HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Vasat turnuva.. Fiyasko kapanış!..

Dünya sıralamasında 2012 yılını ilk sekiz sırada kapayan kadın tenisçilerin oynadığı İstanbul Turnuvası bu yıl benim için tam bir hayal kırıklığı oldu..
Gelenlerin çoğu, Serena Williams dışında sezonu kapamış gibiydiler, bir. Gene Serena'nın dışında, başta Sharapova, servis çizgisi gerisinde en tatsız tenisi oynayanlar olduklarından, iki..
"Tenis gittikçe seyredilmez oluyor" dediğimde kızıyorlar.. Hücum tenisi oynayan nerdeyse kalmamış.. Herkes savunmada..
Düşünebiliyor musunuz, Sharapova-Azerenka arasındaki yarı final maçında 4-1'i izleyen oyun 19 dakika sürdü.. Agresif tenis oynanan maçta bu sürede nerdeyse set biter.. Azerenka çeviriyor, Sharapova çeviriyor.. İkisi de bekleme oyununda.. Bekliyorlar ki, rakip hata yapsın.. 9 defa "Berabere oldu" durum, ortalama 15'er, 20'şer vuruş süren rallilerle.. Isınma dakikalarındaki karşılıklı vuruşlardan farkı olmayan bu tenise "Maç" demek olası değil..
Final maçında Sharapova ezildi resmen.. Maçın hiçbir anında kazanacağı hissini vermedi.. Düşünün iki setlik oyun boyunca, Sharapova'nın "Winner" yani sayı alıcı vuruş sayısı 13.. Yazıyla on üç..
Fileye gelmeyi aklından geçirmiyor. Oyunu tek başına Serena yönetiyor. O nasıl isterse öyle oynanıyor oyun.. Amerikalı can alıcı anlarda müthiş servisler çıkarıyor.. Sharapova'nın servisleri oyunda dönüm noktası olacak düzeyde değil.. Hele ikinci servisleri tam kafasına return yemek için.. Bu mu tenis?.
Dünyanın en iyi sekizine not verdim, hemen hepsini büyük sıkıntılarla izlediğim maçlarda..
Kazanan Serena 100 ise (Tenis düzeyine göre değil, bu turnuvaya göre 100), ötekilerin notu şöyle..
Sharapova 60!.. Azerenka 40!.. Ötekiler 0'la 30 arası..
Bu Azerenka Dünya 1 Numarası olarak geldi, bir numara olarak da gitti.. Anlayın ötesini.. Yahu, servis atamayan "Bir numara" olur mu?. Voleybol maçı gibiydi Azerenka ile oynamak. Yani servis atan değil, karşılayan avantajlı oluyor ya voleybolda.. Azerenka, en kritik maçlarında, yedi sekiz kez servis kırdırıyordu.. Sert servis atmak istediği zaman da çift hata yapıyordu. Yarı final maçında iki seti de çift hatayla bitirdi. Buyrun..
Şimdi bu turnuvaya övgü yağdırıyorlar..

***

Kapanış, seyircilerin podyuma çağrılan siyasileri yuhalaması yüzünden tam bir "Uluslararası Skandal"a dönüştü..
Bu faşist ve komünist devirlerden kalan adetlerden vazgeçemiyor, uluslararası organizasyonlarımızın sonunu ille de "Siyasal Şov"a dönüştürüyoruz..
Ne işi var ödül töreninde siyasilerin, bürokratların..
O spor dalını yönetenler, o turnuvayı organize edenler ve de, ulusal, uluslararası o sporun efsaneleri davet edilirler.. Ödülü onlar verir.. Bizim federasyonlarda, her ama her devirde bir yalakalık, yağcılık yarışı.. Yıllar önce Antalya'da yapılan Dünya Ralli Şampiyonası Türkiye Ayağı sonunda, ödülü, o ralli için parmağını oynatmayan valiye verdirmişlerdi. Ben de "Niye" diye bir yazı yazmıştım. O vali hakkımda "Hakaret" davası açtı ve bir de kazandı iyi mi?. Mahkeme benimle birlikte "Niye" diyeceğine.. Bu yüzden artık isim vermiyorum, eleştirilerimde..
Protesto şiddetle devam edince bakanlardan biri, ödül vermeden podyumu terk etti. Siyasetçi isen, marifet alkışta değil, protestoda dik durmak, oysa.. Madem geldin, kalacaksın..
Dünyanın izlediği bir uluslararası turnuvada, seyircinin küçük hesaplarla, o ülkenin bakanlarını, başkanlarını protesto etmesi affedilmeyecek bir "Kötü" davranış.. Ama ne demiş eskiler?..
"Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü.."
Federasyonlarımız yalakalıktan, siyasilerimiz, sporu siyasete alet etmekten, vazgeçmeyi ne zaman öğrenecekler?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN