HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Bir “tatlı” dost daha gitti!..

Nasıl tatlı bir dosttu Harry (Haralambos) Lenas.. İşi tatlıydı zaten.. İstanbul'a pastacılığı tanıtan bir ailenin üçüncü kuşağıydı o.. Ama kendisi, işinden daha tatlı bir dosttu.. Sohbetine doyamazdım.. Tanıdığımda 2011 yılıydı.. Kadıköy'de kendi kurduğu Kadıköy Baylan'da.. Sonra sık sık Bebek Baylan'da rastlaşır olduk. Hava iyiyse kapının önüne attığı bir sandalyeye oturur, geçerken beni görür, mutlak çağırır ve mutlak bir Baylan simgesi Mon Cherie/ Sevgilim ikram ederdi. İçi likörlü ünlü vişne.. Tanıdığımda 80'lerdeydi yaşı, ama nasıl gençti, fiziği ve ruhuyla..
Bu yüzden yakıştıramadım, Harry'ye ölümü.. O hep güler yüzlü, o hep sohbetçi, o hep ikramcı, o hep dost meraklısı İhtiyar Delikanlı için, biraz sonra Taksim'de Aya Triada Kilisesi'nde bir ayin düzenlenecek.. Gideceğim.. Yazılar biter bitmez fırlayıp, Harry Lenas'ı uğurlayacağım..
Onu size yeniden anlatmama gerek yok.. 11 Aralık 2011'de, Kadıköy Baylan'da tanışmamızı anlattığım yazıyı aynen alsam yeter!..
***
"Aynen duruyor" dedi, Güven (Osma) içeri girince.. Girdiğimiz yer Kadıköy çarşısının efsane pastanesi Baylan.. Güven, gençliğinden beri biliyor..
Ertekin de, gençliğinde benim gibi kapısının önünden defalarca geçip içine girmeyenlerden.. St. Joseph'te okurken, cumartesi öğlenleri bir vapuruna yetişmek için Bahariye'den koşar, kestirme olsun diye çarşının içinden, Baylan'ın da önünden geçermiş o da..
Dükkanın girişi, alıp gitme pastanesi gibi.. Aradan salona geçiyorsunuz. Bir ara daha.. Efsane bahçe.. Orayı yaza bırakıp, tarihi salona oturduk.. (O yaz beş senedir gelmedi iyi mi?.)
Birer kahve ısmarladık Güven'le ki, dünya tatlısı bir tonton girdi içeri.. Güven fırladı..
"Ooo!..Harry!.. Hala burda mısın?.."
Harry, Baylan pastanelerini 1919 yılında Tünel'de kuran ailenin üçüncü kuşağı..
Yaş seksenlerin üstünde ama çakı gibi.. Tüm ısrarlarımıza rağmen oturmadı.. Ayakta sürdürdü uzun sohbetimizi.. Bize Baylan'ı anlattı da anlattı..
Bir hafta evvel, Bebek'te yeni açılan Baylan şubesine gitmiştik.. Bu tarihi aynen koruyan Kadıköy pastanesi ile ilgisi yok. Çok modern bir yer..
"Niye sattın, Baylan'ı" diye sordu Güven, yıllanmış dostuna..
"Ben Lenas soyadı taşıyan sonuncu insanım. Çocuğum falan da yok. Yüz yıllık Baylan'ın benden sonra da devam etmesi için, çok güvendiğim inandığım insanlara bu ismi devretmem lazımdı, onu yaptım" dedi..
Yoksa, iki tarafta da işin başında hala o duruyor, ama en çok Kadıköy'de duruyor..
"Bizim efsanemiz Kup Griye'dir" dedi, Harry.. "İlle tatmanız lazım.."
Tıka basa yemiş gelmişiz, tatlı dahil, Kadıköy'de..
"İlle" diye bastırdı Harry.. Ben ilk defa yiyorum, Kup Griye'yi.. Güven iyi biliyor.. Harika.. Bir başka Baylan klasiği..
Monşeri.. Görüntü vişne şeklinde çikolata.. İçinde vişne likörü var.. Enfes..
Harry'ye kalsa, bizi şeker komasına sokacak.. "Bir gün aç geliriz" diye söz verip durdurabildik..
"Klasiklerle iş bitmez.. Yeni şubeler, yeni müşteriler, yeni kuşaklar var. Hep yeni şeyler yapmamız lazım" dedi..
Haklı..
Attila İlhan, Peyami Safa, Fazıl Hüsnü, Haldun Taner, Asım Bezirci, Behçet Necatigil, Sait Faik, Orhan Kemal, Cemal Süreya, Orhan Arıburnu, Ahmet Oktay, Arif Damar ve daha nicelerinin, sohbet, ilham ve yazım yeri Baylan'ın yeni ağızlara da tat olması gerek..
Attila İlhan orda beklerken yazmış bu dizeleri mesela..
"Geleceğim bekle dedi ben bekledim o da gelmedi ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi" Yazdıranı çok merak ettim..
***
Harry Lenas'ın yukarda onu bekleyen dostları çok daha fazladır, inanıyorum..
Onu tanıyıp da dost olmamak mümkün değil, çünkü..
BİZE ULAŞIN