TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
YEŞİM TABAK

Yerli yüzüklerin efendisi

"Yerli Yüzüklerin Efendisi yapılsın" mış. En azından Türk Dil Kurumu'nun 'bir kurum olarak' böyle bir arzusu var. TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Akalın'ın önceki gün yaptığı açıklamada, 100 adet Türk destanının seri halinde basılmak üzere yayına hazırlandığından bahsediliyor. Çok güzel. Ama bununla kalınmıyor. Basılan destanlardan filmler, çizgi filmler ve bilgisayar oyunları üretilmesi, TDK'nın projeyle ilgili başlıca temennisi. Bu da 'neredeyse güzel' sayılabilir. Gerekçe ise tuhaf: "Yabancı çizgi filmlerde pek çok şiddet öğesi ve insan ilişkilerinde olumsuz örnekler yer almakta." Akalın, TDK olarak dikkat ettiklerinde de yabancı sözcüklerin kullanılması, kaba dile yer verilmesi, hakaret içeren sözler kullanılması gibi olumsuzluklar saptamış. Bu yüzden Türk sanatçılara sesleniyor: "Emin olunuz, bizim her destanımızdan bir Yüzüklerin Efendisi film dizisi kadar yeni filmler, yeni senaryolar gerçekleştirilebilir, yeni çizgi filmler hazırlanabilir. Burada biz malzemeyi ortaya koyduk."

Destan var ama

Yeşilçam Türk destanlarına hiç el atmadı değil. Birebir uyarlamalar olmasa bile, Köroğlu, Battal Gazi gibi örnekler var. Battal Gazi serisindeki 'olumsuz insan davranışları'nı veya 'şiddet öğeleri'ni saysak, bitiremeyiz. Üstelik kendi kültürel değerlerimize sahip çıkmak adına neden destan uyarlamaları yapmamız gerektiği belirsiz. Kast edilen 'yabancı' ürünlerin çoğu, tıpkı Yüzüklerin Efendisi gibi, fantastik edebiyat uyarlamaları. Kültür gelişerek ve değişerek var olan bir kavramsa, Matrix serisi pekala yeni bir destan sayılabilir. Ya da Almanlar, endüstriyel yaşam biçiminden esinlenerek şekillenen elektronik müziği kendi kültürleri açısından 'ikinci halk müziği' ilan etseler, gayet yerinde olur. Birtakım yabancı kültürlerin etkisinde kalıyoruz çünkü 'o takım', eski günleri yad edip durmak yerine kültürü üretmeye devam ediyor. Tüm bunları bir kenara bırakalım, bir Yüzüklerin Efendisi çekecek prodüksiyon becerisine ve bütçesine sahip olduğumuz da nereden çıktı? Sanırım bir süre daha, Ergenekon destanını izlemekle yetineceğiz.
BİZE ULAŞIN