HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Nusret’in günahı!.

Nusret'in günahı Türk olmak!. Biz dünya çapında ün yapan hangi Türk'ü kucakladık, teşekkür ettik ki, bu ülkede!.
Neler neler yazıyorlar, söylüyorlar inanamıyorum.
Nusret'in dükkânının kapısından geçmedim.
Geçmem çünkü onun pişirdiği, daha doğrusu pişirmediği eti yemem. Ben "Yanmış" yemek severim. Pilavım da etim de yanık olmalı.. Kendisini tanımam.. Ama takdir ederim..
1. Adamlığını.. Şöhretin zirvesindeyken röportajında "Ben Cüneyt'in öğrencisiyim. Cüneyt Ustam olmasa, Nusret yoktu bugün" diyecek kadar kadirbilir..
2. Müthiş bir PR ustası.. O tuz dökme hareketini kimler kimler yaptı, dünyada?. Yapıyor hâlâ.. Binlerce insan koşuyor, onunla selfie için. O da hiçbirini kırmıyor. Çünkü şöhretini o insanlara borçlu olduğunu biliyor.
Ben olsam New York'ta dükkân açar mıydım?. Herhalde "Hayır" Çünkü Amerikalılar genelde benden beterdir. Öyle pişmiş yerler ki eti.. Ama New York'un nüfusu iki Yunanistan ve en az Yunanistan kadar turist alıyor. "O zaman da o dükkânı dolduracak müşteri nasılsa çıkar" diyen de haklı..
Pahalıymış fiyatlar.. "Pahalı" göreceli bir laftır.
Tiffany'de kahvaltı da çok pahalıydı ama, dünyanın öbür ucundan gelirdi insanlar "Tiffany'de kahvaltı ettim" demek için. Biri de, cebindeki dövizin nerdeyse dörtte birini bırakan bendim, yıllar önce!.
Dünyanın her ama her yerinde yemek satmak için ya çok ucuz olacaksın, ya çok pahalı.. Ucuzda sürümden kazanırsın. Pahalı da "Hava"dan!.
"Dün akşam Nusr- Etteydik, hayatım, arkadaşlarla.."
Amerika'da hele fiyatı, kalite değil, "Yan masada oturan" belirler, çok ama çok iyi bilirim.
BİZE ULAŞIN