SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Gökçek, hangi nikâhta salonu terk etti?

Geçtiğimiz Cumartesi, Indagro Group'un Türkiye temsilcisi ve Fox TV programcısı Korkmaz Karaca'nın nikâh töreninde yanında bulunmak için Kandilli'deki Adile Sultan Sarayı'ndaydık. Bilmeyenler için bir küçük hatırlatma yapalım. Korkmaz Karaca, işadamı ve TV programcısı kimliğinin yanı sıra siyasete de aşina bir isim. Onu tanıyan yakın arkadaşlarından bilgi almak istediğinizde size Karaca ile ilgili aktaracakları şey kesinlikle şudur: "Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün resmi olmayan en yakın çalışma arkadaşı, danışmanı, daha da ötesinde 'kara kutusu' gibidir."
Gerçekten de öyleydi Korkmaz Karaca. Her karşılaştığımızda Sarıgül hakkında inanılmaz methiyeler düzmüş ve hatta nikâh davetiyle ilgili çağrısını yinelemek için son aradığı telefonda, "Sevilay Hanım. Muhakkak gelmelisin. Tam sana göre bir nikâh olacak. Çok malzeme çıkarırsın. Çünkü Sarıgül ve Hüsamettin Özkan nikâh şahitlerim olacak" demişti...
Hangi gazeteci bu uyarıları alıp da yollara düşmez ki?
Nitekim, Karaca'nın şiddetle tavsiye ettiği nikâh töreninin bir gazeteci için malzemesi bol, kulisi bereketli olduğunu kokteylin yapıldığı salona ayak basar basmaz anlamak mümkün oldu. Karşılaştığım ilk isim Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in oğlu Osman Gökçek' ti. Junior Gökçek, "Korkmaz'ın nikâh şahitlerinden biriyim. Babam da ben de çok severiz Korkmaz'ı" diye böbürlene böbürlene Karaca ile dostluklarına vurgu yapınca, niye yalan söyleyeyim, kendi kendime, "Hımmm...Demek ki Korkmaz CHP muhaliflerinin tümünü seviyor. Şahitler, Sarıgül, Hüsamettin Özkan ve Gökçek olduğuna göre başka bir duruş gelmiyor insanın aklına" dedim. ..
Az sonra da bir dönemin en parlak, şimdilerin en sessiz siyasileri Baykal muhalifi CHP'li Bülent Tanla ve eski Bayındırlık Bakanı MHP'li Koray Aydın'ı eşleri ile birlikte törenin yapılacağı bölümde görünce bu düşüncem daha da pekişti. Ancak durumun hiç de öyle olmadığını saat 20.00'de başlaması gereken nikâh töreninin saat 21.00'e kadar sarkmasından sonra anladım! Konuklardan biri, Korkmaz Karaca'ya, "Niye başlamıyoruz" diye sorunca, Karaca herkesi şaşkına çeviren ilginç bir cevapla karşılık verdi: "Deniz Bey'in (Yani Deniz Baykal) Su Ada'dan bindiği tekne yaklaşmak üzere. Gecikme bundan."
Tam kocama, "Çabuk sen de cep telefonundaki kamerayı aç ve kayda geç. Çok tarihi bir ana tanıklık etmek üzereyiz ona göre. Baykal ve Sarıgül yıllar sonra ilk kez bir araya gelecekler. Ne olur, ne olmaz, biz çift kamera çalışalım" diyordum ki, Korkmaz, yaptığı ikinci açıklamayla asıl bombayı patlattı; "Hayır Mustafa Sarıgül ve Hüsamettin Özkan yok! Deniz Baykal ve kurmayları var."
Az sonra bu inanılmaz gerçekle yüz yüze geldik. Daha düne kadar Mustafa Sarıgül'ün sağ kolu olarak bilinen Korkmaz Karaca'nın nikâhı için Baykal ve kurmayları (Kemal Kılıçdaroğlu, Yılmaz Ateş, Mehmet Sevigen, Mustafa Özyürek, Ensar Öğüt, İlhan Kesici, Gürsel Tekin) resmen Adile Sultan'a çıkarma yapmış ve en ön saflarda yerlerini almışlardı. Hani birkaç isim daha olsa Merkez Yürütme Toplantısı'nı yapmaları bile mümkün olacaktı.
Neyse, konukların daha fazla sabırsızlanmasına gönlü elvermeyen Karaca, imza seramonisi için işareti verdi ve şahitlik için ilk davet edilen kişi hiç kuşkusuz CHP lideri Deniz Baykal oldu. İkinci isim ise ATO Başkanı Sinan Aygün.
Ancak her ne hikmetse, Baykal ve Aygün'ün şahit olarak anonslanmasının ardından sahneye 9 isim daha davet edildi.
TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy. Novartis İlaç Genel Müdürü Güldem Berkman. Profesör Emre Alkin. Giovanni Del Conte. Avukat Mehmet İplikçioğlu. Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara. Altaş Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Bülbül. Kemal Kılıçdaroğlu veee Gürsel Tekin!
Çağrılmayan tek bir isim vardı. O da Osman Gökçek. Hemen yanı başımdaki Gökçek'e dönüp, "Sen de şahit değil miydin? Niye çağırmadı seni?" diye sorunca, "Bir dokun, bin ah işit" misali bir durumla karşı karşıya kaldım. Son derece gergin olan Gökçek, Karaca'dan şahit olması konusunda epeyce baskı aldığının altını çizip, "Korkmaz bana Kılıçdaroğlu'nun ve Baykal'ın da şahit olacağını söylemedi. Söylemiş olsaydı zaten, değil şahitliği kabul etmek, bu törene bile iştirak etmezdim. Kusura bakmasın ama ben Başbakanımıza, babama ve partimize onca laf eden adamla aynı karede yer almam. Kimsenin de şahitliğine beraber imza atmam!" dedi ve hemen ardından da salonu terk etti...
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN