HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

İşte Kültür Merkezi..

Hayat sürprizlerle dolu.. Güzel yapan da o.. Av Mevsimi'nde, öldürülmesi ile öyküye konu olan Pamuk'u hiç görmemiş, ama film boyu iç sesini dinlemiştik. Son jenerikte, bu sesin "Ezgi Başaran"a ait olduğu yazıldı.
Yazılarını keyifle okuduğum Ezgi Başaran'ın böyle bir hüneri olduğunu bilmiyordum.
Hoşuma gitti. Kutladım.
Sonra Ezgi'den haber geldi. "O Ezgi Başaran ben değilim. Tamamen isim benzerliği.."
Ardından öbür Ezgi'den haber geldi..
"O Ezgi benim, ama adım Başaran değil. Bakışkan. Film jeneriğinde yanlış yazmışlar. Ben gazeteci değil oyuncuyum ve şu anda Vanya Dayı'da Yelena rolünü oynuyorum.."
Buyrun burdan yakın. Sürpriz üstüne sürpriz..
İstikamet Vanya Dayı..
Bir.. Çekof'u çok severim.
İki.. Çeşitli haberlerde okudum. Bu oyunda doktoru Selçuk Yöntem oynuyor.
Onun tiyatrosuna hayranım. Sahnede özledim. Görürüm.
Üç.. Sadece sesine alkış tuttuğum gerçek Ezgi Bakışkan'ı hem de önemli bir rolde izler, Yavuz Turgul adına da özür dilerim.. Zira film hâlâ sinemalarda Ezgi Başaran adıyla dönüyor. Yanlış bilindiği halde, kılını oynatan yok. Ayni saygısızlık Yavuz'un kendisine yapılsaydı, bugüne dek neler olmuştu kim bilir?.
Yasemin izledi, salı gecesi Kadıköy Halk Eğitim Merkezi sahnesinde yakaladı. Çocukluğumun Yurt sineması.. Yazları İstanbul'a geldiğimizde her hafta mutlak giderdik. Evimiz de o mahalledeydi çünkü..
Ünal'la program kitapçığını aldık, yerimize oturduk. Daha on dakika var. Kitapçığı karıştırıyorum. Selçuk yok.. "Yahu oyunu terk etti de haberimiz mi yok" diye söylenirken, Vanya Dayı'yı sahneye koyan Ahmet Levendoğlu'nun yazısı dikkatimi çekti.
"Vanya Dayı bizden başka Nesrin Kazankaya yönetimindeki Tiyatro Pera'da da sahnelenmekte.."
Vay anasını Sayın Seyirciler.. Vay anasını.. Sürprizin güzelliğine bakar mısınız?.
Tiyatrolar, içlerine düştükleri sıkıntı yüzünden, bol dekolte sahneli vodviller dışında bir şeyler oynamaya pek az cesaret ederken, iki özel tiyatro birden ayni anda, Çehov'un 150'inci Doğum Yıldönümünü iki "Ayrı" Vanya Dayı ile kutluyor.
İki ayrı.. Sadece kadrolar değil, her şey ayrı.. Çevirenler bile.. Bizim izleyeceğimiz Tiyatro Stüdyosu'nun Vanyası'nı çeviren Ataol Behramoğlu.. Tiyatro Pera'nın Vanyası'nı ise yönetmeni Nesrin Kazankaya türkçeleştirmiş..
Yani Dünya Kültür Merkezi böyle olunur işte.. Her gece nereye gideceğini şaşırmakla kalmayacaksın, "Hangi Çehov?.. Hangi Vanya Dayı" diye de telaşa düşeceksin..
Tiyatrolarımız bu unvana layık. Ama her Vanya'yı dayısı sanan ben dahil, bu mükemmel güzelliğin farkında olmayan medya hala "Kültür Köyü" boyutlarını aşamadık.
Gazeteye gelir gelmez Yasemin'e durumu anlattım. "Bana hemen öteki Vanya'da da yer ayırt" dedim..
İki Vanya'yı birlikte yazmaya karar verdim..
Mukayeseli..
Bu mukayesenin dışında bir kişi var. Çiğdem Erken.. Sahnedeki piyanoyu zaman zaman çalma dışında oyuna katılmayan o müthiş müzikçi kız.. Fazıl'ın doğum gününde tanımış, Yaşamdan Dakikalar'a da davet etmiştim. İşte o.. Çiğdem'i bu oyuna, yönetmen Ahmet Levendoğlu eklemiş.
Oyunun orijinalinde yok. Daha önce izlediğim Vanya Dayı'larda da yoktu..
Ezgi Bakışkan filmde görünmeden konuşuyordu.. Çiğdem, Ezgi'nin baş rol oynadığı oyunda, konuşmadan çalıyor ve resmen rol çalıyor.. Hele finaldeki sahnesi, müthiş bir resitalin kreşendoyla bitişi gibi. Salon ayakta alkışladı. Önce Çiğdem'i, sonra oyunu..
Bu zor koşullarda, yirminci yılına gelmeyi başaran Tiyatro Stüdyosunu kutluyor, kadehimi 150'nci Doğum Günü için Çehov'a kaldırıyorum..
Niye kadeh?.
Çehov 44 yaşında ve ölüm döşeğinde.. Doktor başucunda. Durumu herkes biliyor. Doktor "Bir kadeh şampanya verin" diyor..
Çehov kadehi dudaklarına götürürken, karısına gülümsüyor..
"Ben şampanya içmeyeli ne uzun süre geçmiş."
Kadehini kafasına dikiyor. Fon dip.. Başını yastığına yaslıyor.. Ve son..
Şerefe Çehov!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.