SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Gazeteciler de ticaret yapabilirmiş!

Avrupa 2010 Kültür Ajansı'nın iletişim ihalelerinden bazı meslektaşlarımızın da nasiplendiğini yazmış ve yıllardan beri tartışıla gelen, "Gazeteci ticaret yapar mı, yapmaz mı?" polemiğine dair, "Eğer bir gazeteci işsizse ticaret yapma hakkı vardır. Ama işsiz değilse, kalemi halihazırda işliyorsa ve bu işleyen kalem yazdıkları ile gündem yaratabiliyorsa ticaret yapamaz!" demiştim.
Yazdıklarıma son derece alınganlık gösteren AKB Ajansı'nın Web portalını işletme hakkını ihaleyle alan Gazeteport'un sahibi ve aynı zamanda Habertürk gazetesi yazarı Yavuz Semerci, "Adımı saklamana gerek yok! Çünkü ben bu işi gizli saklı değil, aleni yapıyorum. Unutma ki ben sadece bir gazeteci-yazar değil, aynı zamanda bir yayın kuruluşu olan SEM Yayıncılık'ın yönetim kurulu başkanıyım. Tıpkı senin patronun ya da diğer medya patronları gibi bu yayın kuruluşu üzerinden ticaret yapma hakkına sahibim ve bu hakkı da sonuna kadar kullanmaya kararlıyım!" diyerek aslında, "Gazetecinin ticaret yapması etik midir, değil midir?" tartışmasına bambaşka bir boyut getirdi.
Yavuz'u iyi tanırım. Sahibi olduğu haber sitesinde de bir süre yazmış ve kısa da olsa birlikte bir çalışma yapmıştık. Çok iyi bir gazeteci ve çok keskin bir kalemdir. Özellikle ekonomi konusunda sahip olduğu bilgi ve tecrübe doğrultusunda kaleme aldığı yazılarının nasıl gündem yarattığını ve bazılarının nasıl canını sıktığını çok yakından takip edenlerdenim.
O nedenle, Yavuz'un Türk medyasının yıllardan beri tartıştığı ama bir türlü sonlandıramadığı bu polemiğe kattığı boyut hayli ilginç geldi bana. İtiraz ettim. Dedim ki; "Bir yayın kuruluşu sahibi olman takdir edilecek bir davranış. Elbette ki senin en doğal hakkındır, ticaret yapıp daha fazla para kazanma isteğin. Ama... Eğer bunu tercih ediyorsan, yani bu sektörde ticaret yapmayı... O zaman yazma! Benim patronum Ahmet Çalık habercilik mi yapıyor? Turgay Ciner'in gazetede bir köşesi mi var? Ya da Aydın Doğan bir gazetenin genel yayın yönetmeni mi? Onlar bu sektörde ticaret yapmayı tercih etmiş ve işi profesyonellere bırakıp şirketlerinin yönetimine oturmayı tercih etmiş. İlla ki ticaret diyorsan, o zaman sen de öyle yap! Bırak başkaları gazetecilik yapsın. Kusura bakma ama 'Hem gazetecilik yaparım, hem de sahibi olduğum bir şirket üzerinden ticaret yaparım' diyorsan tartışma yaratırsın!"
Dedim ya, tanırım Yavuz'u...Onunla polemiğe girip, laf yetiştirmek çok zordur. Tam 50 dakika süren telefon görüşmesi sonunda, "Abi vallahi seninle başa çıkamayacağım!" deyip, kendisinden bu konuyu masaya yatırıp uzun uzun tartışabileceğimiz bir platform oluşturulmasına dair sözü alıp telefonu kapattım. Telefonu kapattık ama tartışmayı değil! Çünkü bu sadece Yavuz Semerci üzerinden yapılacak bir tartışma değil. Hiç değilse Yavuz dürüstçe bunu ortaya koyuyor. Ya koymayanlar? Onlara ne demeli?
Bence gerçekten bu konuyu birilerinin masaya yatırması gerekiyor. Belki uzmanlardan, üstatlardan ve akil adamlarından oluşan bir ortak platformda, "Gazeteci ticaret yapabilir mi, yapamaz mı? Yaparsa nereye kadar? Nasıl ve hangi kriterlerde?" sorularının yanıtı aranıp, bir sonuca ulaşılabilir...
Haa eğer Yavuz haklıysa ortaya koyduğu bu argümanda (ki sanmıyorum), o zaman diğer gazeteciler için de yeni bir hak doğar. En azından biraz daha fazla kazanmak isteyenler legal bir şekilde ticarete bulaşıp, üç beş kuruş da oradan bir gelir sağlar.
Değil mi ama?
BİZE ULAŞIN