SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Newroz Ateşi ne zaman isterse o zaman mı yanar?

Günlerdir yapılan, "Newroz kimin bayramı?" tartışmasını hayretle izliyorum.
Bazıları diyor ki; "Newroz aslında Kürtlerin bayramıdır. Ve adını Kürt mitolojisindeki, 'Demirci Kawa' efsanesinden alır. Egemen güçlere, faşizan yaptırımlara bir isyan günüdür o gün!"
Bazıları da diyor ki; "Orta Asya'dan, Şaman kültüründen gelir. Göktürklerin Ergenekon'dan çıkışından alır adını! Türklerin 'diriliş' günüdür"
Tüm bu söylemlerin karşısında ben de diyorum ki; "Hayır kardeşim! Tebriz kökenli dedemden dolayı çok iyi biliyorum ki, 'Newroz' aslında Farsça bir kelimedir. Ve tam anlamı da 'yeni gün'dür. Baharın yeniden doğuşunun kutlandığı bir doğa bayramıdır!" Biliyorum. Bu yazdıklarım şimdi hem Kürtlerin, hem de Türklerin tepesini attıracak ama ne yapayım!
Bildiğim bir gerçeği yazmak zorundayım. Hani derler ya; "Sana mı inanayımmmm? Yoksa gözümle gördüğüme mi?" Vallahi ben gözümle gördüm ki, adı "Newroz" olan 21 Mart, İranlılar için siyasal hiçbir içeriği olmayan, masumane bir doğa bayramı. Bizdeki Hıdrellez'in bir değişiği yani. O günün İran kökenli dedem tarafından nasıl ve neden kutlandığını bugün gibi hatırlıyorum. Adana'da, çoğunluğu Arap kökenli insanların oturduğu bir mahallede yaşarlardı. Mesela nenem mahallede başkaları için hiçbir anlam ifade etmeyen o günü çok farklı karşılardı dedemin hassasiyetini bildiği için.
Allah rahmet eylesin zaten çok temiz ve titiz bir kadındı ama doğayı soğuğa, karanlığa ve sevimsizliğe mecbur bırakan kışın gidişini müjdeleyen o gün bir başka temizlik yapardı evinde. Kapıları bacaları açar sonuna kadar havalandırır ve sofrasına da ayrı bir önem verirdi.
Kaldı ki bu günü bu şekilde kutlayanlar salt İranlılar da değil. Önceki günkü haberleri izleyenler bilir. Newroz aynı anlayışla Özbekistan'da da, Balkanlar'da ve hatta Hindistan'da doğa bayramı olarak kutlanıyor! Onlara göre de 21 Mart, "Baharın yeniden doğuşu!" Yani, bizim memlekette iddia edildiği gibi birilerinin "diriliş, isyan, başkaldırı, şaha kalkma" günü filan değil "Navröz" bir Özbek için. "Doğanın diriliş günü!"
Demek istediğim, bu günün anlamını oraya buraya çekiştirmeye gerek yok! Newroz ya da Nevruz. Veya Navröz, Navruz... Ne Kürtlerin, ne Türklerin, ne İranlıların, ne Hintlilerin, ne de Özbeklerindir! Evet. "21 Mart, kışın o pis ve kara soğuğuna doğanın bir başkaldırı günüdür!" filan diyebiliriz ama "Yok Kürtlerin isyan günüdür! Yok Türklerin şaha kalkış günüdür" falan diyemeyiz.
Bunun böyle olduğunu söylemek, hem doğanın gücüyle, hem de bu güce inanan milletlerin zekâsıyla alay etmektir. Ayrıca... Dünyada birçok milletin, "Bahar geliyor! Ağaçlar çiçek açıyor. Doğa yeniden yeşilleniyor. Bereket geliyor" anlayışından hareketle yüzyıllardır kutladığı böyle masumane bir günü başka manalar yükleyerek kutlamak da çok ayıptır!
Bu alenen "doğanın hakkını" gasp etmektir! Onun en güzel gününe tecavüz etmeye kalkmaktır. Ha... Birileri illa bir "isyan, diriliş, şaha kalkış" günü filan olsun istiyor iseler, bence başka bir gün bulmalılar kendilerine.
O gün 21 Mart olamaz! Çünkü o gün gerçekten sadece doğanın günüdür. 21 Mart, onun tüm güzelliğiyle yeniden doğuşunun bayramıdır! Evet ateş yanar o günde...
Ve "Newroz"dur o ateşin adı. Ama o ateş, "kavgalar, çatışmalar, ölümler" olsun diye değil... İnsanlar birbirine silah sıksın, kafa göz yarsın, ortalığı birbirine katsın, birileri de aynı kafayla karşılık versin diye değil. Yeniden doğuşunu kutlayan "doğa" için yanar. Sevinsin, insanların ona olan saygısını, ona verdiği değeri anlasın diye... Onun şerefine yanar.
Ve ateş, yakmak isteyenlerin istediği tarihlerde de değil!
Sadece 21 Mart'ta yanar!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN