HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Arzu Tramvayı’na binin!.

Tennessee Williams yeniden moda oldu, sanki.
Şu sıralar en ünlü iki oyunu İstanbul sahnelerinde..
Biri Arzu Tramvayı.. Öteki Kızgın Damdaki Kedi..
Arzu Tramvayı, Haluk Bilginer'le Zerrin Tekindor'u hem özel, hem sanat yaşamlarında ayıran oyun.
Bilginer oyunu yeniden çevirmiş ve Oyun Atölyesi programına almıştı. Ama ortaya çıkan eseri beğenmedi, durdurdu. Baş rolü oynayan Zerrin ve sahneye koyan oğlu Hira, Bilginer'in tiyatrosundan ayrıldılar ve bu yıl BKM yapımı olarak, sahne ışıklarına çıkardılar..
Oyunu sahnede de, sinemada da izledim..
Marlon Brando ve Vivien Leigh'in oynadığı, Elia Kazan'ın çektiği film tabii unutulmazdı.
Oyun, kahramanı Blanche'ın "Desire/ Arzu" hattındaki Tramvay'dan "Mezarlık" durağında inmesiyle başlıyor.. Kent Amerika'nın müzik, aşk, eğlence ve romantizm merkezi New Orleans. Cazın doğduğu yer.
Blanche, kentin bu döküntü kenar mahallesinde yaşayan kız kardeşine sığınmak için geliyor, Mezarlık Durağına.. Ailenin Mississippi'deki zenginliklerine el konunca, çaresiz kalmış.
Oyun, biri eş, öteki baldız iki kadınla, kaba saba görünümlü kocanın ilişkilerini anlatıyor.
Fevkalade güzel yazılmış. Her devirde geçerli bir klasik.
Hayretler içinde kaldım, Onur Şaylak'ın oyunculuğuna.. İnanın Marlon kadar altından kalkıyor bu zor rolün..
Aslında kolay rol yazmamış hiç, Tennessee Williams.. Zerrin Tekindor da çok çok iyi bir Blanche olmuş.. Şebnem Bozoklu da, oyun sonunda aldığı alkışları fazlasıyla hak ediyor.
Arzu Tramvayı'nı tüm tiyatro severlere tavsiye ederim.
"Tiyatro bitiyor" yaveleri yapanlar da, gitsin bu devirde böyle oyunların nasıl bir cesaretle oynandığını görsünler bir. Salon nasıl dolu, onu da görsünler iki..
BİZE ULAŞIN