HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Tecelli'den Abuzittin'e mektuplar

Abuzittincim,
Norveçliler "Dünyanın en pahalı benzinini" kullanmaya başlayınca tepem attı. Bilader yıllardır "Dünyanın en pahalı" benzinini biz kullanırken ve bu rekorla gurur duyarken nereden çıktı bu abuk durum, kafamı karıştırdı. Norveçlilerle aramızda bildiğim kadarıyla, bi sorun da yoktu.
Bu işi araştırmacı gazeteci gibi davranıp yerinde irdelemeliyim dedim ve kalkıp Norveç'e gittim!
Oslo'ya varır varmaz: Nasıl olur da "Dünyanın en pahalı benzinini kullanan kainat insanları" şanını elimizden alırsınız diye çıkışacakken, bi haber geldi ki bizim hükümetimiz "litreye 9 kuruş " zamla, Allah razı olsun, rekoru tekrar ele geçirmemizi sağlamış. Oh be! Bi mutlu oldum, bi rahatladım.. O keyifle de "Bari buralara gelmişken Fiyortları bi dolaşayım" dedim.
Fiyortların güzelliğini öteden beri arkadaşlarımdan duyuyordum. Fiyortlar şöyle bi şey; elinin parmaklarını aç.. Parmaklar, tepeler, sarp kayalıklar veya dağlar olsun.. Parmakların arası da deniz. Daha önceleri parmakların arası buzullarla kaplıymış, sonra bunlar zamanla (10 binlerce yıl süren süreç) erimiş ve deniz sularıyla dolmuş. Uzunluğu 200 kilometreyi aşan fiyort var.
Fiyortların içinden gemiyle geçiyorsun. Kimileri küçük gemiler, kimileri de (eşimle benim gezdiğimiz) 2 bin kişilik.. Kıyılara sürtünecekmiş gibi gidiyorlar. Etraftaki manzara bence 5 yıldız. Yeşilin her tonunda otlar, çayırlar, çeşit çeşit ağaçlar, bitki türleri, ormanlar.. Kayaların içinden fışkıran orman olur mu? Burada olmuş.
Sonra yer yüzü hızla yükseliyor ve taa 2 bin metrelere çıkıp dağ oluyor. Üzeri karlı. Yer yer de buzulların pırıltısını görüyorsun. Sıfır seviyesinden 2 bin metreye yükselen dağ daha bi heybetli duruyor. Bu manzaraya şelaleleri ekle..
Kimi 50 metre yukardan, kimi 100, 200.. Altlarındaki kayaları döve döve sulara karışıyorlar.
Bu doğanın içine kibrit kutusu gibi serpiştirilmiş pastel renklerde, usta ellerden çıktığı belli, şirin mi şirin evleri de ekle !
Kısacası dünyanın görülmeye değer yerlerinden biri Norveç. Ama eğer doğadan hoşlanıyorsan. Norveçlilere gelince, biraz soğuk insanlar. Belki de iklimden veya kimseye muhtaç olmadıklarından görüntüleri öyle.
Aç yok, fakir yok, işsiz yok "asgari geçim indirimi" filan gibi şeylerden haberleri yok. Tek tük modern dilenci görüyorsun, onlar da iltica işlemlerini henüz tamamlayamayan mülteciler.
Dağlardan akan suları çok iyi kullanıp enerjiye çeviriyorlar. Petrol bol, doğal gaz satışında dünya ikincisi. Balık ihracatından büyük paralar kazanıyorlar. Bi Norveçliye (Turist gezdiren arabanın kaptanı, yılda 70 bin euro alırmış) "Sizde benzin niye bu kadar pahalı. Üstelik petrolünüz de var" dedim. Adam "Biz de şikayetçiyiz. Ama burada her şey pahalıdır, Avrupa'nın en pahalı ülkesiyiz. Ancak, sosyal haklarımızın devamı için yüksek vergilere katlanmamız gerek" dedi. Bi Norveç vatandaşı ölünceye kadar ne okula ne hastaneye ne ilaca tek kuruş ödemezmiş Abuzittin'cim. Buna cenaze masrafları da dahil!
Dönüş yolunda Norveç Kralını uzaktan gördüm.
Ona, bi daha, "Dünyanın en pahalı benzinini kullanan kainat insanları" ünvanını elimizden almaya kalkışırsanız bozuşuruz anlamına gelen bi işaret yaptım. Nasıl yaptığımı şimdi hatırlamıyorum.. O da başını salladı. Demek mesajı almış.
Münasip yerlerinden öperim Abuzittincim.
Kardeşin Güneş. tecelligunes@google.com.tr

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN