HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Yeni bir yıla daha başlarken..

2018 yılının ilk yazısını yazmak için salı sabahı ona çeyrek kala bilgisayarımın başına oturduğumda aklıma ilk gelen, bana gelen en güzel, en anlamlı Yılbaşı kutlama mesajını sizlere nakletmek oldu.
Şunu hemen söyleyeyim.
Telefonuma, öyle hiç tıklayınca onlarca, yüzlerce insana birden giden, kimin yazdığı belirsiz, güya edebi mesajlardan biri düşmedi bu sene.. Dostlar, arkadaşlar, akrabalar ya aradılar, ya da bana özel olduğu belli mesajlar yazdılar..
Böylesi ne güzel.. Ama dedim ya, biri çok çok güzeldi.. Buyrun..
***
Küçük istavrit, yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye.
Önce müthiş bir acı duydu dudağında.
Gümbür gümbür oldu yüreği, sonra hızla çekildi yukarıya.
Aslında hep merak etmişti denizlerin üstünü; neye benzerdi acep gökyüzü?
Bir yanda büyük bir merak, bir yanda ölüm korkusu.
Ne çâre balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu.
Küçük istavrit anladı; yolun sonu.
Koca denizlere sığmazdı yüreği, oysa şimdi yüzerken küçücük yeşil leğende cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüzgeci.
İnsanlar gelip geçtiler önünden: bir kedi yalanarak baktı gözünün içine.
Yavaşça karardı dünya, başı da dönüyordu.
Son bir defa düşündü derin mâviyi, beyaz mercanı.
Bir de yeşil yosunu.
İşte tam o anda eğilip aldım onu.
Yürüdüm deniz kenarına, bir öpücük kondurdum başına, iki damla gözyaşından ibâret sâde bir törenle saldım denizin sularına.
Bir an öylece bakakaldı.
Sonra sevinçle dibe daldı gitti, bütün kederimi söküp atarak.
Teşekkürü de ihmal etmemişti; birkaç değerli pulunu elime, avuçlarıma bırakarak.
Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme: sorar gibiydiler, neden yaptın bunu niye.
"Bir gün" dedim "bulursam kendimi yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz, son âna kadar hep bir ümidim olsun diye."
***
"2018 ümitlerinin yeşereceği güzel bir yıl olsun" demiş, mesajı atan dostum, benim her yıl sizlere yazdığım "Yeni yılın yeni umutlar getirmesi" dileğime atıfta bulunarak..
Okurken hatırladım aslında, bu dizeleri daha evvel okuduğumu, hatta yazdığımı.. Sabah ofise gelince, bilgisayarımda tıkladım..
Evet..
Sevgili Feraye, Müzeyyen Senar'ın kızı, başından beri bu köşenin destekçisi Feraye yollamış bana ilk, 1999 17 Ekiminde yayınlamışım.. Sonra 2007, 17 Eylülünde tekrar etmişim..
Ortalama 10 yılda bir..
2018'in ilk yazısı için de çok güzel oldu bu öykü..
"Son ana kadar umudu yitirmeyeceksin!.
Bitince bitmez.. Umudunu yitirince biter" demişim 2007 yazımın sonunda..
Aynen öyle..
Yeni yılın yeni umutlar getirmesi dileğimle.. Hiç bitmeyen, bitmeyecek umutlar yılı olsun 2018!.
BİZE ULAŞIN