Mucize orda da var.. Kaplanoğlu, temposuzluktan öyle bir tempo çıkarmış ki, filmi nerdeyse nefes nefese izliyorsunuz..
Filmde konuşma yok denecek kadar az.. Hele de hayatını anlattığı o küçük çocuk Yusuf nerdeyse hiç konuşmuyor.. Sorunlu.. Babası ile tek tük, kısık sesle diyalogları var. Gittiği ilkokulda okumayı başaramayan tek öğrenci o.. Kalabalıklar içinde sıkılıyor, utanıyor, kekeliyor, susuyor ve kaçıyor..
Şimdi Bal'a gidin ve hem de bir çocuğun hiç konuşmadan, ne kadar da çok konuştuğunu görün.. Bu da bir mucize..
Sadece Kaplanoğlu mucizesi değil tabii.. 7 yaşında bir çocuk, Bora Altaş nasıl akıllara seza oynuyor görmeniz gerek.. Slamdog Millionere'de o gece kondu çocuğunda Ayush Khedekar ödüllere boğulan bir oyunculuk gösteriyordu. Ama çok iyi yazılmış diyaloglar işin büyük kısmını taşıyordu.. Bora konuşmadan anlatmak zorunda kendisini oysa.. Sadece oyunculuğuyla.. Ve oynuyor.. Olağanüstü oynuyor.. Kaplanoğlu'nun Karadeniz'de bisikletiyle dolaşıp mekân ararken rastladığı küçük çocuk Bal'da başoyuncu olmuş.. Bu da mucize değil mi?.
Bir mekân bulmuş Kaplanoğlu, Karadeniz'de.. Yani bu nasıl güzelliktir?.. Bu ne muhteşem fotoğraflardır.. Gecesi ayrı, gündüzü ayrı güzelliklerin. Bakmaya doyamıyorsunuz.. Bu harikulade öykü, ancak böyle harikulade bir mekânda anlatılırdı zaten..
Bal, hani nasıl derler, tam da damardan bir duygu filmi.. Bal, bakın tekrar yazıyorum.. Duyan, hisseden, içinde hisseden her insanı kalbinden vuracak kadar güzel bir insan filmi..
Bu filmi görmezseniz yazık..
Kaplanoğlu 150 bin seyirci yeter bana demiş.. "Yeni bir filme başlamam için gereken parayı sağlar.."
Bana yetmez.. Bal'ı bu ülkedeki herkes seyretmeli.. 1.5 milyon değil, 15 milyon seyretmeli.. Bal bütün gişe rekorlarını kırmalı.. Sinema adına değil, "İnsan" adına..
Yani bakın.. İnsanları ikiye ayıracağım bundan sonra.. Bal'ı görenler ve görmeyenler..
İşadamları sponsor olmalı, belediyeler otobüsler tutmalı, bütün okullar gidip görmeli mesela.. Fabrikalar, işyerleri..
Semih Kaplanoğlu akıllar durduran bir film yapmış inanın.. Sinemadan çıkarken bir film vardı onu hatırladım. Kız yatıp uyuyunca her şeyi unutuyor, hayatı sıfırlanıyordu.. Sevgilisi delikanlı, her gün kızı kendisine yeniden âşık etmek zorunda kalıyordu..
O kızın hastalığı bende olsaydı.. Yatınca her şeyi unutsaydım.. Her gün Bal'a ilk defa gitmenin, ilk defa seyretmenin zevkini tatsaydım, Bal'a her gün yeniden âşık olsaydım..
Güzel sanatlar içinde en güzeli, güzel yaşama sanatıdır.
Hayatınıza bir güzellik katın.. Bal'ı seyredin.. Unutamayacaksınız..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN