HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Galatasaray şampiyon olur mu?.

Kime sorsanız, çoğu, pek çoğu "Galatasaray" diyor.. "Peki kalan maçlar içinde 'Galatasaray kazanır' diyeceğiniz bir, tek bir maç gösterin" diyorum. Hepsi susuyorlar. Çünkü öyle bir maç yok.. Öyle darmadağın bir lig yaşıyoruz ki, her takım her takımı yenebilir..
Kâğıt üzerinde de yenebilir, sahada da..
Bu ligin kaderini bir karış farklı yerden giden bir şut, hele son zamanlarda her maçta beşer onar görülmeye başlayan ve sonucu etkileyen hakem hatalarından biri değiştirebilir.
Hocalar, takımlar, hakemler, hepsi, hepsi istikrarsız. Hiçbiri güvenilir değil..
O zaman!.
O zaman günlük yazıp konuşmak daha iyi..
Büyük Şampiyon adayı (!) Galatasaray bugün kendi sahasında Trabzon Derbisi'ne çıkıyor. (Bırakın şimdi sözlük anlamını.. Büyük takımlar arasında oynanan maçlar, halkımızın dilinde Derbi'dir. Ben de o dili konuşurum.)
İşte Şampiyon Adayı(!) üzerinde derbi öncesi görüşlerim..
***
Fatih Terim Hocam!.
İki laf, hocamı çok değiştirdi. Onu, UEFA Kupası'nı alan hoca olmaktan çıkardı.
Birincisi Allahın belası, lanet olası "Yenemiyorsan yenilme.." Fener maçında bu kararı daha sahaya çıkarken verdi mesela.
İkincisi.. "Top bizdeyken gol yemeyiz!." Bu doğru gibi görünen rezil laf da "Büyük" Galatasaray'ı, kümede kalmaya oynayan takımların düzeyine getirdi.
Topun bizde kalması için garantili pas vermemiz lazım. Bu yüzden yana ve geriye.. Topun bizde kalması için adam eksiltmeye, yani çalım atmaya, top sürmeye kalkışmamamız lazım.. Gene garantili paslarla yana ve geriye.. Korner noktasındaki Galatasaray akınının Muslera'da bitmesi mizah değil, alışkanlık oldu.
Benim de Galatasaray maçlarında esnemekten alt çenem ağrımaya başladı.
Fatih Hocam'ın en büyük yanı, maçı önceden çok iyi analiz etmesi, kenardan da çok iyi okumasıydı. Artık okuyamıyor. Yaptığı değişikliklerin çoğu yanlış.. Doğru olanları da geç.. Oyun gözünün önünde giderken, rakip golü bas bas bağırarak gelirken bile önlem almakta geç kalıyor..
Kafasında bir ideal 11 var. Önündeki oyun ne olursa olsun, o 11 hep ayni. Kenarda oturanları mutsuz ve umutsuz yapacak kadar ayni.
Şimdi hiçbirinin gıkı çıkmıyor, bakmayın. Yarın yollar ayrılınca neler söylenecek, 60 yıllık tecrübemle biliyorum.
İşte o bugünkü maçta o 11..Ya da duruma göre, 12, 13!.
Kaleci..
Muslera.. Duran toplarda, hele yan toplarda kararsızlığı devam ediyor. Buna rağmen kornerlerde arka direğe adam koymamakta inat ediyor. Tehlike arka direkte.. Kendisine verilen paslarda topu yüzde 99 rakibe atacak kadar bu işi bilmiyor. Böyle kaç asist yaptı. Buna rağmen Galatasaray savunması ve orta saha adamları, hatta forvetleri Muslera'ya durmadan keyfi toplar atıyorlar.
Geri dörtlü..
Linnes/ Mariano.. İkisi de iyi.. Hangisi iyi durumda ise o oynar. Linnes daha hareketli ve hırslı..
Maicon.. Rakip 18'deki duran toplarda, kendi savunmasına atılan duran toplardan daha iyi.. Frikikten gol atma şansı da yüksek. Evvelden daha kurucu paslar atar, topla daha cesur çıkardı. Şimdi en pas yaptığı adam Serdar Aziz.
Serdar Aziz.. Bursa'dan geldiği zaman "Yılın Transferi" demiştim. Artık demem. Takımı her an 10 kişi bırakabilir, hem de penaltı yaparak bırakabilir. Ben olsam, Hakan Balta veya Ahmet Çalık'tan birini tercih ederdim.
Nagatomo.. Çok çok iyi..
Ön Liberolar..
Selçuk.. Bu ülkenin en iyi oyun kurucusuydu. Fatih sistemi ile yana ve geriye oynamaya başlayınca, istatistik futbolcusu oldu. Tek topu unuttu. Garanti pas vermek için ille topa basıyor, etrafında bir tur atıyor. Sonra pas verince, iş işten bin defa geçiyor. O muhteşem yetenek, bugün el freni..
Donk.. Fernando'nun cezası takımın hücum gücünü azaltırken savunmayı güçlendirdi. Fatih Hocamın tercihi de Donk olurdu sanırım..
Orta Üçlü..
Feghouli.. Fatih Hocam onu kanat oyuncusu sanmakta inat ve ısrar ediyor. Oysa değil.. Hiç değil.. Bu yerin sahibi, hızıyla, hırsıyla, hem gol şutları ve asistleriyle Sinan.. Ama Sinan ağzıyla kuş tutsa ilk onbire girmez.
Belhanda.. İşte Fatih Hocamın futbolcu sandıklarından biri daha.. Üstelik ruhsuz, hırssız. Kendi kaptırdığı topları bile takip etmiyor, rakibe gol kontratağı yaptırırken. Sahada eskort gibi dolaşıyor. Resmen dolaşıyor. Koşmuyor. Ne adam kolluyor ne pozisyon alıp, yer tutuyor. Galatasaray on kişi oynasa daha iyi.. Çünkü Belhanda rakibin işine daha çok yarıyor. Trabzon'un hızlı adamları Belhanda'dan kapılan toplarla ortalığı hallaç pamuğu gibi atarlar. Burada işte aslında Feghouli oynamalı. Hem oyun kurucu, hem de yüksek gol şansı özellikleriyle Belhanda'yı katlar. Ama hocam hep Feghouli'yi alıyor oyundan. Ezberlemiş gibi..
Rodriguez.. Takım halinde top oynamayı unutan, sadece sol kanattan, yengeç gibi hücuma kalkan Galatasaray'ın işi en zor adamı.. Her şey ondan bekleniyor, ama rakip de her şeyin o tarafta olduğunu biliyor artık. Ona göre de tedbir alıyor tabii. Büyük yetenek.. Ama şimdiden satıp para kazanma hesapları ortaya döküldü ya. Onun aklında da Avrupa var ya.. Sert ve kademeli rakip savunma önünde sakatlanma riskini göze alır mı?.
Forvet..
Gomis.. Lafım yok. Biraz egoist ama golcü egoist olur. Olmalı da.. Etrafa bakarken gol kaçar, gider..
***
Maç ne mi olur?. Hakeme ve Fatih Hocama bağlı.. Şu anki görünüm, Trabzon en az Galatasaray kadar şanslı ve sanki iki Hoca da beraberliğe razı..
BİZE ULAŞIN