HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Bir harika konser daha..

Önce Maltepe Belediye Başkanı Dr. Mustafa Zengin'e bir tıbbi muayene tavsiye ederim. Üstelik tıp doktoru ama ders almıyor..
Yahu Hocam, sen orkestra kurdun diye ağır cezalık olmadın mı?. Duruşmaların hâlâ devam ediyor.. Belediye senfoni orkestrası kurar mı?. Kömür dağıtır, bulgur dağıtır.. Sanat neyine..
Dahası.. Fazıl Say konseri ne oluyor?.. Şevval Sam konseri yapan İzmir Belediyesi'nin başına gelenleri okumaz mısın?. İhale açmadan konser mi olur?.
Sen Fazıl Say konseri için ihale açtın mı?. Belki ben gelip daha ucuza çalacaktım?. Fazıl para almadı mı?. Almasın.. Ben üste para da verirdim belki..
Bu belediyelerin üzerinden sopayı eksik etmeyeceksin..
Bak, Maltepe'den ibret alan yok.. İzmir Karşıyaka Belediyesi de, Gürer Aykal şefime bir orkestra kurdurmuş. Serhan Bali, Hürriyet'te yazıyordu dün. İlk konserleri harika olmuş.. Olmuşsa olmuş.. İlk duruşmalarına bak sen, Serhan!..
Sevgili Adalet ve İçişleri Bakanlarımıza bir selam çakarak sormak isterim..
Kadir Topbaş'a da soruşturma açtırıldı mı?.
Büyük Şehir Belediye Futbol Takımına milyonla euro verip futbolcular alınırken ihale açılıyor mu?. Onu niye soruşturmuyorlar acaba?.
"Hıncal efendi, palavrayı bırak konseri anlat" deyişinizi duyar gibiyim.. Valla aslında şaşırdık biz de neyi nasıl yazacağımızı..
İki yıl önce New York Carnegie Hall'de yapılan ve 90 ülkenin katıldığı Oda Müziği Orkestraları Yarışmasında birinci olan Borusan Kuartet ve Fazıl Say'ın birlikte sundukları "Türk Bestecileri" gecesi muhteşemdi, Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde..
Atatürk'e ve Cumhuriyete sövmek için, ilgili her şeye, bu arada çağdaş müziğimize de saldıranların biri keşke orda olsaydı ve hem eserleri, hem yorumcuları dinleseydi. Cumhuriyet neymiş, Atatürk ne yapmış anlar, utanırlardı belki biraz..
Fazıl'ın birbirinden harika üç baladını, Nazım, Kumru ve Sevenlere Dair'i onun usta parmaklarından bir kez daha mest dinledikten sonra, Esen Kıvrak kemanıyla gene Fazıl'ın Kleopatra'sını harika yorumladı.
Sonra Fazıl ve Olgu Kızılay geldiler.. Benim öldüğüm, bayıldığım "Fazıl Say/ Keman/ Piyano Sonatı"nı seslendirmek için.. Olgu nasıl duygulu eşlik etti Fazıl'a..
Sonra Kuarteti izledik.. Esen ve Olgu'ya Efdal Altun (Viyola) ve Çağ Erçağ (Çello) eklenerek.. Onlara New York'ta birincilik getiren Fazıl bestesi Boşanma'yı gene müthiş bir neşe ile çaldılar.
Ardından Fazıl da onlara eklendi.. Ulvi Cemal Erkin'in Piyanolu Beşli'si final oldu.. Harika bir Anadolu bu.. Hele o Horon ve Köçekçe bölümlerinde ayağa fırlamamak için kendimi zor tuttum.
Salon da yıkıldı zaten.. Fazıl ve arkadaşları iki bis yapmak zorunda kaldılar.. İkinci bis Mozart'ın Allaturca'sıydı.. Öldürdü bizi.. Fazıl öyle bir yorum yazmış ki, "AllaTurca öyle olmaz, böyle olur" dercesine.. Allaturca'yı bir alaturka çalışları vardı, görmeliydiniz.. Salonu kırdı geçirdiler..
Konser sonrası kulise koştum.. Önce dörtlüye sarıldım, teker teker. Sonra Fazıl'la kucaklaştık.. Zürih Konsolosluğu sırasında biz Yaşamdan Dakikalar ekibini fevkalade ağırlayan diplomat dostumuz Mehmet Emre de ordaydı..
"Gürer olmayınca, Fazıl kaç defa bis yapıyor bak" dedi..
Kahkahayı bastık hep beraber..
Gürer şefim.. Fazıl seni sattı, haberin olsun!.. Ben sana dedim, "Bu Fenerlilere güvenilmez" diye.. Mesut İktu bir, Fazıl iki.. Haa.. Bedri Baykam'dan da uzak dur.. Bu üçü Bermuda Şeytan Üçgeni..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.