HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Dağ gibi para ve bir genç kız

Tevfik Yener'le Hafta Sonu

Para, para, para!.. Kimi "el kiri" demiş, kimi boksör Joe Louis gibi, "Parayı sevmem ama içimi rahatlatıyor" diyerek ilaç saymış. Ünlü zengin Paul Getty, "Paranızı hâlâ sayabiliyorsanız, gerçekten zengin değilsiniz" buyurmuş.
Wall Street şakasına göre; Tarihin en başarılı yatırımcısı firavunun kızı Termutis'miş. Nil'den bir peygamber (Hz.Musa) çıkarmış.
Peki, Türkiye'nin en büyük servetlerinden biri genç bir kızın avucuna gelse ne yapar söyler misiniz?
Hikayem tahmininizden farklı olacak sanırım.
Kahramanımız 18 yaşındaydı. "Acil gel" mektubunu alınca Londra'dan İstanbul'a geldi. Adı Ender'di. Güzellikte ender kızdı. Sarı saçlı, rüya yüzlüydü. Çizgi filmlerin prenseslerine benziyordu.
Annesi. Fakir düşmüş eski tiyatro-film yıldızıydı. Kızına özetle, "Baban öldü yavrum. Biliyorsun başkasıyla evli, bende kuruş yok. Okul masrafını gönderemem" dedi, "Mirastan payını alınca okuluna dönersin."
Miras paylaşımı zorlu çıktı. Memleket gibi para... Babasının son eşi sıkı avukatlar tutmuştu. Ana kızın avukat tutacak parası yoktu. Babasının tek evladıydı oysa, payı müthişti ama alamıyordu. Bir yandan okul vakti geliyordu, kayıt parası gerekliydi.
Yapımcı Ümit Utku, ana kızı bir filme razı etti, gazetemde özenle tanıttım, film iş yaptı, Utku iyi para ödedi. Ancak, öyle pahalı bir okulda okuyordu ki Ender, Yeşilçam tek filmle bedeli karşılayamazdı.
Dava uzadı, araya girdim, son eşe ricada bulundum işe yaramadı. Ender bir gün vedaya geldi, "Gidiyorum" dedi. Londra'ya dönüyormuş. "Dava n'oldu?" diye sordum. "İlgilenmiyorum" demez mi.
"Para için savaşmak midemi bulandırıyor. Tiksindim" diyerek çekti gitti. Beş kuruşsuz...
Ülkenin en büyük servetlerinden birinin varisi Ender, Cahide Sonku'nun kızıydı. Geçen hafta okuduğunuz "Avrupa'dan gelen köpek maması" yazımdaki Şükran Hanım, Ender'in babasının son eşiydi. Miras konusunda Ender'le mahkemelik olmuşlardı.
Cahide Sonku kızına kavuşunca içkiyi bırakmıştı, gidince tekrar başladı. Bir dönemin tek yıldızının acıklı sonunu iyi bilirim.
Ender bir daha Türkiye'ye dönmedi. Eşlerine Rolls Royce hediye eden meşhur Tütüncü İhsan Doruk'un tek evladı izini kaybettirdi. Yıllar sonra bir hamburgercide garsonluk yaptığını duydum.
Hikâye 1972'de yaşandı. Ender Doruk'un o serveti tepişinin şoku bende tazeliğini koruyor ve onun "İnsan her koşulda kendini yeniden yaratmalı" sözlerini anımsıyorum.

BİZE ULAŞIN