SÜLEYMAN YAŞAR

Halk, TÜSİAD ve CHP'yi niye dinlemiyor?

Avrupa ülkeleri, Türkiye'ye vizeyi 1982'de başlattı. Daha önce vize yoktu. Herkes serbestçe Avrupa'ya gidebiliyordu. Çünkü 1963'te Avrupa Birliği ile imzalanan Ankara anlaşması, Türkiye vatandaşlarına bu hakkı veriyordu.
Ne olduysa 12 Eylül 1980 darbesinden sonra oldu, AB ülkeleri Türkiye'ye vize koydu. Darbeciler bu vizeye hiç itiraz etmedi. Solcuların, sağcıların vizesiz Avrupa'ya kaçamayacağı düşüncesi işlerine geldi. Sadece darbecilerin değil, statükocu İstanbul sermayesinin de işine geldi bu vize engeli. Onlar da itiraz etmedi. Çünkü kendilerinin Avrupalı şirketlerden almış olduğu temsilcilikleri Anadolu'dan başkalarının gidip almasını, kendilerinden başka işadamlarının Avrupa'da ticaret ve iş yapmasını istemediler. Bu yüzden de sadece sağcıyı, solcuyu değil, işadamlarını da vuran bu vize uygulamasına tepkisiz kaldılar. Oysa tepki gösterselerdi durum çok farklı olabilirdi.
Nitekim geçen hafta Hollanda'dan vizelerle ilgili önemli bir haber geldi. Hollanda Danıştayı, Türkiyeli işadamlarına uygulanan vizenin Ankara Anlaşması'nın 9'uncu ve AB-Türkiye 1970 Katma Protokolü'nün 41. maddesine aykırı olduğunu kesin karara bağladı. Bu karar emsal olacağından, Türk işadamlarının Hollanda'ya vizesiz girişi zaman içinde sağlanacak.
Peki statükocu İstanbul sermayesinin derneği TÜSİAD ve Türkiye genelinde işadamlarının birliği TOBB gibi kuruluşlar bu vizelere karşı dava açtı mı? Hayır. Hollanda'ya vize alamayan bir işadamı kendi başına bu davayı açıp kazandı.
Oysa iş dünyasının temsilcisi olduğunu ileri süren bu kuruluşların işadamlarına yapılan bu kötü muameleye karşı dava açması gerekirdi. Hatta bu haksızlığa dikkat çekmek için bir değil çok sayıda davayla Avrupa'nın haksız uygulamasının karşısına dikilmeleri gerekirdi. Bunun için mali imkânları da vardı. Ama vizelerin konduğu 1982'den beri hiçbir dava açmadılar. Ama bakın bu ve benzer davranışlarının sonunda nerelere gelindi.
Taraf'ta Neşe Düzel'le röportaj yapan Konda araştırma şirketinin Genel Müdürü Bekir Ağırdır Türkiye toplumundaki en önemli değişimlerden biri olarak şunu söylüyor: "Toplum eski egemenlerle ilişkisini kesti. Toplumun yüzde 60'ı, eski egemenlere gözünü ve kulağını kapattı" diyor.
Eski egemenler kimler derseniz... Bekir Ağırdır, bunları asker, genelkurmay, statükocu İstanbul sermayesi, büyük iş dünyası, eski büyük medya, CHP olarak sıralıyor. Ağırdır durumu şöyle anlatıyor: "Toplumun yüzde 60'ı, ki bunların hepsi AK Parti seçmeni değil... Bu eski egemen kesimlerin sözcüleri konuştuğu zaman, 'benim aleyhime bir şeyler söylüyordur' diyerek onları dinlemiyor. Bütün bu ortaya saçılanlardan sonra toplum eski egemenlerle ilgili artık bu kanaate vardı. Halk değişimin önündeki engel olarak hep onları tanımlıyor."
Yılların araştırmacısı Ağırdır, Türkiye toplumunda yaşanan çok önemli bir değişimi gündeme getiriyor. Toplum, statükonun temsilcilerinin kendisini yıllardır hiçe saymasından ötürü artık onunla yollarını ayırıyor. Halkın derdine çözüm bulmaya çalışmazsanız o da sizi zaman içinde işte tasfiye ediyor. Gözünü kendisine hizmet edene çeviriyor, onunla ilişki kuruyor, onu seçiyor. Nitekim böyle oldu.
Vize mücadelesini bile her türlü dış bağlantılara, mali ve hukuki imkânlara sahip olan eski egemenlerin temsilcileri değil, Anadolu sermayesinin temsilcileri yaptı. İnanın, Anadolu sermayesi olmasaydı Avrupa'da bu vize mücadelesini yapacak biri ortaya çıkmazdı. Anadolu sermayesinin, bu vize başarısına statükocu sermayenin sözcüleri göreceksiniz sahip çıkmaya çalışacak. Onlara izin vermeyelim ve soralım: "Sahi 30 yıldır neredeydiniz?"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN