SÜLEYMAN YAŞAR SÜLEYMAN YAŞAR

Türkiye 2014'te AB üyesi olabilir mi?

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Türkiye'nin son sekiz yılda fert başına milli gelirini üçe katladığını ve dünyanın önemli politik, kültür ve entelektüel merkezlerinden biri olduğunu söyledi.
Westerwelle'nin bu çok önemli açıklaması dün The Wall Street Journal gazetesinin manşetinden verildi. Röportajda Alman Dışişleri Bakanı, Türkiye seçmeninin anayasa referandumunda evet oylarıyla aldığı değişiklik kararının küçümsenemeyeceğini belirtiyor. Anayasa değişiklikleriyle Türkiye'de bireysel hakların güçlendiğini, sivil yargının asker üzerinde otorite kurduğuna, yüksek yargıda yapılan değişikliklerin AB hukukuna ve perspektifine uygun ileri adımlar olduğuna dikkat çekiyor.
Koalisyon hükümetinde Hür Demokrat Parti'nin başkanı olarak yer alan Almanya Dışişleri Bakanı aslında neyin altını çiziyor?
Hür Demokrat Parti, ekonomiye önem veren bir parti. Dolayısıyla Westerwelle, Türkiye olmadan Avrupa'nın ekonomik büyüme hızının düşeceğinin farkında. Nitekim dünkü açıklamalarında, Almanya'nın, Avrupa'nın ekonomik büyümesinin motoru olduğunu söylüyor. Türkiye'nin ekonomik dinamizmini de dikkate alarak, Ankara'yla müzakerelerin hızlandırılmasını ve Türkiye'nin hemen AB'ye alınmasını öneriyor.
Westerwelle, Yunanistan, İspanya, Portekiz, İtalya ve eski Sovyet bloku ülkeleriyle AB ekonomisinin güçlenemeyeceğini biliyor. Bu nedenle de Almanya Başbakanı Angela Merkel'in politikasıyla taban tabana zıt sürpriz bir çıkış yapıyor ve Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğinin bir an önce onaylanmasını istiyor. Westerwelle, Fransa ve Avusturya'nın Türkiye'nin tam üyeliğine karşı çıktığını, onların, Türkiye'nin Avrupa'ya Müslüman göçleriyle ve ekonomik olarak yük olacağını düşündüklerini belirtiyor. Oysa durumun tam aksi olduğunu, Türkiye'nin Avrupa'ya genç nüfusuyla ve güçlü ekonomisiyle katkıda bulunacağını ileri sürüyor. Türkiye'nin onların zannettiği gibi zayıf bir ekonomi olmadığını söylüyor. Westerwelle, Türkiye- AB müzakere sürecinde 35 başlıktan henüz 13'ünün açıldığına dikkat çekerek, bu sürecin hızlandırılmasını öneriyor.
AB'nin lideri Almanya'dan Ankara'ya gelen bu olumlu sinyaller, 2014'te Türkiye'nin birliğe tam üye olmasını sağlayabilir mi? Böyle bir ihtimal hâlâ var. Müzakere süreci hızlandırılırsa Türkiye, AB'ye 2014'te tam üye olabilir. Çünkü son anayasa referandumunda hukuk devleti yolunda atılan adımlar Avrupa'yı şaşırttı.
12 Eylül referandumunda asker ve yargı vesayetinin halkın evet oylarıyla kaldırılması, Türkiye'nin kaderini değiştiriyor. Ayrıca son sekiz yılda fert başına gelirin üç kat artması, Türkiye'nin ekonomik potansiyelinin doğru kullanıldığı takdirde bu ülkenin nasıl güçlü bir ekonomi olduğunu dünyaya gösterdi.
O halde 2014'te tam üyelik niye olmasın ve bir anlamda AB'yi kurtarmasın? Çünkü Türkiye'nin AB'ye demokratik ve hukuki düzen ve kurallar açısından ne kadar ihtiyacı varsa, AB'nin de Türkiye'ye itici ekonomik güç olarak o kadar ihtiyacı var. Almanya Dışişleri Bakanı Westerwelle'nin son açıklamaları da bunun kanıtı zaten. Kısacası Westerwelle, AB'yi kurtarmak için Türkiye'nin hemen tam üye olmasını istiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.