HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

İgor hokkabazlık yapmazsa Galatasaray kazanır!..

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu ve mutlu olsun

"Efendim Avrupa Şampiyonlar Ligi'ne katılma ihtimali.. Efendim Avrupa Ligi'nden bile düşme tehlikesi" diye zorlama hesaplara gerek yok..
El Classico gibidir, Türkiye Derbisi de..
Puan durumu ne olursa olsun, gündem oluşturur..
O gün, işte bu gün!.
Gene de ihtimallerle başlayalım lafa!.
Derbi, Ali Sami Yen'de. Yani Galatasaray'ın sahasında..
Dursun Özbek felaketinin son şansı.. Yenilirlerse İgor'un kellesini almak onları kurtarmaz.. Kongreyi geç, Divan'da bile kimsenin sormaya bakmaya teşebbüs etmediği öyle kirli çamaşırlar, Ada ve saklanan denetim raporları, "Efendim temelleri sağlamlaştırıyoruz" diye adeta bedava elden çıkarılan Riva ve Florya, "Faiz ödemesinden kurtulmak" diye 500 milyonluk garanti senedinin 360 milyona kırdırılması ve ardından hala "Faiz borcu ödüyoruz. Kulüp battı" ağlamaları, Divan Toplantısının, camiadan kaçırma uğruna, basına ve hatta kulüp kongre üyelerine kapalı yapılmasının hesabı gibi konular, sorulmadıysa bugüne dek, derbi öncesi Dursun'a kızıp takıma zarar vermemek içindir.
Fener?. Orda da kritik bir durum var.
Fener'in bu yıl tek kupa ihtimali var.. Türkiye Kupası.. Onun için de çarşamba günü, kalan son zorlu rakip Başakşehir ile oynayacak.
Aziz Yıldırım ve Dick Advocaat için Başakşehir maçı da çok önemli yani..
Bu maçı derbinin önüne alır, çarşambayı pazardan düşünmeye başlarlar mı, bilemem.
Başlarlarsa da, şaşmam..
***
İki takımın da elindeki kadroya bakıyorum ve favorimi söylüyorum..
"Galatasaray!."
Sarı kırmızılı kadroda bir hocanın düşüneceği, A, B, hatta C planlarına uygun oyuncular var.. Yerlerinde en iyiler olmasa bile, var işte..
Fener'in kadrosu ise kısıtlı.. Hele bazı noktalarda..
Yani 18 iyi seçilir, iyi bir 11, iyi bir taktikle sahaya sürülürse, favori Galatasaray..
Ama bu üç "İyi"nin önünde bir sis perdesi var..
Ne yapacağını, sanırım kendisinin bile bilmediği İgor Tudor..
Kariyerinde Küçük Takım Hocalığı dışında deneyimi olmayan biri, hem de Galatasaray'ın sahasındaki derbide, tıpkı Başakşehir karşısında olduğu gibi hokkabazlıklara kalkışırsa, öyle bir sonuç ortaya çıkar ki, o ünlü 6-0 bile tarih olur..
Kalkışır mı?.
Valla, bilemem.. İgor'a o kadar güvenim yok çünkü..
Bu ülkede kulüp muhabirliği bittiği için (Başakşehir maçındaki garip kadronun farkında olan Galatasaray muhabiri yoktu) yazılanlara güvenle bakmıyorum.
İstihbarat mı var, yoksa masa başında oturup "Ben olsam" diye haber mi yazıyorlar bilmem.
Onlara sorarsak, maça üç gün kalmış, İgor hala, üçlü mü, dörtlü mü defansla oynayacağına karar verememiş.
"Yahu ne zaman karar verecek de, bunun antrenmanını yapacaksın be adam" demezler mi?.
Dursun'un peşine takılıp Florya'ya gitmişler, Dursun reklamı yapıyorlar, iki gündür muhabirlerim, sevsinler..
Sormaları gereken soruları soracak yürek yok hiçbirinde.
Nedense?.
Şimdi İgor aklını başına alır, Galatasaray'ı alıştığı, bildiği dörtlü savunma ile oynatırsa, işin yarısı çözülür.
Dörtlü savunmanın sağında Sabri, solunda Carole.. Biri Yasin, öteki Bruma ile iyi ikili ataklar yapıyorlar çünkü.. Ortada ise, Semih ve Hakan.. Ama asla, yenilen her golde parmağı olan, kişisel hataları bol, çalımı bol yiyen, hızlı ataklarda geriden refakatçi koşan, pozisyon almayı, savunmayı yönetmeyi bilmeyen Chedju değil.. Onun kadroya alınması bile haram..
Orta sahada Yasin, Selçuk, De Jong, Bruma dörtlüsü.. Santrfor arkası Sneijder.. İlerde de Podolski..
De Jong'u beğendiğimden değil.. Ama orta sahada fiziği sağlam, havadan iyi, sert bir adam lazım.. Mecburen..
Burada Yasin ve Bruma'yı iyi hazırlamak lazım.. İkisi de bire birde çok iyi.. Ama iyiler diye üç dört kişinin arasına girip topu kaptırmaları ve Fener'e kontratak fırsatı vermeleri intihar olur..
Bireysel taktik, futbolun en önemli unsuru..
Bireysel taktik çalışması yaptıran hoca kaldı mı acaba?.
Topu aldın mı, yani almaya hamle yaparken, ne yapacağını düşünüp ona göre davranacaksın ki, futbolun kanı, canı, zamanlamayı kullanıp rakibi gafil avlayasın.
Galatasaray'da bu yok.. Topu aldıktan sonra düşünmeye başlıyorlar. Düşünme zamanı yaratmak için de etraflarında bir defa dönüyorlar. Bu defa rakip, altın zaman kazanıp, yerli yerini alıyor.
Bruma ve Yasin topu alırken, sürecekler mi, çalım mı, şut mu atacaklar, pas mı verecekler, karar vermeli onu yapmalılar.
Takımın en golcülerinden Yasin eleştiriler yüzünden gol pozisyonunda bile şut atmaz oldu, alakasız yerlere top çıkarıyor.
Bir adam geçmekle müthiş bir hamle kazanacaksa, ikisi de o bire bire cesaretle girmeli..
Ama takım bir de atağa kalkmışken, "Ya tutarsa" diyerek üç dört kişinin arasına dalmanın bedeli ağır olur.
Bunlar Yasin'e de, Bruma'ya da anlatılmalı..
Sneijder son zamanlarda sorumluluk almaktan korkuyor.. Olmaz. Onu "Büyük" yapan özelliği, sorumluluk taşıması. Yeteneklerine güvenmesi..
İgor ona bunu verebilir mi?. Bilemiyorum gene..
Fener mi?.
Kjaer olmazsa, savunması çok şey kaybeder.
Orta sahada istikrarı yok.. Forvetini sezon bitecek hâlâ kuramadı..
Onun için favorim Galatasaray zaten.
Doğru dürüst oynarsa, Galatasaray kazanır, demem ondan zaten.
Saçma sapan oynarlarsa, Fener'de bunu onlara ödetecek çok adam var, çünkü.. Takım oyunu oynamasalar da..
***
Dilimde tüy bitti ama aldıran yok. Gene yazacağım.
1- Durup dururken Muslera'a pas atmayın.
Ona atılan top, kötü ayak müdahalesiyle rakibe gidiyor, hatta asist oluyor.
2- Kornerlerde nedense hep rakip vuruyor kafayı.. O zaman arka direğe de adam koyun.
3- Taçları hızlı kullanın ki rakibi gafil avlama şansınız olsun. Tacı da ille rakibe atmayın.
4- Top bir arkadaşınızdayken "Ne yapacak" diye onu seyretmeyin. Topsuz oynayın.
Kendinizi gösterin. Topa sahip olana tercih yaratın.
***
Son sözüm, Arda'dan başlayarak bu takımın yıldızlarını yuhalamayı marifet sayan, ya kaçıran ve bitiren Ultraslan denen guruba..
90 dakika sona erene dek, sahadaki oyuncuların karşısında değil, arkasında olmayı öğrenin.. Öğrenmeseniz de bir deneyin artık.
Bir kere, hayatınızda rakibin değil, Galatasaray'ın 12'nci adamı olun!.
Çok mu zor?.
BİZE ULAŞIN