SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Beyaz Türk raconu...

Bu ekibi çok yakından tanıyan ve bilen, yazmam için onların geçmişleri, aileleri ile ilgili bilgi aktaranlar oldu bana...
Hepsine dediğim şuydu... Bu insanlarla ilgili bir şey aktaracaksanız 1) Lütfen anlatacaklarınız gazetecilik gerektirecek somut ve belgeli bilgiler olsun 2) Aileleri ve özel hayatlarına ilişkin bilgiler olmasın...
Bu koşulsuz iki şartıma bir meslektaşım itiraz etti... Dedi ki; "Yanlışsın... Bak bu adamlar senin eşinin kömür ticareti yaptığını alaylı bir biçimde kaleme aldılar. Neden? Çünkü bu durum 'Beyaz Türk' olma raconuna ters... Bu tayfaya göre bir köşe yazarının eşinin geçmişte kömür alıp-satması küçümsenecek, alay edilecek ve hatta aşağılanacak bir durumdur. Bence bunu tartışmaya açman lazım. 'Nedir, 'Beyaz Türk' olmanın kriterleri?' diye... Biliyorsun Soner'in babası Çorumlu bir köylü... Oray'ın dedesi ve babası ise oto tamircisiymiş... Ne gariptir ki bu insanlar girdikleri dost meclislerinde asla bunu dillendirmezler. Hatta mevzular o noktaya geldiğinde ya konuyu değiştirirler, ya da yalan söylerler..."
Şaşırmadım arkadaşın bu anlattıklarına. Zaten böyledir. Ancak, namusuyla, şerefiyle para kazanan bir babadan utanan, onun adını bile anmayan bir şahsiyet benim eşimin kömür alıp satmasını aşağılayabilir. Yoksa patenti Ufuk Güldemir'e ait olan gerçek bir Beyaz Türk, bu ülkenin kaderine aslında, onların ve işçi emeklisi olan benim babamın karar verdiğini bilir ve bu rasyonel gerçekten hareketle biran evvel hayatını, kalemini ona göre organize eder. Aksi halde bir süre sonra çevrelerinde Beyaz Türk değil, birer mitomani olarak anılmaya mahkûm olacaklarının farkına varırlar...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN