HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Güzellikler!..

Bu İstanbul'un en güzel meydanına Nejat Eczacıbaşı'nın anıtını dikmek gerek.. Aslında kafamda yer de var. Kanyon'un önündeki alan.. Bir uluslararası yarışma açılmalı, anıt için.. Öylesi..
Her şey onunla başladı çünkü.. Onun kurduğu vakıf ve o vakfın başlattığı İstanbul Kültür Sanat Festivali'yle..
Genç bir gazeteci olarak yurt dışına gittiğimde, indiğim kentin programına bakar "Burada yaşayanlar ne kadar şanslı" derdim. İzleyecek o kadar güzellik vardı ki, seçmekte zorlanırdım, topu topu bir kaç günüm olduğu için.. Seçtiğime de bilet bulamazdım çoğu zaman..
İstanbul bugün o hale geldi..
Dostlar aradılar.. Cumartesi gecesi Haliç salonunda gözleri beni aramış.. Yaşayan en büyük şeflerden biri Lorin Maazel ordaydı da.. Oysa ben Carlos Saura'yı seçmiştim.. Flamenco Hoy!.. Madrid, Barcelona dahil, gitmediğim yer kalmadı. Ben hayatımda flamenconun böyle çalındığına, böyle söylendiğine ve böyle oynandığına şahit olmadım ki, kimleri, kimleri izledim.. Türker Ağabey'e de (İnanoğlu) teşekkürler.. TİM, harika şovlar getiriyor..
İstanbul dünya çapında bir Kültür ve Sanat kenti oluyor.. Her gün bir şeyler, hatta birkaç şeyler var, insanı "Hangisi" şaşkınlığına düşüren..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN