HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Bir şiirin resmi..

"Ateş gibi bir nehir akıyordu
Ruhumla o ruhun arasından"
demiş Ahmet Haşim..
"Ateş gibi bir nehir"i düşünmüş Jale Çelik..
Bir şiiri resme dökmüş..
"Ateş gibi bir nehir akıyordu
Ruhumla o ruhun arasından
Bahsetti derinden ona halim
Aşkın bu onulmaz yarasından.

Vurdukça bu nehrin ona aksi
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan
Baktım ona sessizce uzaktan
Vurdukça bu aşkın ona aksi...!"

Art Bosphorus'ta Teku Galerisi'ne gidin.. Jale'nin resimleştirdiği Haşimleri seyredin..
"Kızıl ve gölgeli kıvrıntılarda gizlenmiş
Gülen dudakları zulmette kanlı bir güldü" ye bakın..
"Yarin dudağından getirilmiş
Bir katre alevdir bu karanfil,
Ruhum acısından bunu bildi!" yi seyredin.
Ayni galeride Füsun Ürkün de var.. O ne dünya tatlısı resimler.. Bir pencereden bakan kız var. Bir de pencereden, dantel perdeli pencereden dışardaki harika peyzajın görünümü..
Sait Günel'e fazla zaman ayırın, Martan'da.. Çünkü sizi büyüleyecek tablolar var orda.. Usta gene harikalar yaratmış..
Esra Üner'i bu fuarda keşfettim.. Bu nasıl bir esrardır.. Renkler bu kadar mı güzel kullanılır?.. Bu renkler aslında figür istemiyor, ama figürü de yerleştirmiş o renk dünyasının içine.. Hayal dünyasına gerçeği yerleştirmiş..
"Aşk zamana mı bağlıdır, yoksa sadece bildiğimiz dünya zamanını yok ederek mi yaşanır" diyor Esra, yan yana dizdiği resimleriyle..
"Bir kelebek, bir adam, bir kadın, tarih öncesinden bir denizatı, zaman yolculuğunda nasıl bir araya gelir?.. Bu bir arayış.." diyor..
"İnsanoğlu aşkla yaratılmış ama yaşadığı her an onu aramış her yerde.. Oysa ki tam içinde.. Hiç bakmayı bilmediğimiz bir yerde gizliymiş" diyor.. Esra Üner'in enfes resimleri Martan'da..
Açılışta fuar gezmek pek tatlı değil. Kalabalıkta rahat rahat bakamıyorsunuz. Vakit dar hızlı dolaşıyorsunuz.. Bu yazıyı da hemen yazmam lazım ki, mümkün olduğu kadar erken yayınlansın ki, üç kişi daha gitsin..
Atladıklarım var mutlak.. Bu yüzden bir daha gideceğim, kesin..
İşte hızlı dolaşımdan izlenimler..
Devrim Erbil (Ariyel) tabii.. Gene harika İstanbul çizmiş.. Mavi.. Kırmızı..
Hakan Moğultay (Art Point) bir heykeller yapmış.. Viyola.. Çello.. Müthiş..
Kamber Kamber Kırcali'den gelmiş.. Bulgaristan Türklerinden.. Müthiş..
Genco Gülen Yunan tarihini günümüze getirmiş.. Alınlarına çatal batırılmış büstler, yan yana.. Genco "Şiddeti kadın da uygular bazen.. Onu anlattım" diyor.. Vay!..
Biraz da, çok değişik bir Mehmet Gün var.. Harika tablolar.. Ve de Demet, Dinçer Güngörür'den çok şirin heykeller..
Metin Ünsal (Selvin) .. Benim sevgili dostum.. Ortaköy ressamı o.. Gene harika Ortaköyler boyamış.. Hele bir Gece Öyküleri var ki.. O harika kilise ve hemen ön duvarında benim mekânım.. Ertekin'in yeri..
Yasemin duymasın.. Beni anında aldı resim tabii.. Metin'in çalışmalarında yüz yok.. İnsanların yüz yerleri boş.. "Neden" dedim.. Hınzır hınzır güldü.. "Bir yüzü boyayana kadar, üç resim yaparım Hıncal Ağbi.."
Bakın bakalım Metin'in yüzsüz insanlarına.. Size ne verecek?..
Funda Tarakçıoğlu, Mine Akın ve Yakut Ayverdi'nin heykelleri çok hoş çalışmalar. İchelique Heykel, duyduğum ilk heykel galerisi bizde..
Kainat Barkan Pajonk (Ürün) enfes pezajlar yapmış.. Bir yeşil dünya var, hemen yanında bir sarı kahverengi.. Basıl çarpıcı ikisi de..
Ekavart'ta İnci ile oturdum en son.. Tatlı tatlı sohbet için..
www.ekavart.tv diye tıklarsanız, İnci size de Fuarı anlatır biraz biraz..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN