SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Şenay Düdek: Ahmet Kaya'ya büyük haksızlık yaptık!

Ortak bir arkadaşımız, "Şenay o gece Ahmet Kaya'ya 'sünnetsiz pezevenk' diye bağırdığından dolayı çok pişman! Çok üzgün! Onu tanısan asla yakıştıramazsın! Asla konduramazsın bu lafı nasıl ettiğine" deyince aramak geldi içimden...
Çevirdim telefonunu... Sanki aramamı bekliyormuş gibiydi...
Çünkü açar açmaz saydırmaya başladı Şenay; "SABAH'ı elime aldığımda ilk okuduğum yazarlar arasında sen varsın Sevilay. Seni tanımıyorum ama yüreğin, kalemin, duruşun acayip yakın geliyor bana. Adımı görünce yazdığın yazıda inan çok üzüldüm! Keşke yazmadan önce beni arasaydın. Keşke sorsaydın bana, 'O gece neden o ayıbı işledik?' diye"
Bunun üzerine atladım tabii; "Peki şimdi anlat. Neden?" dedim...
"İnan hatırlamıyorum bile o sözleri sarfettiğimi. Sanırım alkolün etkisiyle oldu her şey. Sonradan çok üzüldüm. Çünkü ben Ahmet Kaya'yı çok severim. Büyük bir bestekârdı... Büyük bir müzisyendi... İnanmazsan aç sor. Arif Sağ'a... Seyyal Taner'e... Selda'ya... Arda Uskan'a... Çok meşk etmişliğimiz vardır birlikte Ahmet Kaya'yla... Hayranıydım onun... Ama o gece çok garip bir durum oldu. Gaza geldik hep beraber işte" dedi...
"Peki geriye dönüp baktığında ne diyorsun Şenay?" diye sordum bu kez...
"Büyük haksızlık ettik. Keşke yaşanmamış olsaydı o gece Sevilay. Ahmet Kaya büyük bir sanatçıydı ve hâlâ onun yeri doldurulamadı. Bunu korkudan filan söylemiyorum. Bak ben Allah'tan başka kimseden korkmam! Kimseye verecek bir hesabım da yok! Ama üzülüyorum. Çünkü o gece sonrası yanlış anlaşıldım. İnsan ayrımı yapan, ırkçılık yapan biri gibi anlaşıldım. Oysa beni yakından tanıyan herkes bilir. 12 çocuk okutuyorum. Bunlardan biri Mardin'li, ikisi Tuncelili! Yanımda çalışanların çoğu Alevi, ya da Kürt! Asla ama asla Kürt-Türk, Alevi-Sünni, Ermeni-Süryani falan diye ayrım yapmam!" şeklinde konuşunca neye yalan söyleyeyim çok mutlu oldum...
Evet belki Şenay'ın, Serdar Ortaç'ın bütün bunları söylüyor olması Ahmet Kaya'ya yapılan haksızlığı ortadan kaldırmayacak...
O gecenin sonrası hakkında atılan, "Vatan haini ve şerefsiz" manşetleri hafızalarımızdan silinmeyecek...
Eşi Gülten Kaya'nın ve çocuklarının hunharca kırılan o kalpleri tamir edilemeyecek...
Ahmet Kaya, aramıza yeniden katılıp, birbirinden muhteşem o şarkılarını karşımızda söyleyemeyecek...
Ama Türkiye'nin özgürlük ve demokrasi alanında geldiği noktanın sağladığı avantaj sayesinde bütün çocuklarımız, özgürce; "Saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne!" diyebilecek...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN