HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Teşekkürler Ömür!..

"Hey 15"li türküsü ile katıldığım kaç düğünün sona erdiğini hatırlamıyorum.
Bizde ne kadar sosyetik olursa olsun düğünler, kasap havası, mastika ve de bu türkü ile biter, gelenek olmuş.
Hey 15'li ile tempo tutup dans etmeyi de pek anlamazdım. 1914 bir faciaydı çünkü. Türkü de bu facia üzerine yazılmış bir ağıttı öyle bilirdim.
Doğrusunu Ömür Gedik'in yazısı ile (Perşembe Hürriyet) öğrendim iyi mi?:
Türkü, 1914 faciasını değil, bir yıl sonra, Çanakkale Savaşı döneminde yaşanan bir aşk öyküsünü anlatıyormuş meğer.
Çanakkale Savaşı asker ihtiyacını arttırınca, 1315 doğumlulara kadar geliyor, tertip..
Hüseyin, 1315'li tertipten işte.
18 yaşında. Köyde ayni yaşta bir yavuklusu var, Hediye..
Hüseyin savaşa gidiyor.
Yıllarca dönmüyor. Haber de yok..
Hediye'yi yaşlı biri ile evlendiriyor ailesi.. Yaşlı koca ölüyor. Eşkiya Hediye'yi dağa kaçırıyor. Adı kötüye çıkan Hediye köyden kaçıyor.
Ardından Hüseyin çıkıp geliyor.
Hediye yok.. O da çekip gidiyor.
Bir daha ikisinden de haber alınmıyor ve arkalarından bu türkü çalınıp söylenir oluyor.
İşin aslını nihayet öğrendim.
Sağolasın Ömür..
Bu aslında acıklı türkü niye düğünlerde çalınır?.
Şimdi kafamda bir fikir var..
Bir türlü düğünlerini yapamayan ve ortalardan kaybolan iki yavukluya gönderme mi acaba?.
Her düğünde, kavuşmanın mutluluğunu yaşayan çiftlere, kavuşamayan sevgilileri hatırlatmak için olmasın sakın?..


BİZE ULAŞIN