HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Yeni sezonda perdeler açıldı!..

Öcal Uluç/ İzmir

1982'de kurulan İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin "Çeşme Başı Balesi" ile ilk temsilini verdiği, 1980 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kiralanan 90 yıllık Elhamra Sineması Sahnesi'nde, Vincenzo Bellini'nin ölümsüz aşk ezgileriyle dolu La Sonnambula'sını (Uyurgezer Kız) izlerken, düşünüyor ve üzülüyordum; İzmir için üzülüyordum, evrensel sanat ve müzik için üzülüyordum, bunca emek, bunca sanatçı için üzülüyordum!..
Elhamra Sahnesi, nostaljisi ve sanata verdiği hizmet itibariyle insanı cezbediyordu ama, artık kabuğunu kıran, hakkı olan yeni ve büyük bir sahneyi isteyen ve bekleyen İzmir Devlet Opera ve Balesi için çok yetersiz kalıyordu.
Bunca yıldır, sanat ve kültür adına uyuyan ama turizm adına bol bol gezen Ankara'daki ve İzmir'deki seçilmiş ya da atanmış yetkililerin, verdikleri onca söze rağmen, bugüne kadar "Önasya'nın binlerce yıllık kültür kenti" diye nutuk attıkları İzmir'e bu kente lâyık bir opera / bale sahnesi kazandıramamış olmaları ne kadar acıydı!..
Dahası, İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin bir çok gecesinde orada oldum; ön taraftaki protokol koltuklarında, arada bir görebildiğim Aziz Kocaoğlu dışında ne bir belediye başkanına, ne de bir İzmir Valisi'ne rastladım!..
Hele hele İzmir'in hemen hemen hepsi CHP'li olan belediye başkanları, bu sırt dönüşünüz ile, sanatçıları kırdığınız gibi, asıl Atatürk'lerin, İnönü'lerin kemiklerini sızlatmıyor musunuz?..
Yerel yöneticilerimiz, iş aleminin toplantı ve kokteyllerine gösterdikleri ilginin onda birini Elhamra Sahnesi'ndeki inanılması zor sanat gelişmesinin temsillerine gösterebilselerdi, inanıyorum ki, İzmir Devlet Opera ve Balesi, İzmir'in çoktan hakkettiği bir sahneye kavuşmuş olurdu!..

***

Sicilyalı bir müzisyen ailenin, 5 yaşında iyi piyano çalan ve 6 yaşından ilk bestesini yapan bir harika çocuğuydu, Vincenzo Bellini!..
Rossini'lerin, Donizetti'lerin, Verdi'lerin, Puccini'lerin gölgesinde kalan bir besteci; ama aşk şarkıları üzerine bilmem ki, ondan iyi kaç opera bestecisi var?..
La Sonnambula, zalim komplo ve kıskançlığın, tertemiz, sadık ve tutkulu bir sevgiye mağlûp oluşunu anlatan baştanbaşa "aşk şarkıları" ile dolu bir Bellini Operası!..
Başta Birgül Saraç (Amina) ve Erdem Erdoğan (Elvino) olmak üzere, Teyfik Toros (Kont Rudolfo), Derya Kırcalı Gürlük (Lisa) bu zor operanın altından başarıyla kalktılar ve hak ettikleri alkışı da aldılar.
Hele, Slavil Zdravkov Dimitrov'un Korosu, Bellini'nin eserlerinde başrole soyundurduğu korolarına lâyık bir sahne ve ses gösterisi yaptı, müthiş!..
Orkestrasıyla, dekoruyla, kostümleriyle, koreografisiyle, ışıklarıyla, İzmir Opera ve Balesi'nin yüz aklarından biriydi, Uyurgezer Kız; bütün sanatçıları ve emeği geçenleri kutlarım!..
***

Ayni gecelerde başka bir tür sahne oyunu izlemek, benim için sezon açılışının ikinci tatlı ödülü oldu!..
Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu'nun "Beni Yeniden Sev" oyunu Atatürk Kültür Merkezi Sahnesi'ndeydi.
Genciyle, yaşlısıyla bütün sanatçıları alkışladım ama "biri" vardı ki, o başka bir şeydi, bir dev; "Tek başına tiyatro!.."
Teşekkürler, Ali Poyrazoğlu, o gece hem bol bol güldürdün, hem de gözlerimizi nemlendirdin; o nasıl bir oyundu öyle?..


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN