HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Assolistin son saltanatı

Tevfik Yener'le Bayram!..

Yağmurun hayata lezzet kattığı bir gece.
Islak asfaltın kara suratı bile bana gülümsüyor.
Neonlar boyamış yüzünü renk renk ya, şişiniyor.
Beyoğlu'nun bir gün öldürüleceğini bilmiyor."
1959'un Şubat ayı. Tünel.
Tramvayla geldiğim Karaköy'den antika metromuz ile Tünel'e çıkmıştım. Yağmurun altında yürüyorum. Ne güzeldir Tünel ve civarı. On dokuzuncu yüzyıl Beyoğlu'suna has, kararsız ama güzel mimariler dostça birbirine yaslanmış.
Bir zamanlar Beyoğlu'nda taş bina yokmuş. 1831 ve 1871 yıllarındaki büyük yangınlar Beyoğlu'nun ahşap binalarını yok etmiş. Çoğu Ermeni, İtalyan, Rum ve Fransız mimarlar Karaköy'den başlayarak Tünel, Beyoğlu ve çevresi ile Şişli'ye, Maçka'ya kadar taş binalar kondurmuşlar. Oralar bu sebeple Avrupa kentlerine benzer.
Yürürken gözüm Narmanlı Yurdu'na kayıyor. Hocamız Bedri Rahmi Eyüpoğlu özel atölyesini orada açmıştı. Bir öğleden sonra Akademi'den çıkmış, Narmanlı Yurdu'na gelmiştik. Atölyenin tablolar asılcak duvarlarına çuvallar çakıyoruz gönüllü.
Reis'i seviyoruz. Yakınları Bedri Rahmi Eyüpoğlu'na "Reis ya da Bedros" derdi. Hey gidi Koca Reis, çok oldu sessiz gemisiyle son seferine gideli...
Dönelim o geceye; Güner Kuban, "Efendi Kulübe gel. Dario Moreno'yla da tanışırsın" demişti. Dünya yıldızıyla tanışmak şans.
Tünel'de oluşum bu yüzden.. Rus Konsolosluğu yakınında bugün kayıp ünlü Şato Gazinosu var. Neonunda Sevim Şengül yazıyor. O yıllar heyecan veren bir assolist. Güzel ateş gibi kadın. Sesi harika, bir de besteci.
Sevim Şengül'ü anmak hüzün veriyor. O parlak günlerinden uzun yıllar sonra Sevim Hanım beni aramıştı. Durumunu anlattı. "
Tek başıma bir odada yaşıyorum, ağır şeker hastasıyım, ilaçlarımı alacak param yok."
Biriktirdiği parasını "erkeğine (?)" kaptırmış, terk edilmiş, fakir düşmüş. Ona yardım etmek gerekiyordu. Bir gece düzenlemek istedim."Sanatsever sayın iş adamları Sevim Şengül'e destek verir mi?" diye Sabah gazetesindeki köşemde yazdım. Bazı para babalarını aradım, "Ha, hu" dediler. Sonuçta umursayan olmadı. O sırada ralliede yüzbin liralık otomobilleri keyiflerince parçalıyorlardı.
"Kimileri keyfine parçalar pahalı otosunu
Kimi biçare bir karış bezle örtemez poposunu."
Sevim Şengül tek başına bir garip öldü gitti. Son saltanatı musalla taşında olmuştu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN