HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Sanata Bi Yer!. Bravo Doğuş!.

Sabahları hele kahve masama yaydığım gazetemi okuduktan sonra bile hâlâ keyfim yerindeyse, televizyonu pek açmam. Moda haline getirdikleri bir kırmızı yazılı haber tadımı kaçırmasın diye.. Dün sabah işler iyi başladı. Beni uykudan uyandıran TRT Nağme'ye ayarlı radyom en sevdiğim şarkılardan birini çalıyordu..
"Bir kızıl goncaya benzer dudağın.."
Kapıdan aldığım gazetemde de günümü karartacak bir haber yoktu. Beni alacak Ercan'la Muhammed'i beklerken, elim farkında olmadan kumandaya uzandı. Genelde hiç yapmadığım bir şeyi yaptım ve zaten haber kanalına bağlı duran televizyonu açtım..
İyi ki de açmışım. Güne fevkalade neşeli bir başlangıç yapmamı sağlayan haber çıktı karşıma açar açmaz..
Doğuş gurubu genç sanatçılara rüya gibi bir destek sağlamıştı. "Sanata Bi Yer" kampanyasını, gurup CEO'su Hüsnü Akan açıklıyordu. Akan'ı o unutulmaz, o muhteşem, o rüya gibi geçen D.Marin 10. Yıl Festivali'nde tanımıştım. Hiçbir konseri kaçırmayan bir sanatseverdi. Sohbetlerimiz onu daha çok tanımama, sevmeme sebep oldu..
Sonra ne olduysa o harika festivali o harika onuncu yıla getirenler görevden alındı. Organizasyon profesyonel bir ekibe verildi. Ben daha iyisini beklerken, Bodrum'a gitme arzusunu zerre vermeyen bir program açıklandı. Olup biteni anlamadım. İçimde bir kırgınlık olduğunu da itiraf ederim. İlk defa da geçen yaz festivale gitmedim.
İşte o günden sonra ilk defa Hüsnü Akan'ı duydum, NTV'de..
"Sanata Bi Yer"i anlatıyordu.
Gençlerin elinden tutan, onlara yol açan, imkân, fırsat veren herkes, her kurum başımın tacıdır.
"Sanata Bi Yer" tam da buydu işte..
"Sanatını sergilemek için istek sahibi gençlerle yeni yetenekleri keşfetmek isteyen sanatseverleri buluşturmak istedik.
Sanata bir yer verdik.
Gençlerin ürettikleri işler daha geniş kitlelere ulaşmalıydı. Bunun için de sanatı özgürleştirdik.
Sergi salonlarının ve galerilerin sınırları dışına çıkardık sanatı.
Boşlukları, duvarları ve mekânları gençlerin işleriyle doldurduk. Bir restoranda yemek yerken veya ofiste yürürken bile fark edilmelerini istedik.
Gençleri derecelendirmedik, değerlendirmedik, eleştirmedik. Onları sadece davet ettik."
Güzelliğe bakar mısınız?.
İsteyen herkes bu adı taşıyan siteyi tıklayacak..
sanatabiyer.com
Kullanıcı profiline girecek, sergilenmesini istediği eserini yükleyecek. O kadar.
Sonra Danışma Kurulu yüklenen işi onaylar ve site içinde yayınlar.
Asıl önemlisi Doğuş gurubuna ait onlarca mekânın hangisinde sergileneceğine karar verir..
İstinye Park AVM'si de olabilir, Nusr-et duvarları da.. Doğuş'un o mimari harikası genel merkezinin geniş giriş holü de.. Yığınla mekân.. Gebze'den, Florya'ya..
Genç bir ressam için bu ne demektir, tahmin edemezsiniz..
Projeyi yöneten Danışma Kurulu'nun başında Hüsnü Akan var. Üyeler, sevdiğim, güvendiğim, inandığım insanlar..
Hasan Bülent Kahraman mesela.. Kültür ve sanatın 1 numaralı adamı, bence. Sabiha Kurtulmuş mesela.. En yürekten galerici dostlarımdan biri. Süleyman Saim Tekcan mesela.. Hem ressam, hem hoca..
Gençler emin ellerdesiniz.. Hemen Sanata Bi Yer'e koşun.
Siz okurlar.
Her boş zamanınızda, bilgisayar ya da ipad, hatta cep telefonunuzda tıklayın. İnternetteki onlarca resimden oluşan galeriyi gezin.. Gençlere, geleceğe, umuda bakın..
Teşekkürler Hüsnü Bey..
Çocuklara ve gençlere en büyük fırsatı veren Doğuş Gurubu'na da bir kere daha yürekten alkışlar!.
BİZE ULAŞIN