ÖMER ÜRÜNDÜL ÖMER ÜRÜNDÜL

Türk futbolu ve Alex de Souza

Türk futbolundaki kaosun bir numaralı nedeni, en başta da medyada olmak üzere doğru teşhisler yapamayışımızdır. Milli takımımızın 2010 Dünya Kupası Grup Elemeleri'ndeki başarısızlığı birçok faktöre dayanıyor. En önemli neden yeri geldikçe vurguladığım gibi oturmuş bir sistemimizin ve kadro istikrarımızın olmayışıdır. Eğer sağlıklı bir saha içi düzeniniz yoksa devamlı da değişik kadrolarla maçlara çıkarsanız günümüz futbolunda istikrarlı bir grafik yakalamanız mümkün olmaz.

2008 ELEMESİ DE BÖYLEYDİ
Euro 2008 Grup Elemeleri'ne dönelim. Grupta ilk iki takım direk şampiyonaya katılıyor. İlk dört maçımızda 12 puanımız var. Bunun içinde en ciddi rakibimiz Yunanistan'ı deplasmanda farklı yenmişiz. Bu durumda en kötü grup ikinciliği garanti gibi. Ama içlerinde Malta, Moldova gibi takımlar olmak üzere art arda kaybettiğimiz 12 puanla çok büyük avantajı dezavantaja çevirdik. Beraberliğin yetmediği maçta Norveç'i deplasmanda yenip ikinci olduk. Euro 2008'de bazen iyi oynadık bazen kötü oynadık ama müthiş bir dayanışma, dirençle mucize skorlarla dünya gündemine oturduk. Avrupa üçüncüsü olduk.

RAKİBİ ANALİZ ETMEDİK
Ama kronikleşmiş sıkıntılar giderilmemişti.
Bunları göz ardı ediyorduk. Dünya Kupası Eleme Grubu'ndaki rakiplerimiz belli olduğunda herkese göre ikincilik çantada keklikti. Gerekli tedbirleri düşünmedik. Rakiplerimizi analiz etme gereği görmedik. Bosna Hersek her şeyden önce Yugoslav ekolü; belli bir sistemi olan takımdı. Ayrıca bireysel kaliteli oyuncuları vardı. Geçen sezon başı Bundesliga'ya yükselen otoritelerin ortak görüşü geldiği gibi gider denilen kasaba takımı Hoffenheim yürekli mücadelesinin yanında iki Bosna Hersekli'nin büyük katkıları ile Bundesliga'da ilk yarıyı lider bitirdi. Yine iki Bosnalı Dzeko ve Misimovic'in önemli katkıları ile Wolsburg, Bundesliga şampiyonu oldu. Dzeko da gol kralı. Bizim lejyonerlerimize bakalım Nihat'ın İspanya'da son senesi kötü. Geri döndü. Son derecede formsuz. En önemli kabul ettiğimiz isimlerden Tuncay'ın takımı geçen sezon Premier Lig'de küme düştü. Benzer takım Stoke City'de de Tuncay yedek.
Kadro istikrarsızlığı yaratan en önemli sorunlardan bir tanesi de; her maç öncesi ceza ve sakatlıklardan 6-10 arası rekor sayıda futbolcudan yararlanamıyoruz. Bu o kadar ciddi bir sorunki Euro 2008'de yarı finale 13 kişi ile çıkabildik. Halbuki rakiplerimizde 3 önemli oyuncunun dahi eksik kaldığını hatırlamıyorum. İşte tablo böyle olunca bizim herhangi bir turnuvada istikrar tutturmamız mümkün olmaz. Bugün Bosna Hersek bizi 7 puan geçiyor. Hem de Bosna'dan iki maçta 4 puan almamıza rağmen. Çünkü onlarda istikrar var. Belçika ve Estonya'dan 12 puan aldılar. Biz ise sadece 5...

FATİH TERİM İNKAR EDİLEMEZ
Şimdi bugünlerde doğal olarak bunlar konuşulmayacak. Fatih Terim'in istifası gündeme gelecek. Yeni teknik direktör kim olsun anketleri yapılacak. Yabancı mı olsun yerli mi olsun denilecek ama değişen bir şey olmayacak. Tabii ki Fatih Terim'in hataları oldu. Dünyanın en iyi teknik direktörleri de büyük hatalar yapabiliyorlar. Ama onların yönettiği takımlarda işleyen bir düzen var. Biz günümüz futbolunun istediği ilkelerle ilgilenmiyor, dar çerçevede güne bakıyoruz. Fatih Terim'in 1994 senesinden itibaren Türk futboluna kazandırdığı başarıları kimse inkar edemez, bu gerçeği kimse inkar edemez.

EĞER ALEX DOĞRUYSA
Futbolumuza bakış açısındaki yanlışlığı canlı bir Alex örneği ile gündeme getirmek istiyorum.
Alex koşmuyor, top rakipteyken pres yapmıyor. Kuvvetli driplinglerle ileriye doğru adam eksilterek mesafe kat edemiyor. Ama kolay ligde üstün zekası ve yetenekleri ile gol atıyor, asist yapıyor. Bunlardan ben de seyir zevki alıyorum.
Ama madalyonun bir de öbür yüzü var. Alex bugünkü fizik yetersizliği ve devamsızlığı ile üst düzel bir ligde başarılı olamaz. Zaten bugüne kadar talep de almadı.
Brezilya Milli Takımı'na da çağrılmıyor. Ama ciddi bir Alex hayranlığı var, hatta heykelinin dikilmesini arzu edenler var! Benim bu konuda görüşüm var. Yorumunu da okuyucularıma bırakıyorum
: "Eğer Alex doğruysa; Lampard, Gerrard, Xavi ve İniesta yalan."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN