SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

İşte, Rahşan Ecevit'in kafasındaki DSP Genel Başkanı!

Siyaset zor iş... Siyasette kamuoyunun beğenisini kazanacak, kitleleri peşinden sürükleyebilecek, vitrine oturduğu zaman karizmasıyla rüzgâr yakalayabilecek bir lider bulmak ise daha zor iş! O nedenle Demokratik Sol Parti'de son günlerde yaşanan yeni bir lider arayışı kaosunu yadırgamıyorum. Çünkü partinin bugünün siyasi yelpazesinde oturduğu yer içler acısı. Bana göre, Sezer'in genel başkanlığını yaptığı yıllar Ecevit 'in partisi Demokratik Sol Parti için boşa geçmiş kayıp yıllardır. Zeki Sezer iyi bir insandır, hoşgörülüdür, dürüsttür, partisinin politikasına, geçmişine sadıktır! Falan filan...
Bunlar, "Tercih etsinler" diye Türk kamuoyunun önüne koyacağınız özellikler olamaz! Çünkü, ülke siyasetinde önemli rol oynayacak kişilerde zaten bu özellikler olmak zorundadır. O nedenle başka bir şey yapmanız lazım. Farklı olan birini bulmanız lazım. Çünkü bu kamuoyu diğerlerine fark atabileni seviyor...
Beğenirsiniz beğenmezsiniz. O ayrı. Ama realist olmak zorundasınız.
Örneğin Tayyip Erdoğan. Son yılların Türk siyasetine kazandırdığı en karizmatik lider. Onun Davos'taki çıkışına halkın büyük çoğunluğunun tepkisini hatırlayın bir kez daha: "İşte benim Başbakanım. Bizden biri. Delikanlı. Gerçek bir Kasımpaşalı."
Ya da Deniz Baykal. 70'lere dayanan yaşına rağmen hâlâ meydanların virtüözü gibi dumanını attırıyor iktidarın. O konuştuğu zaman yer gök sallanıyor. Ne kadar da, "Yahu şu Baykal bir çekip gitse, partimizin önü açılacak" dese de CHP'liler, sandık önlerine konulduğu zaman gözü kapalı mührünü basıyor altı okun üzerine.
Ve Devlet Bahçeli. Ülkücüler, milliyetçiler neden onu tercih ediyor? Çünkü o, aslında kendilerine benzemiyor. Aşırı milliyetçi ama aynı zamanda aşırı sağduyulu! Ülkücülerin heyecanlarına ve herhangi bir olayda aşırı tepki veren huylarına inatla sakin, akil adamı rolünü ısrarla devam ettiriyor. Bu özelliği onu diğer lider adaylarından çok farklı kılıyor.
O nedenle kesinlikle hak veriyorum Rahşan Ecevit 'in yeni bir lider, yeni bir kan arayışına. Rahşan Hanım uzun zamandan beri biliyordu zaten eşinin koltuğuna oturan Zeki Sezer'in, kamuoyu nezdinde tutmadığını. Tutmayacağını da. Bundan dolayı ipleri yeniden eline alması, DSP'nin yeni bir liderle yeniden sahaya çıkmasının zeminini hazırlaması elzem oldu onun için.
Önce Bülent Ecevit 'in vefat etmesinden evvel yerine, hatta solun başına ve hatta Çankaya'ya işaret ettiği Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen 'e teklif götürdü. Ancak, Büyükerşen, "Ben Eskişehirli'ye söz verdim. 5 yıl boyunca bu koltuğu bırakamam" yanıtını verdi. Bu yanıt, Rahşan Hanım'da biraz hayal kırıklığı, biraz da kalp kırıklığı yarattı ama o, yılmadan arayışına devam etti...
Çok sorguladı, "Acaba parti içerisinde bulabilirmiyim o kişiyi" diye. Ne yazık ki, o farkı yaratacak, DSP'yi rüzgârlarla ülkenin bir yanından diğer yanına savuracak lider adayını bulamadı partide. En sonunda, eski, aynı zamanda bildik bir isme döndü: "Bülent çok sevinir sizi bu partinin başında görürse. Ne dersiniz?"
İşte Rahşan Hanım'ın, "Meydanı boş bırakmayacağız, hakkımızı arayacağız. Bülent Ecevit'in partisini rastgele birine teslim etmeyeceğiz. Öyle bir aday açıklayacağım ki, şu ana kadar adaylığını açıklayanlar da geri çekilecekler'' diyerek tarif ettiği o müthiş lider adayı:
Hikmet Çetin!
Yorumumu merak ediyorsanız kısaca notumu da düşeyim; Çetin, uluslararası arenada da söz sahibi olan çok takdir ettiğim tecrübeli bir siyasidir.
Peki tutar mı?
Ben derim ki; "Zeki Sezer'li hüsran yüklü yılları unutturacak kadar tutar!"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları