HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Gün kardeşlik günüdür!..

Şalom bu ülkede yaşayan- Yahudi vatandaşlarımızın çıkardığı bir gazetede.. Türkçe yayınlanıyor.. Okur sınırları geniş.. Çünkü Türkiye kökenli çok sayıda Yahudi de dünyaya yayılmış yaşıyor.. İsrail en başta.. Ama Avustralya'dan, Kaliforniya'ya kökleri burda olanlar var.. Doğdukları toprakları, burda kalan akrabalarını merak ediyorlar.. Şalom onların iz sürme adresi..
Bana her hafta geliyor. Her hafta ilgiyle ve sevgiyle okuyorum..
İlgiyle okuyorum. Çünkü haberleri de, yazıları da ilginç. Bana içimizdekileri anlatıyor.. Merak ettiklerimi.. Gazete, ayrımcılık, öfke, nefret değil, tam tersine, sevgi, dostluk, kardeşlik, vatandaşlık, ayni vatanı paylaşan insanlar bilinci içinde yayınlanıyor..
Ülkemin hem de bu günlerde en çok ihtiyaç duyduğu şey.. Bir takım fanatikler, etnik ayrılıklardan uçurumlar yaratmaya çalışıp, her fırsatta düşmanlık, öfke ve kin tohumları ekerken, geçmişin hatalarını durmadan kaşıyarak, bugünkü kuşaklara nefret aşılarken, Şalom Yahudi kimliğini muhafaza ediyor ama barışı, önce iç barışı hedefliyor. Bu gazete sevilmez, bu gazete sayılmaz mı?.
Geçen haftanın sürmanşetini okurken, bir dostum Halit Kakınç'ın, bir İkinci Dünya Savaşı trajedisi Struma'dan çıkardığı roman ve bu romanın tanıtımına gönüllü katılan bir başka dostum İshak Alaton'un bu acıyı fena halde kanatarak, hem Türk, hem Yahudi fanatiklere bir kavga fırsatı yaratan sorumsuz sözlerini hatırladım.
Haber, 18 Ekim'de İsrail'de gösterime girecek (Geçen hafta girdi) bir filmi duyuruyordu. "Türk Pasaportu!.." Savaş sırasında Avrupa'nın çeşitli ülkelerindeki Türk diplomatlarının çabalarıyla soykırımdan kurtarılan Yahudileri anlatan bir belgesel drama... Bahçeşehir Üniversitesi ve İsrail merkezli bir Yahudi Derneği Türkiyeliler Birliği'nin ortak çalışmasıyla çekilmişti.
Dikkat edin. Benim haberim yok. Yahudi gazetesinde okuyorum. Türkiye'de değil, İsrail'de gösteriliyor.. İsterdim ki, Alaton dostum, bu filmin tanıtımına ve gösterimine de katkıda bulunsun..
Fazıl Say'la birlikte İsrail'e gittiğimizde, Kudüs ve Tel Aviv'de gördüğümüz dostluğu ve yakınlığı unutmama imkan yok.. Hele de Türkiye'den göçenlerin etrafımızda oluşturdukları sevgi halesi.. Tıklım tıklım dolu 3500 kişilik konser salonunda, herkesin ayakta olduğu ve 15 dakika alkışladığı finali nasıl unuturum?.
Ya sokaktaki insanlar.. Gittiğimiz kafeler ve restoranlarda gördüğümüz dostluk.. Her plakçıda gördüğümüz Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses posterleri.. "Gidenler hala buralı" demiştim o zaman..
Ne kadar buralı olduklarını Şalom'da okudum geçen hafta gene..
Türkiyeliler Birliği, Yeşilçam Korosu kurmuş İsrail'de.. Doğup büyüdükleri kültürü devam ettiren Türk Geceleri düzenliyor, lakerdasından, yaprak dolmasına Türk mezeleri ile doldurdukları masalarında rakı keyfi yaparken, alaturka şarkılar söylüyorlarmış. Bu sene, 1958 göçmeni Moti Adanalı yönetiminde Yeşilçam korosu kurmuşlar. Türk Konservatuvarında okumuş iki solistin seslendirdiği Çanakkale Türküsü gecenin doruğu olmuş. İsrail'in İstanbul Kültür Ataşeliği döneminden tanıdığım dernek başkanı Zali Toledo, İsrail'e göçen Türk kökenlilerin ve onların çocuklarının Türk kültür ve dilini unutmamaları için çalışıyorlarmış.
Hadi sevgili dostum Alaton.. Bu haberi de yorumlar mısın?.
Şalom'da Edirne doğumlu, şimdi Amerika'da yaşayan Dan Bayer'in anlattıklarını da okudum.. Varlık vergisinden çektiklerini, Trakya'da yaşanan acıları anlatıyor.. Ama ayni dönemde büyük yardımlarını gördükleri Müslümanları da anlatıyor.. "Bütün çektiklerimize rağmen, şahısları suçlamamak lazım" diyor.. Geçmişin koşullarında yaşananları geçmişte bırakıp, bugüne kan davaları taşımanın yanlışını anlatarak..
..Ve bizim gazetelerde tek satır haberini okumadım. Gözüme çarpmadı. Verenler de saklamış olmalı..
1999 yılından bu yana, her yıl Galata'da "Yahudi Kültürü Avrupa Günü" yapılıyormuş. 2012 günü, 7 Ekim'de kutlanmış. Bu yılın teması "Yahudi Mizahı.." Bir yığın etkinlik içinde Nedim Saban'ın moderatör, Metin Serezli'nin konuşmacı olduğu "Yahudi Mizahı" paneli gerçekleşmiş. Ayhan Sicimoğlu ve orkestrası Avusturya Lisesi'nde etkinlik çerçevesinde konser vermiş. Hiç birini görmedik, duymadık, duyurmadık.. Nasıl medyayız biz..
İyi ki, Şalom var!..
Bu ülkede yaşayan her etnik gurubun Şalom gibi gazetelere ihtiyacı var.. Bu ülkenin ulusal gazetelerinin de etnik gurupların haberlerine daha fazla eğilmesi gerekiyor..
İşte o zaman ayrılıkçı, bölücü fanatiklere karşı tek yürek olabilir, işte o zaman ülkemize iç barışı, kardeşliği getirebiliriz.. Teşekkürler Şalom!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN