SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

THY uçakları neden tehir yapıyor?

Pazartesi, Türk Hava Yolları'nın 156'ncı hattının açılışı için Liviv'deydik.
Havadan gördüğüm kadarıyla, Ukrayna'nın minik ama bir o kadar şirin kentinde... "Havadan" diyorum çünkü, THY'nin 4 gün olarak programladığı gezinin ancak hat açılışı bölümüne katılabildim. O da topu topu 50 dakika sürdü. Gördüğüm göreceğim; havaalanında verilen kokteylde kurdele kesmek, THY yetkilileri ile Ukraynalı yetkililerin birbirlerine methiyeler düzen konuşmalarını alkışlamak, Ukraynalı güzel kızların ülkelerine gelen misafirlerine ikram ettiği şekerli ama tuza bandırılan garip şekilli ekmekten bir parça koparmak ve "Kızları çok güzeldir" denilen ülkenin erkeklerinin de son derece yakışıklı olduklarına kanaat getirmek oldu!
Anlayacağınız, o çok bereketli olduğu söylenen ama havaalanı dışında herhangi bir noktasına ayak dahi basamadığım Liviv'le ilgili fazla anlatacak bir şey yok elimde!
Ama tabii bu, hiçbir şey yok anlamına gelmez...
Tesadüf işte! Benim gibi bir çılgınlık yapıp, açılışa günü birlik katılan, 1992-1996 arasında THY'nin, şimdilerde NTV televizyonunun Yönetim Kurulu Başkanı olan Erman Yerdelen'le dönüş yolculuğunda baş başaydık. Haliyle epeyce derin bir sohbet gerçekleştirme imkânı bulduk.
Hazır yakalamışken kurumun eski başkanını, THY'yi, geldiği noktayı ve yaşadığı sıkıntıları sorup soruşturmadan bırakmak olmazdı.
"Nasıl buluyorsunuz?" diye başladığım soruma eski başkanın vereceği yanıtlar gerçekten kayda değerdi benim için.
Ancak Yerdelen'in, "Çok iyi buluyorum. THY, Avrupa'nın 4'üncü havayolu şirketi şu anda. Küresel krize rağmen bu büyüme, gelişme ve her ay farklı noktalarda yeni hatlar açma çabası takdir edilecek bir şirket olduğunu gösteriyor" diyerek verdiği cevapta, kurumla ilgili olumsuz bir cümle kurmaması beni şaşırttı.
Hal böyle olunca da, ister istemez, "Yoksa, karşınızda bir gazeteci var diye mi olumsuz konuşmuyorsunuz THY hakkında? Her şey bu kadar mı güllük gülistanlık Erman Bey?
En son Bodrum uçuşumda tam 1 buçuk saat uçağın içinde bekledim. Ondan önce Ankara uçuşunda da, Malatya uçuşunda da.
Ve diğerlerinde de. Madem ki sizin öve öve bitiremediğiniz THY bu kadar mükemmel, neden bu kadar sık tehir yapıyor?" diye sormak elzem oldu elbette.
Yerdelen'in cevabı, "Tehir işinde THY'nin hiçbir günahı yok. Günah, Devlet Hava Meydanları'na bağlı kuleden kaynaklı. THY çalışanlarının kendilerinden 2-3 kat daha fazla maaş almasını içine sindiremiyor bu insanlar. Diyor ki; 'Ben burada çok önemli bir iş yapıyorum. Peki o halde neden bu adamların çok altında maaşlara çalışıyorum?' O nedenle de THY uçaklarını adeta süründürüyor. Bakın yabancı şirketlerin uçaklarının kalkış zamanlarına. Göreceksiniz. Onlara bunu yapmazlar. Daha doğrusu yapamazlar! Çünkü onların derdi THY çalışanlarından kaynaklı. Öncelik yabancılara deyip, her defasında THY'nin uçuşlarını geciktiriyor!" şeklinde olunca ise adeta şoke oldum!
Ve isyan ettim. Dedim ki; "Nasıl yani Erman Bey? Yani bizi bu sıcaklarda uçakların içinde süründürenler kuledeki kompleksli tipler mi? Yani salt aldıkları maaşlar THY çalışanlarının aldığından daha az diye mi bize bunu yapıyorlar? Bu resmen cinayet! Ne yani, Türkiye'nin dış dünyaya açılan yüzü THY, üç beş kule çalışanının, THY çalışanlarıyla gelir savaşı yüzünden mi imaj kaybediyor? Peki kim bunların sorumlusu? Bakanlık mı, Başbakanlık mı yoksa Devlet Hava Meydanları müdürü mü? Bu nasıl bir zihniyet, nasıl bir anlayış? Ve daha da kötüsü, neden THY'nin şu anki yetkilileri bu konuda kendilerine gelen eleştirilere karşılık sessiz kalmayı tercih edip, bu açıklamayı yapmazlar? Neden, kamuoyuna, 'Gecikmelerin kabahati bizde değil, kulede! Huzurlarınızda kule çalışanlarını uyarıyoruz!' demezler..."
"Kızma onlara Sevilay" dedi Erman Yerdelen. "Çok ama çok önemli bir görevi yerine getiriyor o arkadaşlar. Aldıkları maaşlar gerçekten yaptıkları işin karşılığını vermiyor. Bu kadar önemli işi yapan insanlara değer verilmesi gerekiyor. THY'de bir kabin memuru 2 bin lira maaşla göreve başlarken, yıllardır o kulede görev yapan tekniker çalışanlar 1200-1500 lira civarında maaş alıyor. Gerçekten bu adaletsizlik ortadan kalkmalı. Bunun da bir tek yolu var; kulelerin özelleştirilmesi. Tıpkı Avrupa ve Amerika'da olduğu gibi" diye ekledi...
Yerdelen'in çözüm önerisini şiddetle destekliyorum. Çünkü, eğer tehir işi bu şekilde devam edecek olursa, nereden nereye olursa olsun THY'den başka bir havayolunu tercih etmeyen ben ve benim gibi milli servetçiler yakında isyan bayrağını çekecek.
En sonunda, ya biz o kuleyi teslim alacağız ya da o kuledekiler aşağı inecek!
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN