HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Benim takımım değil!.

Türkiye'nin maçlarını anlatırken, bizim takımdan "Milli Takım" diye söz eden radyo ve Tv spikerlerine, çocukluktan beri sinir olurdum.. "Sanki öbürleri 'Milli Takım' değil mi" derdim..
Zamanla alıştım, hele son yıllarda, adeta alkışlar oldum.. Özellikle de Ukrayna maçında.. Bu gece Hırvatistan ile oynayacak olan da "Milli Takım" sadece.. Benim takımım değil..
Ayyıldızlı bayrağın Kırmızı Beyazını unutmuş, sahaya ya Kazakistan ya da Gençlerbirliği forması ile çıkan, başında, Türkiyem'e söven Lucescu bulunan takım, "Benim Milli Takımım" olamaz..
Ukrayna maçını izlerken o takımı zerre kadar benimsemedim.. Hele de Şeref Tribününde, o Lucescu'yu takımın başına getirmek için ayağına kadar giden adamı, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı unvanını taşıyan göstermelik kişiyi görünce..
Yorumları okuyor, dinliyorum..
Bu ülkede Lucescu hayranları, sadece o "Göstermelik" Federasyondakiler değil.. Maalesef meslektaşlarım da var.. Hadi muhabirleri, Lucescu'nun menecerleri ayarlamış, yıllardan beri her fırsatta haber yaptırırlar, nasıl başarırlarsa.. Ama yorumcular..
Dün mesela bizim gazetede Metin Tekin kardeşim, ki Lig TV'nin de yorumcusu.. "Luce 4 maç için iyi ama.." demiş..
Niye iyi Metin?.
12 yıldır bu ülkeyi görmemiş Luce, bu ülkede, aramızda yaşayan onca değerli Türk Hoca'dan niye ve nasıl daha iyi oluyormuş, hele bir anlatsana bana?.
Bu nasıl bir aşağılık kompleksidir ki, bir Türk Hocayı 4 maç için bile Türk Takımın başına layık görmüyoruz da, yıllardır Ukrayna'ya hapsolmuş, bizden başka talibi çıkmayan, gittiği Zenit'te rezil olup kovulan adamın ayağına kapanmak için Federasyon Başkanının (Benim başkanım değil) oralara gitmesine razı oluyoruz?.
Söylesene Metin, 4 maç için, bu Luce mi, yoksa Yılmaz Vural mı, daha iyi olurdu mesela?. Yılmaz Hoca'nın hayatı, kısa sürede yarattığı mucizelerle doluyken bir de..
Luce'nin işe yarayacağı tek maç vardı.. Ukrayna.. Rakip, yıllardır çalıştırdığı Shakhtar iskeletliydi. Ukrayna futbolunu öyle bir deha(!) 12 yılda ezberlemiş olmalıydı..
Söylesene Metin, ne top oynattı o maçta?
İşte senin "Dört maçlık Lucen" Metin!.
Sen o Ukrayna'yı bile çözemez, korkağın rezili savunma futbolu oynatırsan, o utanç futbolunu oynatmak için sahaya en utanç verici savunma takımını çıkarırsan, hele yaptığın değişikliklerle bu işten hiç anlamadığını kanıtlarsan..
"Ukrayna ve Hırvat maçları taktiğimize uymadığı için Oğuzhan'ı çağırmadık" diye resmi açıklama yapıldı kampından.. Ve kamuoyu baskısı yüzünden tükürdüğünü yalayıp kadroya çağırdığın Oğuzhan'ı Ukrayna maçına "Kurtarıcı" diye soktun..
Başından sonuna her şeyin yanlıştı Luce!.
Şimdi bu gece Hırvat maçı var..
Hırvatlar, bizimle ayni gece Kosova ile oynadılar. 22. dakikada yağmurdan ertelendi. Ertesi gün oynandı. FIFA "Türkiye deplasmanını bir gün erteleyelim. Çarşamba günü oynayın" dedi.. Hırvatlar "Biz bir gün ara ile deplasman maçı oynarız. Salıda kalsın" dediler..
Bu ne demek biliyor, anlıyor musun Luce?.
Senin başında olduğun o Gençlerbirliği formalı takım için hem de deplasmanda iki gün dinlenmeye gerek görmüyor adamlar.
Şimdi bütün umudum, o siyah kırmızı formayı giyecek adamlarda.. Kendi aralarında konuşur, anlaşır, senin korkak futbolun yerine, aslanlar gibi yürekli oynamayı seçerlerse, ne ala?.
Biz, ne zamanlarda, ne mucizeler yarattık!. Başımızdaki adamı, üzerimizdeki artık "Bayrağım" olmayan formayı unutur, "Biz olursak!.." Olabilirsek!.
Sana kalırsak, yandığımız gündür Luce!.
BİZE ULAŞIN