SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Açılımı desteklemeye devam edecek miyim?

Dün, gün boyu Tokat Reşadiye'deki terör saldırısını düşündüm. Kendimi, hayatını kahpe kurşunlarla kaybeden Harun'un, Onur'un, Kemal'in, Ferit'in, Yakup'un, Cengiz'in ve de Fatih'in anasının yerine koydum...
"Ya onlardan biri benim oğlum olsaydı" düşüncesiyle sordum kendi kendime: "Ne yapardım? Ne söylerdim? Kime, nasıl isyan ederdim acaba?"
Boğazıma bir şeyler oturdu...
Düğümlendi...
Söz bulamadım söyleyecek... Sonra, "Peki sen bir gazeteci olarak, 'Bu kan dursun, bu kahrolası ölümler bitsin' düşüncesiyle demokratik açılıma destek veriyordun. Şimdi ne yapacaksın? Hâlâ açılımı bu pis ve kalleşçe yaklaşımına rağmen destekleyecek misin?" sorusunu koydum önüme...
Uzun uzun düşündüm üzerinde...
Ve "Niye düşünüyorsun ki? Sen, bu barış sürecini iki tarafta da istemeyen, kandan beslenen, ırkçılık yaparak siyaseten rant sağlayan insanlar olduğunu söylemedin mi hep? Sen, Öcalan ve tayfasının, 'Barış olmasın ve iki halk arasında savaş tam hızıyla devam etsin ki, biz de bu kirli savaşın meyvesini yemeye devam edelim' derdinde olduğunu bilmiyor muydun zaten? Bu alçakca provokasyonların yarattığı travmatik tabloyu her iki tarafın açgözlü ve art niyetli insanlarının büyük bir keyif içinde seyre durduklarını anlatmıyor muydun insanlara? O halde niye geri adım atacaksın ki?
Neden, barışa karşı direniş gösteren bu namussuzların ekmeğine yağ süreceksin ki?"
deyip, kararımı verdim...
Barış olması için tam desteğe devam... Lütfen siz de, "Artık gençlerimiz ölmesin... Bu anlamsız kavga bitsin... Aynı topraklar üzerinde, aynı bayrak altında el ele, omuz omuza, kardeşçe hep birlikte yaşayalım" diyorsanız geri adım atmayın...
Lütfen barış için havaya kalkan ellerinizi orada tutmaya devam edin...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.